Küresel durgunluk 2.0

2009'da tanık olduğumuz küresel resesyona bir yenisini ekleme yolunda, ikinci bir dibe doğru hızla ilerliyoruz

İspanya kriz girdabına kapılan ülke artık. Kriz öncesinde yüzde 60 civarındaki borç/ GSYH oranı ile oldukça iyi bir görünüm sergilerken, hızla düşen (yüzde 25) konut fiyatları ve bunun da bu kesime bolca kredi sağlayan bankacılık sektöründe zarara yol açması, ama bankacılık kesimine de zamanında sermaye konulamaması, güven sağlamak için ekonomiyi daraltan kemer sıkma önlemlerinin de bu yıl en iyi olasılıkla yüzde 1.5 küçülteceği bir ekonomi ile kamu borçlanma faizlerinin yüzde 7.6’ya ulaştığı bir ülke artık İspanya.
İspanya’daki sert kemer sıkma önlemleri ekonomideki yavaşlamayı da sertleştirdi, bankacılık sektöründeki açık da büyüdü. GSYH’deki yüzde 1’i kadar bir kemer sıkma kararının, bankacılık kesimindeki zararı yüzde 2-4 arasında arttırdığı hesaplanıyor.
Malum kamu borçlanma faizi yüzde 7’ye gelen, bunu aşan ülkelerin hazineleri ya kurtarma fonu almak zorunda kaldı, ya da Yunanistan gibi borçlarını yeniden yapılandırmak zorunda kaldı. İspanya da bu eşiği geçen cuma günü aştı. 

Yeniden durgunluk
Son bir haftadır, uzun süredir devam eden finansal krizde derin bir kırılma ortaya çıktı. Mevcut likidite tercihi Avrupa’da merkez bankasından sonra Almanya gibi ülkelerin kamu tahvillerine aktı. Negatif faizler ortaya çıktı. Avrupa güvenli limanını da kendi içinde arıyor. Varlık fiyatları sert düşünce yapılan şu açığa satışı durdurmak. Böyle kararlar, piyasada olanların gözünde durumun ne kadar kontrolden çıkmaya yakın olduğuna dair bir algı yaratıyor, var olan likiditeyi tutma, güvenli liman arama kaygısını yükseltiyor.
Tüm bu olanlardan sonuç; finansal kesimden reel ekonomiye akış kesiliyor. 2009’da tanık olduğumuz küresel resesyona bir yenisini ekleme yolunda, ikinci bir dibe doğru hızla ilerliyoruz.
Avrupa’da en kötü ekonomik performansa sahip ülkesi Yunanistan’da bu yıl ekonominin depresyon sınırına yaklaşması bekleniyor. İspanya ve İtalya yüzde 2’ye yakın küçülecekler; sürpriz değil. Peki, ya amiral gemisi Almanya? 

Almanya’da sert iniş
Dün temmuz ayı için ilk geçici tahminleri yayımlanan Markit PMI endekslerine göre; Almanya’da üretim endeksi 37 ayın en düşük noktasında. Yani derin resesyon yılı olan 2009’un çıtasına yaklaşıyor. Almanya da artık sert biçimde inişe geçmiş görünüyor. 2011’in son çeyreğinde yüzde 0.2 küçülen Alman ekonomisi, 2012’nin ilk çeyreğinde yüzde 0.5 büyümüştü. Markit verilerine göre ikinci çeyreğin yüzde 0.1 küçülmeye dönmesi bekleniyor. Temmuz öncü verilerinde ise üçüncü çeyrekte 2011’in sonundaki yüzde 0.2’lik küçülmeden daha sert bir yavaşlamanın belirtileri var. PMI verilerinde Almanya, temmuz ayında son üç yılın en sert daralmasını gösteriyor.
Euro Bölgesi’nde temmuz ayındaki ekonomik faaliyetlere bakılırsa üçüncü çeyrekte de ikinci çeyrek için tahmin edilen GSYH küçülmesi kadar, yani yüzde 0.6’lık küçülmeye işaret eden bir endeks hesaplanmış. Euro Bölgesi’nde dikkat çeken iki gelişmeden biri; şirketlerin son iki buçuk yılın en yüksek oranında eleman azaltmaya başlamaları, ikincisi de, 2010’a göre şirketlerin satışları arttırmak için büyük fiyat indirimlerine gitmeleri olmuş.