Komşuda fatura ücretli çalışana

Bugüne dek çoğumuzun AB sayesinde refaha kavuştuğunu düşündüğü komşumuz; artık hem işsiz hem de yoksul.

Yunanistan’da, önceki akşam teknokrat başbakan Papademos’un parlamentoda sandalye sayısında önde gelen üç parti lideriyle yaptığı toplantıdan nihai sonuç alınamadı. Nedeni siyasal kaygılar tabii ki. Yunanlı liderler ne yapılması gerektiğini, ya da en ehven tercihin ne olduğunu biliyor ama bu tercihleri yaptıklarında nisan ayındaki seçimlerde karşılaşacakları sonuçla ilgililer.
AB Komisyonu, IMF ve Avrupa Merkez Bankası’ndan oluşan ‘Troyka’nın hazırladığı ekonomik programa bakılırsa toplumsal olarak hem çok sarsacak hem de çok uzun bire nefes aldırmayacak bir dizi önlem yer alıyor. Bu yıl için 3 milyar euro, 2015’e kadar da ilave 10 milyar euro olmak üzere 3 yılda toplam 13 milyar euroluk bir kemer sıkma önlemi isteniyor.
Troyka tarafından talep edilen önlemlerin büyük bir bölümü işgücü piyasasına yönelik ve nihai olarak da ücretleri düşürmeyi hedefliyor. Bunun amacının, Yunanistan’a rekabet gücünü kazandırmak için olduğu metinde yer alıyor. 25 yaş üzerindeki çalışanlara uygulanan asgari ücretin yüzde 22, 25 yaş altındakilere uygulanan asgari ücretin de yüzde 32 düşürülmesi masada. Ayrıca düşürülecek asgari ücret tam üç yıl boyunca sabit tutulacak. Bu da yetmiyor; işsizlik oranı yüzde 10’a düştüğünde (kasım sonu yüzde 20.9) arttırılması gündeme gelebilecek. Bazı kamu şirketlerinden emekli olanların maaşları da yüzde 15 indirilecek. 

İşsizlik yükselecek
Vadesi gelen toplu iş sözleşmelerinin süreleri de otomatik uzatılıyor. Kamu kesiminde çalışanların 2015’e dek 150 bin kişi azaltılması planı var. Ücret ve ücret dışı ödemeleri azaltmak için sadece işçi kesiminin değil; yargıçlar, diplomatlar, doktorlar, akademisyenler, polis ve silahlı kuvvetler mensuplarının da gözden geçirileceği sözü metinde yer alıyor.
İş emeklilere kadar uzuyor. Liderlerin önlemler konusunda teknokrat başbakan Papademos’un masasında uzlaşmaya varamamalarının ardında da bu konu gerekçe gösterildi. Her şey tamamdı da, sadece 300 milyon euroluk bir kesintinin nasıl yapılacağı bulunamamıştı. Papademos’un masasına oturan Yunanlı parti liderlerinin üçü de farklı bir yerde.
Birincisi, Pasok lideri Papandreou; başbakanlıktan ayrılarak koltuğunu Papademos’a devretmeden önce belki de bugünkü patinajı öngörerek referandum önermişti. Bu öneri sadece Yunanistan’da değil, Avrupa başkentlerinde de olumsuz bir yankı uyandırmıştı. Oysa referandum düşüncesinin arkasında, önceki gece liderler toplantısından uzlaşma çıkmaması gibi sıkışan siyasal karar mekanizmalarını açmak vardı. 

Top Samaras’ta
Önceki gün Yunan SKAI kanalının düzenlediği kamuoyu yoklamasına göre Pasok beşinci parti çıkıyor; yüzde 8’lik bir oy ile. Papandreou da, nisan ayındaki seçimlere başbakan adayı pozisyonunda gitmeyeceğini çoktan söylemiş bir lider.
İkincisi, anılan kamuoyu yoklamasında yüzde 5 oyu çıkan ama parlamentoda 16 milletvekili bulunan milliyetçi tondaki LAOS’un lideri olan Karatzaferis ise bu kararlara imza atmayacağını ilan etti, toplantıyı terk etti. Nasıl olsa geride kalan liderlerin partileri bu kararları almaya yetecek büyük bir çoğunluğu oluşturuyorlardı.
Asıl top Yeni Demokrasi Partisi lideri Samaras’ın kucağında. Kamuoyu yoklamasında yüzde 31 oyla birinci sıradaki Samaras da liderlerin imza atmasına karşı. O da emeklileri bahane ediyor. Ama asıl kaygısı nisan ayındaki seçimler sonucunda da yeterli oyla birinci parti çıkıp iktidar koltuğuna oturduğunda bu programı yürütecek olanın partisi ve kendisinin olması.
Ancak Yunan siyasetinde, önceki gün masaya oturan üç parti dışında, masaya oturmayı reddeden sol partiler ve komünistlerin de payı hiç düşük değil.
Tek bir gerçek var; o da Yunanistan’ın hızla küçülen ve işsiz sayısı bir milyon kişiye yükselen (yüzde 20.9) bir ülke olması. 2015’e dek bunun devam etmesi, daha da kötüleşmesi kaçınılmaz. Bugüne dek çoğumuzun AB sayesinde refaha kavuştuğunu düşündüğü komşumuz; artık hem işsiz hem de yoksul.