'Sanal mangır' Bitcoin bir hayalin kapısını açtı

Uzun vadede hayata geçerse yüz yılı aşan bir dönemde para basma yetkisini elinde bulunduran siyasetçilerin elindeki oyuncak alınmış olacak.

Avrupa’da mali kriz, Kıbrıs’ta mevduat vergisi ve kambiyo yasakları, sonra da OffshoreLeaks derken; mali sisteme ve mali otoritelere olan güven hayli sarsıldı. 2009’dan bu yana geliştirilmeye çalışılan sanal para, ‘sanal mangır’ Bitcoin birdenbire finansal kesimde konuşulur hale geldi.

Bitcoin merkez bankası olmadan, bir otoritenin gölgesi altında olmadan serbestçe sanal tedavülü olan bir parasal sistemin parası. İşlemlerde şimdilik sınırlı biçimde kullanılabiliyor, yaygın değil. Ancak sanal dünyanın kendine ait bir parası olması düşüncesini yaşama geçirmesi açısından oldukça yenilikçi bir adım. Değeri de talebe bağlı olarak artıyor. Arzı ise altın standardında olduğu gibi sınırlı.

Sanal para ama doğrusu ‘kripto-para’ demek gerekiyor; belli bir yazılım algoritmasına dayalı olarak artıyor. Yani ‘tuşa basarak’ keyfi biçimde ilave para arzı yaratmak mümkün değil. Önceki gün itibariyle arzı 11 milyon adetti. 1 Bitcoin 100 milyon Satoşi’den oluşuyor. Her 10 dakikada 25 Bitcoin yaratılıyor. Dört yılda bir de mevcut Bitcoin’ler yarıya düşüyor. Böylece 2140 yılına dek, toplam tasarlanan Bitcoin arzı 21 milyona ulaşacak ve orada duracak.

Bitcoin, başlangıçta özellikle 10 bin dolara kadar olan parasal varlığı tutmak için ya da işlem yapmak için elverişli bir sistem olarak görülüyor. En azından, birkaç bin dolarlık bir yatırımı yenilikçi bir parasal sistemde test etmek isteyenler burada yerini bulacak görünüyor.

Bu tür arayışı olanlar için işin belki de eğlenceli-heyecanlı tarafı Bitcoin’in fiyatının değişiyor olması. Çünkü sisteme dışarıdan para koyarak, yani bunu Bitcoin’e çevirerek girebiliyorsunuz. Dolayısıyla ilgi gördükçe ve talep arttıkça fiyat dalgalanmalarına tanık olmaya başladık bile. Bitcoin para arzının toplam değeri 1 milyar doları aştı bile.

1 Bitcoin’in dolar karşılığı uzunca bir süre 10 doların altında seyretti. Bu yıl ocak ayı sonunda 20 doları, şubat sonunda ise 30 doları aştı. Kıbrıs krizi sırasında böyle bir paranın güvenli bir liman olabileceği konuşulmaya başlanınca, yatırım bankacılarının da ilgisini çekti. Mart sonunda 90 doları aştı. Tabii bu artış kendini besleyen bir dikkat çekme ve Bitcoin satın alma işlemlerini arttırdı. Önceki gün 260 dolara ulaştı. Yılbaşında 12-13 dolar olan Bitcoin fiyatı, 20 kat artmıştı. Ama 260 dolarlık seviyeden 145 dolara kadar gün içi düşüşe de tanık olundu. Yani tam bir balon oluşumu ve sönmesi gibi.

Uzun vadede Bitcoin gibi algoritmaya dayanan ve 4 yılda bir arzı yarıya düşecek olan ‘Kripto-para’nın değerini belirlemek oldukça ilginç bir matematik bilmecesi gibi. Bir yandan günlük fiyat hareketleri ile değeri oluşuyorken diğer yandan da gelecekteki arz miktarını hesaba katmak zorundasınız.

Önceki gün 140 dolar seviyesinden 260 dolara çıkması ve sonrasında 145 dolara geri dönmesi, gün içi müthiş bir dalgalanma demek. Neredeyse 1 milyar dolarlık bir değer yaratılıp sonra da buharlaştırılmış oldu. Kurucuları, aşırı miktarda hesap açılışı ve işlemlerden dolayı sistemin ağırlaştığını, bunun da paniğe yol açtığını, ‘kendi başarısının kurbanı olduğunu’ söylüyor. Kimi ekonomiste göre, Bitcoin’in fiyatı adeta bir saadet zinciri (Ponzi oyunu) gibi sona kalanın ‘dayak yiyeceği’ bir seyir gösterecek.
Serbest sanal para, belki de ilk doğum sancısını yaşıyor. İktisatçılar, bunun bir hesap birimi olma, değişim aracı ve değer saklama aracı olma işlevlerini dikkate alıp şimdilik yeterli olmadığını düşünerek şüpheyle bakacaklar. Ama bu düşünceyi seven ve yaşam bulmasını isteyen hiç de az değil. Uzun vadede hayata geçerse yüz yılı aşan bir dönemde para basma yetkisini elinde bulunduran siyasetçilerin (merkez bankası bağımsızlığı hâlâ çok prematüre sayılır) elindeki oyuncağı almak demek olacak.

Bitcoin çalışmasa da yürümese de işte bir hayal dirilmiş oldu.