Ekonomide Çankaya'nın kaygıları

Cumhurbaşkanı'nın 'Arzu ettiğimiz neticeler, talimatla değil, doğru politikalar izlemekle elde edilebilir' sözü yeterince veciz bir sözdür.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Meclis’in açılış töreninde yaptığı konuşmanın içeriği, neredeyse dörtte bir oranında ekonomi üzerineydi. Geçen yılki konuşmasında da ekonomiye değinen satırları vardı. Ancak daha genel temenniler biçiminde yer almıştı konuşmasında. Oysa pazartesi günü yaptığı konuşmada deyim yerindeyse ‘adrese teslim’ başlıklar altında toplanmıştı.

Ama konuşmada, Cumhurbaşkanı Gül’ün tartışmalara kendi açısını yerleştirmesinin de ötesinde, uyarı niteliğinde ve ileride karşılaşma olasılığı bulunan durumlara ilişkin kaygılar da açıkça belli oluyordu. Örneğin, şu cümlesi sadece bir tercih değil, aynı zamanda ciddi bir kaygı taşıyor: “Aşırı özgüven ve rahatlık duygusu, ekonomi yönetimlerinin her zaman kaçınmaları gereken duygulardır. Ekonomi alanında bugüne kadar sağlanan başarıların önemli bir sebebinin mali ve parasal disiplin olduğu unutulmamalıdır. Bu alanda yaşanacak gevşemenin, tamiri imkânsız sonuçlara yol açacağı hatırda tutulmalıdır. Ayrıca, bu kırılgan dönemde kamu harcamalarındaki önceliklerimize de dikkat etmeliyiz.”

Bu cümle ile Gül, son dönemdeki ‘gaz-fren’ tartışmalarında bütçe disiplini tarafında yer alırken ‘bütçe açığını vergi artışlarıyla kapama’ rahatlığı yerine harcamalardaki tercihlere dikkat etmeyi öneriyordu. Bu çok önemli; malum bütçe disiplini sağlayacağız diye zam yaparken de enflasyon kapıdan gösteriyor kendini. Cumhurbaşkanı bu sözlerle kabinedeki politika uyuşmazlığında Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’ın fikirlerine destek oluyordu.

Ya kazanımlar kaybedilirse?
Yukarıdaki sözlerle verdiği destek sadece bir nüans vurgusu değil, ‘aşırı güven ve rahatlık duygusu’nun ‘tamiri imkânsız sonuçlara yol açacağı’ kaygısının vurgulanması açısından, Başbakan ile oldukça ciddiye alınması gereken bir farklılığı işaret ediyor.

Son birkaç ay içinde hangi konularda tartışma varsa Cumhurbaşkanı Gül o konularda kendi duruş açısını açıkça ve daha fazlası eleştirel bir tonda dile getiriyordu.

İster Başbakan Erdoğan’ın iş dünyasına özetle “Ben size ‘Yerli otomobil yapın’ dedim, yapmadınız” tarzında özetlenebilecek bakışı deyin, isterse faizin düşürülmesinde Merkez Bankası’nın ‘Başbakan’ın sözünü dinlememesi’ konusunda deyin; Cumhurbaşkanı’nın “Arzu ettiğimiz neticeler, talimatla değil, doğru politikalar izlemekle elde edilebilir” söz yeterince veciz bir sözdür.

Cumhurbaşkanı Gül’ün konuşması, en azından son dönemde devlet katında ekonomi politikasında soğukkanlı bir bakışın olduğuna dair bir ses olduğunu düşündürdü. İster ‘cari politikaların geçici başarılarıyla yetinmeden, ekonominin yapısal olarak daha güçlü temeller üzerine kurulmasını sağlayacak, orta ve uzun vadeli yapısal reformlardan’ bahsetmesiyle olsun isterse “Enflasyonun nedeni faizdir” saplantısına getirdiği “Enflasyonun düşürülmesine bağlı olarak nominal ve reel faizlerde çok büyük inişler kaydedildi” demesiyle olsun.

Uzman dokunuşu
Cumhurbaşkanı Gül’ün konuşma metni, önceki yıllara göre daha ‘nokta atışlı’ olmuş. Belli ki bu metin; Cumhurbaşkanı’nın ekonomi gündemine hâkimiyeti ve doğru açısı, geçmiş ekonomi deneyimi ile danışmanlarının katkısıyla ortaya çıkmış. Derli toplu ve yuvarlamadan nokta hedefli tanı, çözüm ve uyarılar içeren metnin sırrı da bu olmalı.

Peki, akla şu soru gelebilir: Cumhurbaşkanı bu uyarıları birçok fırsatla bir araya geldiği kabine üyelerine ve Başbakan’a doğrudan yapmıyor mu? Öyle görünüyor ki Meclis konuşmasıyla kamuoyu önünde kendi açısını koymayı gerektirecek ölçüde bir farklılık ortaya çıkmış.

Düşük büyüme, yüksek cari açık, yüksek enflasyon üçgenine girmişken; en ufak eleştiriye bile tahammül edemeyen bir siyasal otoritenin varlığı da veri iken, şimdiye dek “Başımıza bir şey gelmesin” korkusu ile Cumhurbaşkanı’nın söylediği türden uyarıları dile getirmekten kaçınan iş çevresi için, belki de bu sözler cesaretlendirici olur kim bilir? Küresel krizin gölgesinde; sorunlar konuşulmadan öğrenilemez, çözüm bulunamaz, ekonominin rotası doğru yolu bulamaz.