Kredi notu arttı ama...

Fitch'in açıklama metni, zoraki verilmiş bir karar ya da ikiye bölünmüş bir heyet kararı gibi duruyor.
Kredi notu arttı ama...

Türkiye’nin ülke notunun yatırım sınıfına yükseltilmesi sonunda gerçekleşti. Herhalde yorumların çoğunda bir ‘geç kalma’, bir ‘gecikmiş olma’ nitelemesi var.

‘Gelen dolarlar, düşen faizler’ sarhoşluğumuz geçtiyse bu ‘geç kalmanın’ analizine başlayalım.

Daha bir hafta öncesine dek kredi dereceleme kuruluşlarının üçünün de ülke notunu ‘spekülatif’ sınıfta tutmalarına dair çok neden sayılmıştı. Ama genelde ülkemizde ‘tribün psikolojisi’yle hareket edildiğinden, soğukkanlı bir analiz yapıp yol haritası çıkarıp gereklerini yerine getirme konusunda bu kadar heyecanlı olamadık. Bugün verilen ‘yatırım sınıfı’ bir nota çok önceden ulaşmamızı geciktirenin kredi dereceleme kuruluşları olduğunu söyleyen siyasetçilerimiz kendi paylarını unutuyorlar.

İşte not artışından sonra CNBC-e’ye konuşan Fitch Türkiye Genel Müdürü Gülcan Üstay, geçen yıl bu zamanlarda ekonomiyi nasıl gördüklerini şöyle açıklıyor: “2011 enteresan bir dönemdi. Yüzde 10 enflasyon, yüzde 10 cari açık, yüzde 10 büyümenin yaşandığı bir dönemdi; bunlar hep ‘acabalarımızın’ olduğu, eğer bir ‘upgrade’ yaparsak bunun sürdürülebilirliğinin olup olmadığını bilemediğimiz bir dönemdi”.

Peki, ne olmuştu? Bu ‘3 X 10’luk dönemi, döviz girişinde hızlı yavaşlama ve kur zıplaması, enflasyonda artış ve ekonomide kayda değer bir yavaşlama izledi. Kaygılı olanlar, haksız çıkmadı.

Bir adım attı, ‘yatırım sınıfına’ yükseltti ama Fitch’in hâlâ bir ayağını eşiğin dışında tuttuğu çok açık. Açıklamaya bakılırsa Türkiye’nin kırılganlık taşıyan zayıf taraflarına karşılık güçlü yanını oluşturan kamu finansmanı ve borçluluk rasyoları not artışı yapılırken güçlü bir ‘anchor’ (çapa) sayılmış.

İşte asıl mesele burada; ‘yatırım sınıfına’ gelmek yetmiyor, bundan böyle kazandığımızı korumak daha önemli artık.

Neden mi? 2016’ya dek sürecek bir seçim dönemine giren Türkiye’nin, olası bir gevşeme ile bütçe açığını büyütmesi ve kamu borçluluk oranlarını yukarı çekmeye başlaması halinde, en güçlü çapa kaybedilmeye başlanır. Bozulma beklentisinin güçlenmesi halinde bile kredi görünümünün negatife çevrilmesi, sermaye kaçışı getirebilir. Yatırım sınıfına geçiş her kesimin uzun bir sürede sindirerek, derin beklentiler inşa edilerek oldu. Buradan düşüşün bedeli daha ağır olabilir.

Fitch’in açıklama metni; kredi notunu değerlendirmek için toplanan heyetin, not görünümü ile sonuçlanacak bir uzman görüşünü son dakikada not artışı kararına çevirdiği izlenimi veriyor. Zoraki verilmiş bir karar ya da ikiye bölünmüş bir heyet kararı gibi…

Dereceleme şirketlerinin itibarları tartışılabilir. Ancak onlar için de dünya değişti. Artık hiç olmadığı kadar dikkatli not vermek zorundalar. 2008-2009 küresel kriz şoku sonrası; dereceleme şirketlerinin verdikleri iyi notlara dayanarak yatırım yapanların, olası bir iflas ya da kayıp halinde dereceleme şirketlerini dava etmelerinin yolu açıldı. Taze ve dünyaya örnek olacak karar Avustralya’dan; Federal Mahkeme, satın aldıkları finansal varlıklardan 16 milyon dolar zarar eden 13 yerel konseyin açtığı davada, yatırım şirketi ABN Amro’nun yarattığı finansal ürünlere AAA notu veren dereceleme şirketi S&P’nin suçlu olduğuna karar verdi.