İmkânsız üçlüde 'köşe kapmaca'

Başkan Dr. Erdem Başçı'nın sözünü ettiği 'imkânsızlık üçgeni' içindeki esneklik, bir tercih değil 'köşeye sıkışmışlık' sonucudur.

İktisatta ‘imkânsız üçlü’ olarak bilinen mekanizma; sermaye hareketlerinin serbestîsi, sabit kur rejimi ve bağımsız bir para politikasının üçünün bir arada olamayacağını söyler. ‘İmkânsız üçlü’ ilkesi, şu üç hedeften birinin feda edilmesi gerektiğini işaret eder; döviz kuru istikrarı, bağımsız para politikası ve finansal piyasalarla olan bütünleşme. İmkânsızlığın tanımı budur. Kambiyo rejimleri serbest olan yani sermaye hareketlerinin serbest olduğu ülkelerde, hem döviz kurunun hem de faizin kontrol edilmesinin zor olduğuna işaret edilir. Sermaye hareketlerinin serbestîsine sınır konulursa, kısmen faiz, kısmen döviz de kontrol edilebilir.
‘İmkânsız üçlü’nün ‘köşe noktaları’ sabit bir koşul değil. Esnek olunabileceği; sabit noktalar arasında gidip gelinebileceği, bunun bir politika tercihi olabileceği yaklaşımı da var.
Son dönemde bunu benimseyenler arasında ülkemizdeki para otoritesi Merkez Bankası da var. Geçen yıl hedefi ikiye katlayan, bu yıl da enflasyon hedefini yılın başında tutturamayacağını açıklayan Merkez Bankası da, bir ‘duruma göre’ stratejisi ile bu ‘esnekliği’ benimsiyor.
Başkan Dr. Erdem Başçı, Cuma günü Bursa’daki konuşmasında “İmkansızlık üçgeni diye bir üçgen vardır. Bu üçgenin dışına çıkamazsınız. Biz de bu üçgenin dışına çıkmaya çalışmıyoruz. Üçgenin köşesinde olmaktansa, yani ‘faiz oranları tamamen sabit; kurlarda bir azalma var’ yerine, ‘faiz oranları bir miktar oynak; kurlar daha az dalgalanıyor’. Bu bir politika tercihidir. Bu yapılabilir. Pek çok ülke bunu yapmıyor ama biz yapıyoruz” diye açıklamıştı.
Cuma günü bu konuşmayı yaptıktan sonra, Dr. Başçı’nın bu konuşmasını ‘büyümeyi önceleyen-enflasyonu umursamaz’ ya da ‘faiz koridorunun üst çıtasını aşağı indirmeye hazırlanıyor’ biçiminde yorumlayan mali piyasalarda, pazartesi ve Salı günü döviz kuru hızla yukarı doğru hareketlendi.
Kur artışı gölgesinde Salı günü banka ekonomistleriyle yapılan toplantıda, enflasyon hedefinde ne kadar ciddi olunduğu fazlasıyla vurgulanırken, Dr. Başçı’nın Çarşamba günü altınla ilgili bir toplantıda yaptığı konuşmanın da odağında enflasyon vardı. Dün de Merkez Bankası sert biçimde karşılık verdi; piyasaya verdiği parayı kısıverdi, kuru baskıladı.
İşin doğrusu, Merkez Bankası’nın bu ‘imkânsızlık üçgeni’ içinde ‘köşe kapmaca’ oynayarak uzun bir süre durumu idare edeceğini düşünemiyorum. Enflasyon hedeflemesi (ki kalmadığı çok açık), kural odaklı çalışan bir politika çapasıdır. Esnek de olsa her şeyi kontrol etmek, her hedefe yakınsamak olanaklı değildir. Bir süre durum idare edilebilir mi? Evet. Ama bir süre, o kadar.
Bana kalırsa Başkan Dr. Erdem Başçı’nın sözünü ettiği, ‘imkânsızlık üçgeni’ içindeki esneklik bir tercih değil ‘köşeye sıkışmışlık’ sonucudur. Bugünkü politika, son bir yıllık dönemdeki para politikasının sonuçlarına da, hatalarına da teslim olan bir politikadır. Bu yüzden, hem kurda hem de faizdeki kontrollü esneklikle aynen Avrupalı otoriteler gibi zaman kazanmaya dönük bir politika çerçevesi ortaya konulmaktadır.
Böylelikle, enflasyon hedeflemesi çerçevesinden de hızla uzaklaşılmıştır; kimse enflasyon konusunda kararlı bir merkez bankası görememektedir karşısında. Çapa da kalmamıştır.