İran altını büyümeyi etkiledi mi?

Külçe altındaki ithalat ya da ihracat, üretim yöntemiyle hesaplanan büyümeyi etkilemiyor, harcama yöntemiyle ise etkiliyor.

Türkiye, İran’dan petrol ve doğalgaz ithal ediyor, bunların bedeli Halk Bankası’ndaki hesaba TL ve dolar olarak yatırılıyor. Sonra da İran bu hesabı kullanarak altın satın alıyor ve bunları ülkesine sevk ediyor. İşte bu noktada Türkiye’de şu tartışmaya açılıyor; “İran’dan yapılan ithalatın bedeli altınla ödeniyor, bu bir de ihracat sayılıyor. Böyle iş mi olur? Dış açık düşük, milli gelir hesapları da yüksek gösteriliyor” biçiminde itirazlar dile getirildi.
Pazartesi günü, bu sürecin ödemeler dengesine yansımasının dış dengeyi farklı gösteren bir boyutta olmadığını yazmıştım. Son aşamayı hesaba katarsak; ihraç edilen bir altın varsa bunun ithal edildiğini de hesaba katmak gerekiyor. Nitekim bu yıl ihraç edilen altınların büyük bir bölümünün 2011’de ithal edilmiş olduğunu yazmıştım. Son birkaç ayda da giden (ihraç) altın kadar gelen (ithal) altın olduğu dikkat çekiyor.
Bu konuda TÜİK’in yaptığı açıklamayı da anımsamamız gerekiyor. TÜİK salı günü yaptığı açıklamada; dış ticaret istatistiklerinin, gümrük kayıtlarına dayanarak, Birleşmiş Milletler uluslararası mal ticareti istatistikleri kapsam ve tanımlarına (International Merchandise Trade Statistics: Concepts and Definitions, 2010-IMTS2010) göre oluşturduğunu söylüyordu. 

İthalde de küçültücü etki
TÜİK, İran’a yapılan altın ihracatının büyük oranda peşin ödeme yoluyla gerçekleştirildiğini not düşerek “Altın ihracatı ham petrol ve doğalgaz bedelinin ödenmesi amacıyla yapılmış olsa bile takas işlemi olarak değerlendirileceğinden, ihracat olarak kaydedilmesi gerekmektedir” diye açıklamasını tamamlıyordu.
Milli gelir hesaplarında da, düz mantıkla; eğer külçe altın ihracatı büyümeyi olduğundan daha yüksek gösteriyorsa ithal edildiği dönemde de düşük göstermiş demektir.
Milli gelir tahmin hesaplarının nelere dayandığı, TÜİK’in Mart 2012’de yayımladığı ‘Üretim ve Harcama Yöntemi ile GSYH Tahminleri; Kavram, Yöntem ve Kaynaklar’ kitabında ayrıntılı olarak yer alıyor. Yöntem aslında bir AB standardı; Avrupa Birliği’nin istatistik kurumu olan Eurostat’ın ‘NACE Rev. 1 Statistical Classification of Economic Activities in the European Community’ adlı sınıflaması esas alınıyor. Peki, İran’a külçe altın ihracı milli gelir hesaplarını nasıl etkiliyordu?

Yanıt TÜİK Başkanı’ndan geldi
Bu soruyu önce TÜİK Başkanı Birol Aydemir’e sordum. Gelen yazılı açıklama notunda şöyle deniliyor: “Üretim yöntemi ile GSYH’de altın büyük ölçüde imalat sanayii sektöründe NACE Rev1.1’e göre 27.41 (değerli metal üretimi) ve 36.22 (mücevherat ve başka yerde sınıflandırılmamış ilgili eşyaların imalatı) sektöründe girdi olarak kullanılmakta ve ilgili sektörlerin üretimi sonucunda yaratılan katma değer, üretim yöntemi ile GSYH’de yer almaktadır.
Harcamalar yöntemi ile GSYH hesaplamalarında ise altın mücevherat özel nihai tüketim harcamalarında yer alırken, ithal ve ihraç edilen altın, toplam mal ve hizmet ithalatı ve toplam mal ve hizmet ihracatı kaleminde yer almaktadır.
Uluslararası standartlara uygun olarak altın ihracatı ve ithalatı her dönem GSYH hesaplamalarına dahil edilmiş olup ithalatın yüksek olduğu dönemlerde GSYH gelişme hızını negatif yönde etkilemiştir.”
Bu açıklama, yorumu bize bırakıyor. Birincisi, ithal edilen külçe altın hiçbir biçimde katma değer yaratacak bir imalata girmiyorsa üretim yöntemiyle hesaplanan milli gelir hesabını etkilemiyor, hesaba katılmıyor demektir. Ancak harcama yöntemi ile hesaplanan milli gelir hesabına katılıyor. Çünkü burada ithalat ve ihracat kalemleri üzerinden hesaba giriyor. Yani, altın ithalatı yapılan dönemler büyüme oranı olduğundan düşük, ihracat olan dönemlerde de olduğundan yüksek görünüyor demek.
Ama asıl hesaplama katma değerler toplamı olan üretim yöntemi üzerinden gidilirse büyümeyi etkilemiyor. Külçe altın ithalatı ve ihracatında böyle ilginç bir durum ortaya çıkıyor; net ihracatın katkısı, her iki yönde de olduğundan daha fazla hesaplanmış oluyor. Ama bu durum için “Büyüme sayıları şişirildi” demek fazlasıyla haksızlık olur.