Merkez bankalarının altını

Altın tercihini canlı tutuyor. Bizde olduğu gibi, çok amaçlı olarak para otoritelerinin ilgisini de.

Merkez bankaları neden altın tutar? Geçmişte çok basit bir nedeni vardı: Merkez bankaları altın karşılığı para basmaya başladılar. Bastıkları banknotlar, kendilerine teslim edilen altınların makbuzu niteliğindeydi. Altın standardının terk edilmesiyle beraber, altın rezervleri merkez bankaları için uluslararası rezerv tutma işlevini görüyor.

Merkez bankaları ve altın konusu bu günlerde giderek ön plana çıkmaya başlıyor; çünkü gelişmiş ülkelerdeki parasal genişleme sonucu artan bir güven kaybının (örneğin euronun çökme olasılığı), olası bir hiperenflasyonun çokça konuşulup tartışıldığı bir gündem söz konusu. Bu gündem, altın tercihini canlı tutuyor. Bizde olduğu gibi, çok amaçlı olarak para otoritelerinin ilgisini de.

Soğuk savaş döneminde, ülke merkez bankalarının kasalarında bulunan altın stokları, olası bir sıcak savaş durumunda gereken mal ve hizmetlerin satın alınabilmesi için ana kaynak niteliği taşıyordu. Sıcak bir savaş eşiğinde, yaşamsal niteliği olan sanayi kollarının çalışabilmesi için ya da ordunun akaryakıt ihtiyacının ithalatla karşılanması için dövize ihtiyacı var. Ödeme sisteminin bloke edilmesi durumunda ise tek araç kalıyor:

Fiziksel altınla ödeme yapmak. İran, bugün benzer bir durumun içinde. Hem ticari ambargo var; ülkeye gelen döviz nerdeyse durma noktasında hem de mali blokaj var; 1 dolarlık bir ödeme dahi yapamıyor. İşte hem Türkiye hem de Birleşik Arap Emirlikleri üzerinden ülkesine altına çevirerek taşıdığı döviz rezervlerinin arka planında bu var.

Bundan iki hafta önce Alman sayıştayı, merkez bankası Bundesbank’a ülkenin altın stoklarının fiziksel olarak kontrol edilmesini talep etti. Alman denetçiler, altınların defterdeki kayıtlı bulunan özelliklerinin, fiziksel olarak bulunduğu yerde karşılaştırılmasını istedi. Ortaya çıkan tartışmalara karşılık olarak Bundesbank da bir açıklama yayımladı; ülkenin altın stoklarının nerede bulunduğunun dökümünü verdi. Alman Merkez Bankası denetlemenin de gereksiz olduğunu düşünüyor.

Bundesbank’ın Frankfurt’taki merkezinin kasalarında 1036 ton, ABD Merkez Bankası’nın (FED) New York’taki kasasında 1536 ton, Britanya Merkez Bankası’nın (BOE) Londra’da 450 ton, Fransız Merkez Bankası’nın Paris’teki merkezinde 374 ton olmak üzere toplam 3396 ton altını vardı. Bu altınların toplam değeri kabaca 187 milyar dolar ediyor.

Alman denetçilerin bu talebine karşılık, Alman Merkez Bankası’nın dışarıda bulunan altınlardan 50 tonunun her yıl ülkeye taşınmasına karar verdikleri, böylece de istenen fiziksel denetimin de fiilen yaşama geçmiş olacağını savundukları anlatılıyor.

Bundan 10 yıl önce Alman Merkez Bankası Londra’da Britanya Merkez Bankası’nda tuttuğu altınların miktarının 1440 ton olduğu bilgisi baz alınırsa; bu stokun 10 yılda bunun üçte bire düşürülerek, Frankfurt’a taşındığı ortaya çıkıyor.
Bugün Türk Merkez Bankası da dahil birçok merkez bankası, sahip olduğu altınları en az üç ayrı yerde tutarak hem riskini dağıtıyor hem de bu altınları finansal kuruluşlara mevduat yaparak getiri elde ediyor. Seçilen merkezler çoğunlukla ABD’de FED, Britanya’da BOE ve merkez bankalarının kendi kasaları oluyor.