Mobil devrim: 6 milyar cep telefonu

Dünya Bankası'nca, mobil iletişimin getirdiği yararlar içinde demokratik süreçlere katılımı özendirmesi de artık temel unsurlardan biri olarak sayılıyor

Son 20 yıl içinde dünya büyük bir devrim yaşıyor: Mobil devrim. 2015’e geldiğimizde dünyadaki insan sayısı kadar cep telefonu aboneliği olacağı hesaplanıyor. Dünya Bankası’nın dün yayımladığı kapsamlı rapora (Information and Communications for Development, 2012) göre, dünya nüfusunun yüzde 75’inin cep telefonu var. Kayıtlı cep telefonu adedinin ise 6 milyar olduğu belirtiliyor. İşin ilginç tarafı; gelişen ülkelerde gelişmiş ülkelere göre daha fazla insanın cep telefonunun olması. Raporda, gelişen ülkelerde cep telefonu sahipliğinin, banka hesabı, elektrik ya da kimi yerde temiz su erişiminden bile önde geldiği de not düşülüyor.


Bu alanda, gelişen ülkelerin yenilikçilikte de (inovasyon) gelişenlerin önüne geçip onlara bu yenilikleri ihraç etmeleri de, bu yeni mobil devrim dünyasının en önemli özelliklerinden biri olduğu anlaşılıyor. Örneğin, çoklu sim kart özelliği olan cep telefonları, düşük bedelli şarj cihazları ve mobil ödeme sistemlerinin yoksul ölçekteki gelişmekte olan ülkelerde yaratılıp dünyaya yayıldığı hatırlatılıyor.
Dünya Bankası’nca, mobil iletişimin getirdiği yararlar içinde demokratik süreçlere katılımı özendirmesi de artık temel unsurlardan biri olarak sayılıyor.
İlk çift yönlü telefon görüşmesi 128 yıl önce 1876’da yapılabilmiş. 1961’de ulaşılan sabit hatlı telefon sayısı ise 100 milyon aboneymiş. Mobil telefon hattı ilk kez 1978’de kurulmuş. 90’lı yılların ikinci yarısında hareketlenip, 2002’de 1 milyar aboneye ulaşıp sabit hat sayısını geçmiş.


Şimdi bu devrimin içinde paralel biçimde uç veren yeni devrimler sürgün veriyor. O da, akıllı telefonlar devrimi. 2000’li yıllarla beraber BlackBerry (RIM) ve 2007’de iPhone (Apple) ile Android ve Symbian tabanlı diğer akıllı telefonlarla doğrudan internete ulaşabiliyoruz; elektronik postalarımıza bakıp yanıt veriyoruz, haber okuyup, TV izleyebiliyoruz, sosyal medyaya girebiliyor, anlık trafik akışını öğrenebiliyoruz. Banka hesabımıza bakıp, ödeme dahi yapabiliyoruz. Bunların hepsi, bir akıllı telefon ve mobil uygulamalar sayesinde oluyor. Akıllı telefonlar henüz yaygınlaşmadan, yine buna paralel biçimde ‘bulut tabanlı’ işletim omurgası da beliriverdi. Cihazda veri depolama sınırını ortadan kaldıran yenilikçi bir pencere oldu bu.
Raporda, küresel iletişim pazarında 2011’de tahmin edilen satışlar şöyle; 353 milyon bilgisayar (kullanımda olan toplam bilgisayar adedi ise 1.6 milyar), 1.8 milyar cep telefonu. Bunun 470 milyonu ise 2011’de satışları yüzde 59 artan akıllı telefonlardan oluşuyor. Sayılara dikkat; 2011’de ilk kez akıllı telefon satışının bilgisayar satışını geçtiği görülüyor. 2010’dan itibaren hareketlenen tablet pazarının ise 2015’te 300 milyon adede çıkması bekleniyor. Dünya Bankası’na göre; tüm bunlar bireylerin yaşamını kolaylaştırıp, büyük bir güç sağlarken, yaşam biçimlerini de zenginleştiriyor. Toplamda da ekonomik hareketliliği arttırıyor. Akıllı telefonlar sayesinde; ekonomi daha canlı hale geliyor, girişimcilik yükseliyor, verimlilik artışı sağlanıyor.
Akıllı telefonlar için indirilen uygulama adedi 2011’de 31 milyar adet olmuş! Küresel ölçekte ADSL gibi geniş bant internet erişimi ise 2007’de yüzde 4 iken 2011’e gelindiğinde yüzde 19’a ulaşmış durumda. 2011’de kullanıcı başına sadece 92 mb olan veri kullanımı, 2016’da 1.2 gb olarak hesaplanıyor.
Dünya Bankası, 2012 yılında küresel iletişim hizmetleri pazar büyüklüğünü ise şöyle tahmin ediyor; sabit telefon 301 milyar dolar, mobil telefon 896 milyar dolar, veri ve internet pazarı ise 322 milyar dolar. Yani 2008’e göre yüzde 10’luk bir büyüme ile toplam 1.5 trilyon dolarlık bir pazara ulaşması bekleniyor.