Birden altın yağar Merkez Bankası'na!

Hâlâ eksik parçalar olsa da; istatistiklerden, verilerden ve bazı bakanların açıklamalarıyla giderek parçalar birleşmeye başlıyor
Birden altın yağar Merkez Bankası'na!

Komşu ülkeden petrol ve doğalgaz ithalatı yapılıyor, bedeli de o ülkenin yurtdışındaki bir muhabir banka hesabına değil de yurtiçi bir bankadaki hesabına TL olarak ödenerek kaydediliyor. Düzenli bir biçimde ithalat yapıldığı için komşu ülkenin TL cinsinden parası, mevduat olarak ulusal bir kamu bankasında birikip duruyor. Hesap milyar dolarlar seviyesine ulaşıyor.

Komşu ülke, bir taraftan da uluslararası baskı altında olduğundan, mali açıdan ambargo ve kısıtlamalar gelebileceğini hesaba katarak, birikmiş mevduatındaki parasını kullanarak o ülkeye altın ithal ediyor. Sonra da parça parça kendi ülkesine taşıyacak. Gelen altınların bankasındaki kasada saklanmasını istiyor. Ama o kadar altının saklanması bir merkez bankası kasasında daha güvenli olabilir!

Rezervlerin üzerine 132 ton ilave altın

Rastlantı o ki komşu ülkenin hesabını kullanarak altın ithal etmesine, ilginç bir uygulamanın başlatılması da eşlik eder; o ülkenin merkez bankası, birdenbire ‘yastık altındaki tasarrufları ekonomiye kazandırmak’ için, ‘döviz rezervlerini arttırmak için’ bankalara zorunlu karşılıklar konusunda önemli bir kolaylık sağlama kararı alır. Önce döviz cinsi zorunlu karşılıklar belli bir oranda altın ile ikame edilebilecektir. Sonra da TL yükümlülükler için yatırılması gereken karşılıkların bir bölümü altın olarak yatırılabilecektir. Öyle ki uzun yıllar ortalaması kabaca 116 ton civarında olan merkez bankası altın rezervleri hızla artmaya başlar; 248 tona kadar ulaşır. Merkez bankası rezervlerinin üzerine 132 ton altın ilave edilmiştir.

TL yerine altın karşılık
Tabii ki o ülke Türkiye; bankaların ne bilançolarında ne de ellerinde öyle kayda değer bir külçe altın bulunur. Öyle bir müşteri profili de yoktur. Tam 6.5 milyar dolar eden 132 ton altını bulunan 1000 müşteri bile olsa; bu, kişi başı 132 kilo altın demektir. Bu da 12.5 kiloluk 10-11 adet uluslararası külçe demektir. Bunu saklayabilecek uygunluk ve yeterlilikte müşteri kasası da yok bankalarda. Ama her nasılsa 132 ton altın çıkıp çok kısa sürede Merkez Bankası’na gelir; meğer böyle bir uygulamayı bekliyormuş!

Ayrıca uygulama ile ilgili şu soruyu sormak gerekiyor: İsmi lazım değil ama kaç banka TL yükümlülükleri için yatırması gereken TL yerine altın yatırmıştır? Kaç kamu bankası vardır? Bu uygulamadan yararlanan banka sayısı yaygın mıdır? Bu uygulamanın haksız bir rekabet yaratmadığı söylenebilir mi?

Malum, bankalar Merkez Bankası’nda zorunlu karşılıklar için tuttukları mevduat için faiz alamıyorlar. Bankacılık sistemi yılın ilk dört ayında TL karşılık olarak kabaca 30 milyar TL’yi Merkez Bankası’nda tutarken şimdi bu miktar 20 milyar TL’ye gerilemiş durumda. Altın tutan ‘şanslı’ kimi banka, daha az TL tutup ellerindeki altınları karşılık olarak yatırmış durumda. TL yerine altın tutarak elde edecekleri kazanç da kabaca yıllık 1 milyar TL’ye yakın.

İran’dan yapılan petrol ithalatı ile altın ithalatına uzanan ilişki ve zorunlu karşılıklarda altın ikamesi uygulaması, bunun muhataplarının da bir ya da birkaç kamu bankası olduğunu düşündürüyor. Kamu bankası kâr ederse o da dönem sonunda Hazine’ye akıyor malum.

Nasıl olsa bu konularda kamuoyu bilgilendirilmiyor. Hâlâ eksik parçalar olsa da herkese açık istatistiklerden, verilerden ve bazı bakanların açıklamalarıyla giderek parçalar birleşmeye başlıyor.