Gelişen ülkelerin sofrasındaki risk

Gıda fiyatları önümüzdeki dönemde gelişen ülkelerin üzerinde 'Demokles'in kılıcı' gibi duracak.
Gelişen ülkelerin sofrasındaki risk

Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) tahminlerine göre 2008 yılı itibariyle dünyada ‘aşırı kilolu’ sınırını geçenlerin sayısı 1.4 milyar kişi. Bunun 500 milyonu obez sınıfına giriyor. Peki ya açlık sınırında olanlar?

Dünya Gıda Örgütü FAO’nun geçen hafta yayımlanan raporuna göre 870 milyon kişi yetersiz besleniyor. Yani açlık içinde. Bu sayının 852 milyonu gelişen ülkelerde yaşıyor ve nüfusun yüzde 15’ini oluşturuyor. Gelişmiş ülkelerin de açları var; 16 milyon kişi.

WHO’nun sayılarına göre 2010’da küresel obezlik içinde yer alan çocukların sayısı 40 milyon. Beş yaşından küçükler içinde 40 milyon aşırı kilolu çocuğun 35 milyonu gelişen ülkelerde yaşıyor.
FAO’nun sayılarına göre ise beş yaşından küçük 100 milyon çocuk aşırı zayıf durumda. Her yıl bu çocukların 2.5 milyonu yaşama veda ediyor.

Yoksulluk ve gelir dağılımı bozukluğu veri iken, dünyadaki gıda fiyatlarındaki artış da gıda yoksulluğunu ve açların sayısını arttırma potansiyeli taşıyor. Ürün artışı sınırlı ve nüfus artıyor.

2008’de Rusya’da tanık olmuştuk, bu yıl da başta ABD ve Ukrayna’daki tarımsal ürün stoklarında azalış ortaya çıktı. Aşırı sıcak hava ve kuraklık tarımsal ürün rekoltesine ilişkin beklentileri bozdu. FAO’ya göre, ABD’de 2013’te tüketilmesi beklenen mısır stokları tarihi rekor düşük düzeye geriledi.

Guardian’ın haberine göre; son 11 yılın 6’sında gıda tüketimi, gıda üretiminin üzerinde gerçekleşti. Ülkelerdeki tahıl rezervi 10 yıl önce 107 günlük ortalama ile giderken, bugünlerde 74 gün ortalama ile seyrediyor.

Yatırım bankası Goldman Sachs, bu yıl toplam tahıl üretiminin yüzde 70’ini oluşturan buğday, mısır ve soya fasulyesi rekoltesinin düşük olacağını tahmin ediyor. Stoklar eriyecek. Kısa vadede fiyatlar yüksek seyredecek.

Goldman Sachs, Mart 2013’e dek gelişen ülkelerin enflasyonlarında yüzde 0.4 ile yüzde 0.6’lık bir artışın ortaya çıkacağını hesaplıyor. Gıda fiyatları, önümüzdeki dönemde gelişen ülkelerin üzerinde ‘Demokles’in kılıcı’ gibi duracak. Aşırı gevşek para politikalarının da etkisiyle; uluslararası piyasalarda birer vadeli finansal kontrat olarak da alınıp satılan gıda ürünleri üzerinde fiyat baskısı oluşuyor. Nihai olarak da gelişen ülkelerde toplam harcama sepetlerinde gıdanın büyük bir ağırlığı bulunduğu için; fiyat baskısı, enflasyon artışı ve harcanabilir gelirin düşüşü ortaya çıkacak, bundan da en yoksul kesim etkilenecek.