FED'e yeni başkan önce fikriyle geldi

FED, para politikası literatürüne yeni bir esinti getirmiş oldu; artık Taylor Kuralı 'out', Evans Kuralı 'in!'

Amerikan Merkez Bankası (FED), önceki gün para politikası literatürüne ‘çağ değiştiren’ bir karar aldı. Para politikasında ‘koşullu’ dönem başlattı. Politika faizinin sıfırda kalacağı süreyi, açık ve somut bir kılavuza bağladı; enflasyon yüzde 2.5’i aşmadığı sürece, işsizlik oranı yüzde 6.5’in altına düşene kadar burada tutacak.

FED, yüzde 2’lik enflasyon hedefini yarım puan esnetiyor; bu yılı yüzde 7.9 ile bitirmesi beklenen işsizlik oranı da yüzde 6.5’e düşene kadar faizin sıfır ila yüzde 0.25 arasında salınmasına izin verecek. FED’in ileriye dönük tahminlerine göre bu, 2015 sonuna kadar mümkün.

Son birkaç yıldır, FED Açık Piyasa Komitesi (FOMC) üyelerinin faiz arttırımına geçileceği zamana dair tahminleri yayımlanıyor, bu da ekonomik birimlere bir zaman ufku veriyordu. Ağırlık, 2014 sonuna kadar faizlerin burada kalacağı yönündeydi. Ama FOMC üyelerinin kafalarında ne var, daha çok neye bakıyorlardı, bunu ayrıntılı olarak bilmiyorduk.

Bu karar ‘çağ değiştiren’ bir nitelik taşıyor. Çünkü para politikasında Taylor Kuralı olarak bilinen ve çoğu merkez bankasının uyguladığı politika kuralı, FED’in bu kararı ile biçim değiştirmiş oldu.

Taylor Kuralı, merkez bankalarının faiz kararını oluştururken temel aldığı iki değişkene dayalıydı; biri enflasyon farkı, diğeri ise ekonomideki çıktı açığı. Taylor Kuralı ile enflasyon hedefi ve mevcut enflasyon arasındaki fark ile potansiyel üretim ve gerçekleşen üretim arasındaki farka göre ama enflasyon farkına daha fazla ağırlık verilerek politika faizinin belirlenmesi sağlanıyordu. Politika faizinin belirlenmesinde katsayı ağırlıklandırması, 1’in üzerinde olması yönündeydi; kabaca enflasyonda 1 puanlık sapmada, 1.5 puanlık faiz artışı, büyümede 1 puanlık düşüşe yarım puanlık faiz düşüşü.

Şimdi artık, hedeften yarım puanlık enflasyon sapması ile doğal işsizlik oranından yarım puanlık sapma eşitlenmiş oldu.

Bu politika değişikliğinin ‘babası’ Bernanke değil; Chicago FED Başkanı Charles Evans. Politikaya da şimdiden ‘Evans Kuralı’ adı verildi. FED para politikası literatürüne yeni bir esinti getirmiş oldu; artık Taylor Kuralı ‘out’, Evans Kuralı ‘in’.

Hikâyesi ise şöyle: Chicago FED Başkanı Charles Evans, geçen yıl eylül ayında Londra’da bir konuşma yaptı. Bu konuşmasına, FED’in bilinen çifte görevinden bahsederek başladı: Maksimum istihdam ve fiyat istikrarı.

Evans, lafı Taylor Kuralı’na getirerek bunun öncelikle ve ağırlıkla enflasyonu düşük tutmaya dönük olduğunu, bugünkü resesyon döneminin Taylor Kuralı’nın biçimlendirildiği dönemlerdeki ılımlı dalgalanma dönemlerinin ötesinde olduğunu vurguladı.

Evans, ekonomideki ‘Okun Yasası’na atıfta bulunarak (çıktı açığındaki 1 puanlık fark, işsizlik ve doğal işsizlik oranı arasındaki 1 puanlık farka eşittir) esasında FED’in ‘çifte görevi’ nedeniyle çıktı açığı yerine işsizlik oranının formüle konulmasını önerdi.

Evans nihai olarak, enflasyon yüzde 3’ü geçmediği sürece işsizlik oranı yüzde 7’ye gelene dek faizlerin sıfıra yakın yerde tutulması kuralını öneriyordu.

Evans’a göre işsizlik yüzde 7.5’e düşürülse bile yüzde 6 olan doğal işsizlik oranı ile arasındaki fark, hedefi yüzde 2 olan enflasyonun yüzde 1 sapmasına göre hâlâ kayıplı bir durumu gösterir. FED, yarıma-yarım sapma ile bu düşünceyi kurala bağlamış oldu.

FED’in açıkladığı politika kararı Evans’ın önerdiği sayılarla olmasa da omurgası Evans’a ait. Bana kalırsa görev süresi yaklaşık 1 yıl sonra bitecek olan Bernanke’nin yerine gelmesi olası aday da politika mekanizması fikri şimdiden o koltuğa oturan Charles Evans!