Komşunun zor günleri

Yunanistan bu yıl da yüzde 3 küçülürse son beş yılda toplam yüzde 15 küçülmüş olacak.

Yunanistan küresel krizin başladığı 2008’den bu yana küçülüyor. Ardından düştüğü borç krizi ve alınan kemer sıkma önlemleri nedeniyle son iki yıldır da ekonomik durgunluk derinleşti. 2011 yılı için tahmin edilen küçülmenin yüzde 6 olarak gerçekleştiği ilan edilirse 2008’den bu yana 4 yıllık süredeki toplam küçülme yüzde 13 olacak. Bu yıl için IMF’nin eylül ayında açıkladığı tahmin yüzde 2 küçülme yönündeydi. Ocak ayındaki aşağı yönlü revizyon hesaba katılırsa 2012’de yüzde 3’lük bir küçülme bekliyor Yunanistan’ı. 5 yılda toplam yüzde 15 küçülmüş olacak komşumuz.
Sonuna geldiği bildirilen borç görüşmelerinde, geride bıraktığımız cumartesi ve pazar günleri politik seviyede görüşmelere geçilmişti. Anlaşılan o ki borç yapılandırma (kontrollü konsolidasyon) sürecinde, aynı zamanda diğer mali önlemler de koşullu olarak masaya konulmuş. Asgari ücretin 600 euronun altına çekilmesi, tatillerde verilen ikramiyelerin kaldırılması gibi temelde ücretlerin düşürülmesine dönük kemer sıkma önlemlerini alması isteniyor Yunanistan’dan. 

Kemer küçülüyor
Son iki yıldır, sağlanan mali kurtarma paketleri karşılığında yoğun olarak kemer sıkma önlemleri alması istenen ve de bunları yerine getiren Yunanistan, beklenen sonuçlarla karşılaşmadı. Çünkü borç krizinin yol açtığı finansal daralma ve kemer sıkma kararlarının getirdiği gelir düşüşü ekonomide küçülmeyi derinleştirdi. Ekonomi küçülünce bütçe gelirleri düştü; bu da borç göstergelerinde beklenen iyileşmenin sağlanmasını olanaksız kıldı.
Bu gelişmeye karşın AB’nin ve IMF’nin kurtarma paketlerinin karar önderi Almanya, katı kurallarda ısrar ediyor. Yunanistan’ın borç yapılandırma paketi ile yeni bir kemer sıkma paketinin aynı masada görüşüldüğü ortaya çıktı. Hepsinin tek bir paketin parçaları olduğu anlaşıldı. Almanya Maliye Bakanı Wolfgang Schaeuble, “Yunanistan’ın yeni bir programa ihtiyacı var, koşullarını kendisinin yaratması gerekir” derken diğer taraftan da “Dipsiz kuyuya para dökemeyiz” diyerek açık bir tavır koyuyordu.
Şimdi Yunanistan yeni bir yol ayrımına daha geldi. Geçmişte iktidardaki parti PASOK’un lideri ve Başbakan Papandreu’nun üstlendiği, imzaladığı kararlar, şimdi teknokrat hükümetin önünde. Yani teknokrat Başbakan Papademos’un önünde. 

Atina’nın seçimi
O teknokrat Başbakan Papademos da parlamentodaki siyasal parti liderlerinin önüne koyuyor bu kararları, geride kalan hafta sonunda yapılan yoğun görüşmelerin ana nedeni bu.
Euro Bölgesi maliye bakanlarından oluşan ‘Eurogrup’ Başkanı Jean-Claude Juncker, Der Spiegel’e Yunanistan’ın “Tamam mı, devam mı?” noktasına geldiğini söylerken “Pazar akşamına dek Yunanistan’ın karar vermesi gerekiyor” diyordu.
Avrupa kararını vermiş; sadece borç yapılandırmasıyla Yunanistan’ın yola devam etmesine izin vermeyecek, ilave ‘garantiler’ isteniyor. Junker açıkça söylüyor: “Uzun vadede sürdürülebilirliği sağlayacak reformlar garanti edilmediği sürece, borç yapılandırmasına yol vermeyeceğiz.”
İşte hafta sonu Yunanistan’da ilave kemer sıkma kararlarına imza atacak siyasal irade aranıyordu. Ama teknik seviyede hazırlığı teknokrat kabine yapsa da nihai olarak parlamentoda halkı temsil eden siyasetçiler onay verip imza koyacaklar.
Şuna karar verecekler; bu dipsiz kuyudan, yeni ilave kemer sıkma kararlarına imza atarak mı yoksa kontrolsüz bir borç ertelemeye doğru sürüklenerek mi düzlüğe çıkılacak? İki yıldır sürüklenerek gelinen bu aşamada, neyin iyi olacağı da kestirilebilir olmaktan çıktı. Ama şuna şüphe yok; önümüzdeki 10 yılda komşumuz yoksullaşmaya devam edecek.