Küreyi yoksullar mı kurtaracak?

Dünya ekonomisini kurtarma misyonunun yoksullara yüklenmesi gibi ağır bir düşünce belirmeye başladı.

Küresel ekonomiyi kurtarma girişimleri devam ediyor. Ama bu defa dünya ekonomisini kurtarma misyonunun yoksullara yüklenmesi gibi ağır bir düşünce de belirmeye başladı. Ana tema şu: Yoksulların banka hesabı olursa kredi de kullanabilirler, bu da hem ekonomileri canlandırır hem de onlara iş olarak geri döner. Ama bana kalırsa zenginlerin daha fazla vergi ödemesi önerisinden daha güçlü bir öneri değil; ayrıca her defasında da yoksullara böyle ‘ağır misyon’ biçilmesi fena halde patolojik bir durum arz ediyor.
Bakın bu düşünceye gelişte nasıl bir arka plan ve veri seti var.
Dünya Bankası, önceki gün bir rapor yayımladı. Aslı Demirgüç-Kunt ve Leora Klapper tarafından hazırlanan rapor, Finansal Eklemleşme Ölçümü (Measuring Financial Inclusion) adını taşıyor.
Bu çalışmada, yetişkinlerin banka hesabı sahipliğine bakılmış. Malum, bir banka hesabının bulunması; tasarruf etme, borçlanma, ödeme yapma-alma, finansal riskleri yönetme açısından çoklu bir işlevi var. Örneğin, küresel nüfusun yüzde 22’si son bir yılda banka hesabında, tasarruflarını biriktirdiğini söylüyor. Bu, Türkiye’de yüzde 5!
Gelişmekte olan ülkelerde yetişkinlerin yarısından fazlasının bir banka hesabı bulunmazken bu oran gelişmiş ülkelerde yüzde 10. Türkiye’de yüzde 42. Banka hesabı bulunanların yüzde 43’ü tasarruf etmek için, yüzde 61’i ise ödeme kabul etmek için (örneğin maaş hesabı) kullanıyor.
148 ülkede 150 bin kişiyi kapsayan çalışmadan çıkan sonuçlardan en önemlisi, günde 2 dolardan az geliri olan yetişkinlerin yüzde 75’inin bir banka hesabı olmadığı. Bir banka hesabının olmamasının gelir eşitsizliği ile bağlantılı olduğu not ediliyor. Gelişen ülkelerdeki en zengin yüzde 20’lik dilimde yer alan yetişkinlerin, en düşük yüzde 20’lik dilime göre iki katından daha fazla oranda banka hesabı sahipliği var. Örneğin 0.25’lik bir Gini katsayısı olan İsveç’te en yüksek gelir dilimindeki yetişkinlerin banka hesabı sahipliği (penetrasyon) oranıyla en düşük gelir dilimindeki banka hesabı sahipliği arasında sadece 1 katlık fark var. Ama 0.52’lik Gini oranına sahip Paraguay’da anılan gelir dilimlerindeki hesap penetrasyonu 13 kat bulunmuş. Hiç banka hesabı bulunmayan 2.5 milyar kişinin bir bölümünün banka hesabının bulunması halinde, ekonomik büyümenin tetiklenebileceği ve yoksullara bir fırsat yaratılabileceği umudu dile getiriliyor.
Bu aybaşında Garanti Bankası’nın düzenlediği ‘Garanti Gelecek Zirvesi’nin konuşmacılarından olan Prof. Raghuram Rajan ise sistemin giderek “Size iş ve gelir sağlayamıyoruz, kredi alın borçlanarak yaşam koşullarınızı iyileştirin” felsefesine oturmaya başladığına işaret etmişti. Rajan, mart ayında yazdığı bir makalede, ABD’de kriz öncesinde hızla düşen tasarruf oranının ardında, düşük gelir dilimindeki bireylerin kendilerinden daha yüksek gelir diliminde bulunan bireylerin harcama kalıplarını taklit etmelerinden kaynaklandığını analiz eden bir çalışmaya atıfta bulunuyordu. Rajan, kredi imkânlarına erişimin iyi bir şey olduğunu ama bu güçlü finans aracının çok dikkatli ve hassasiyetle kullanılması gerektiğini savunuyordu.