Para politikası hatalı

Durmuş Yılmaz'a 'Bugünkü para politikası hatalı değil mi?' diye sordum, aldığım yanıt net idi: 'Evet, kesinlikle öyle'.
Para politikası hatalı

Durmuş Yılmaz konuşmasında tasarrufların yetersizliğine getirdi sözü ve Sıfır faiz düşüncesini yeniden gözden geçirsek iyi olur dedi.

Cumartesi günü yapılan ‘Uludağ Ekonomi Zirvesi’nde konuşan eski Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, küresel ekonomiye ilişkin değerlendirmeler yanında Türkiye ekonomisine de değindi. Yılmaz, mevcut para politikasının hatalı olduğunu düşünüyor.
Yeni başkan Dr. Başçı cuma günü Adana’da büyüme ve istihdam başarılarını anlatırken eski başkan cumartesi günü ekonomideki risklere işaret ediyordu. 2011 Mart sonunda görev süresi dolan ve yeniden atanmayan Yılmaz, son dönemde ısrarla enflasyona işaret ediyor. İlkini geçen yıl Türk Ekonomi Kurumu’nun bir toplantısında yapmıştı; sonuncusunu da Uludağ toplantılarında yaptı.
Durmuş Yılmaz, “Bazen kısa vadeli enflasyon ile büyüme arasında tercih yapılabilir. Bunların geçici olması gerekir. Mümkün olduğunca politikalar enflasyon mu büyüme mi, enflasyon mu istihdam mı noktasına getirilmemelidir. Çünkü ‘ama’ demeye başladığımız, biraz enflasyondan zarar gelmez dediğimiz noktada, ipin ucunu kaçırıyorsunuz demektir. Enflasyon bir kere yükselmeye başladı mı nerede duracağını kestiremezsiniz. Enflasyonumuz yüksek. Buna paralel olarak gösterge faizlerimiz de yüksek. Dolayısıyla paramıza itibar kazandırmak, faiz oranlarını daha da düşürmek istiyorsak, enflasyonu mutlaka fiyat istikrarı olarak kabul edilen seviyelere çekmemiz gerekmektedir” derken çok açık ki bu yılbaşında Merkez Bankası’nın büyüme uğruna enflasyonu feda etmesine işaret ediyor. 

Parasal ‘maya’
Çok uzak değil; ‘ama’ diyen, siyasi otorite temsilcisi Başbakan Yardımcısı Ali Babacan oldu, toplantılardan yarım gün önce. SkyTürk360’ta Murat Sabuncu ve Rauf Ateş’in sorularına yanıt verirken daha önce keşfetmediğimiz sularda gemimizi yüzdürdüğümüzü anlatıyordu. Babacan’ın, sanki Merkez Bankası’nın 2010 Ekim sonrası uygulamaya koyduğu program başarılı olmuş gibi, “Tabii ilk Merkez Bankamız bunları yaptığında önce anlamadılar. Daha sonra anladılar fakat ya bu iş daha önce denenmemiş işler, acaba sonuç verir mi vermez mi, işe yarar mı yaramaz mı dediler. Daha sonra baktılar ki maya tutuyor, sonuç veriyor” diye anlatması tuhaf tabii ki. Hangi başarıdan, hangi ‘maya tutmasından’ bahsettiği belli değil. Finansal istikrar hedefini göstererek uygulamaya konulan para politikasıyla, iddia edildiği gibi parasal sıkılaşma değil gevşeme yaratıldı. Ta ki BDDK haziran ayında karşılıkları arttırarak devreye girene kadar. 2011 sonunda hem kuru yukarı ittiren hem de enflasyonu hedefin iki katına eriştiren gelişmelerin arkasında ‘deneysel para politikası’ vardı. Hatta Başkan Erdem Başçı, “Türk Lirası’na rekabet gücü kazandırdık” diye açıklama yaptı ocak ayında. Böyle bakınca ‘maya tuttu’; kabaca yüzde 10’arlık bir enflasyon, büyüme ve cari açık üçlüsünü tutturduk! 

Politikaya şerh
Durmuş Yılmaz, Uludağ Ekonomi Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, tasarrufların yetersizliğine getirdi sözü. Cari açık ve tasarruf yetersizliğini dikkate alarak “Sıfır faiz düşüncesini yeniden gözden geçirsek iyi olur” dedi.
Toplantı çıkışında tasarruflarla ‘sıfır faiz’ ilişkisine ilişkin sözlerine atfen sordum kendisine: “Enflasyonun altındaki faiz oranını ben mi belirledim?” Aldığım yanıt şu oldu: “Ben bıraktığımda enflasyon yüzde 3.99 idi.”
Yeniden sordum: “Peki öyleyse bu para politikası hatalı değil mi?” Aldığım yanıt net idi: “Evet, kesinlikle öyle!”
Bunu söyleyen, henüz koltuğundan bir yıl önce kalkmış bir merkez bankası başkanı.
2011 enflasyon hedefini ikiye katlamış, 2012 hedefini tutturamayacağını da yılın başında kabullenmiş ve ilan etmiş bir merkez bankası; enflasyondan üzüntü duymak yerine büyüme başarılarını anlatarak şimdilerde yine faizi aşağı çekme sinyalleri verirken, birdenbire döviz kuru yukarı doğru hareketleniverdi. Ağustos-aralık dönemindeki kâbus kapıyı çalıyor yine.
Bu fotoğraf içinde Sayın Bakan bir daha düşünmeli; hiç maya tutmuş gibi görünüyor mu?