Metinde kaybolan para otoritesi

Bankanın iletişim politikası artık kamuoyunun zekâsını hafife alan bir çizgide.

Kredi dereceleme kuruluşlarından not artışı bekleyen ülkenin Merkez Bankası’nın iletişim politikası, enflasyon konusunda ‘bir şey olmamış’ gibi davranarak işleri daha da bozuyor. Dün yapılan Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısından çıkan karar metni, enflasyonu hedefinin yarısı kadar artmış bir ülkenin merkez bankasına ait olamaz herhalde.

Son 12 aylık fiyat değişimini gösteren yıllık enflasyon düşecek. Nasıl mı? Çünkü geçen yıl ekim ayındaki yüzde 3,3, kasım ayındaki yüzde 1,7’lik fiyat artışları enflasyon hesaplaması yaptığımız seriden çıkacak. Kabaca iki aylık toplam yüzde 5’lik bir fiyat artışı seriden çıkıp, yeni ayarlamalar yapılmazsa kabaca toplam 2-3 puanlık fiyat artışı girecek.

Böylece eski yüksek tabanın yerini yeni düşük taban alacağından yıllık enflasyon düşecek. Buna baz etkisi deniliyor.
Baz etkisi nedeniyle enflasyonun düşeceğini, bu konularla ilgilenen analistler, ekonomistler ve piyasa uzmanları biliyordu. Dünkü asıl soru şuydu: Paramıza imzasını atan ve kurumun başında bulunan Erdem Başçı’nın “Her şey çok güzel olacak” demesinden 24 saat geçmeden açıklanan vergi artışları, zamlarla enflasyon görünümünün bozulması ve buna karşı Merkez Bankası’nın ne diyeceği idi.

Malum, yüzde 5’lik enflasyon hedefi konulan ve 2012 yılbaşındaki ilk ‘Enflasyon Raporu’nda bu hedefin tutturulamayacağını açıklayan banka, tutturmaya kalkmanın maliyetinin olacağını (ekonomik büyüme kastediliyordu) söylüyordu. Bunun yerine enflasyon tahmini olan yüzde 6,5 tutturulacaktı. Geçen ay yapılan vergi artışı ve zamlarla buna da olanak kalmadı. Yüzde 7-7,5 arası bir enflasyon bekleniyor.

Dünkü toplantıdan şu sözler çıktı: “Kurul, enflasyondaki düşüşün yılın son çeyreğinde belirginleşeceğini tahmin etmektedir.” Bu ve bunun gibi “Enflasyon orta vadede hedefle uyumlu seyretmektedir” sözleri, uzay filmlerinde karşılaşılan “Bir cisim yaklaşıyor” repliği gibi içi boş bir kült söylem haline geldi neredeyse!

Açıklama metni devam ediyor: “Bununla birlikte, yönetilen/yönlendirilen fiyatlar ve enerji fiyatlarındaki artışlarla enflasyonun bir süre daha hedefin üzerinde seyredecek olması fiyatlama davranışlarına dair temkinli bir duruş gerektirmektedir.”

Merkez Bankası’nın hedefi tutturamaması ya da uyguladığı para politikasının başka bir yönde olmasının da ötesinde, iletişim politikası artık kamuoyunun zekâsını hafife alan bir çizgide. Birincisi hedef zaten tutmayacaktı, enflasyon tahmini hedefin kabaca 1.5 puan üzerindeydi, şimdi ise 2.5 puan üzerinde. İkincisi, “Temkinli bir duruş gerektirmektedir” derken, ne yaparak böyle ‘temkinli duruluyor’ merak ediyorum?

Bitmedi; banka geçen yıl ekim ayında faiz koridoru uygulamaya başladığında, bunun para politikasında esneklik sağlama amacına dönük olduğunu savunmuştu. Dün faiz koridorunun tavanı olan yüzde 10’luk faizi yüzde 9,50’ye indirdi. Yaptığı açıklama şöyle: “Küresel ekonomiye dair belirsizliklerin sürmesi nedeniyle para politikasında her iki yönde de esnekliğin korunmasının uygun olacağı belirtilmiştir.” Esneklik aracını daraltarak her iki yönde esneklik nasıl korunuyor?