Aynı Ergenekon'da yüzmüşüz biz!

Cuma gecesi Çağlayan’da yürekler ağızlarda, gelecek ‘tahliye’ haberleri beklenirken Samanyolu Haber TV ekranında da yorumcu-milletvetkili Hakan Şükür, Şamil Tayyar’la birlikte ‘şike davası’nı Ergenekon’la bağlantılarını çözmeye çalışıyordu. Daha doğrusu Şamil birtakım tezler öne sürüyor, Şükür de bu görüşlere “Ben de katılıyorum” derken o ünlü şiarı “Büyüklerim bilir”in yeni uygulamalarına imza atıyordu. Elbette Şükür, bir yorumcu olarak yer konuda görüş bildirmekte serbesttir. Zaten biz de onu milletvekili olarak Ankara’nın yoluna tutmasına karşın ne ülke sorunları, ne de kendisini Meclis’e gönderin İstanbul’ün üçüncü bölge insanının meselelerine ilişkin ne bir fikir, ne de bir eylem içinde göremediğimiz için eleştiriyorduk. Lakin el insaf ‘Şike konusu’ndaki görüşlerini bildirmek için hummalı cuma gecesini seçmek, futbolumuzun gelmiş geçmiş en verimli forveti için tam ‘Tayming’ rezaletiydi.
Öte yandan insana bir de şunu sorarlar, madem ortada bir Ergenekon bağlantısı var (Hoş Şükür, “Ben öyle demedim” diyor ama Tayyar’ın iddialarını onaylayarak görüşlerine ortak oluyor), davanın ‘artık’ tutuksuz yargılanacak sanıklarından Bülent Uygun yıllar boyu kimin kankasıydı. Artı Ergenekon davasında tutuklu yargılanan Sedat Peker’i düğününe davet eden, ‘Aynı sularda yüzmüşüz’ pozları veren kimdi? Yoksa herkesin Ergenekon’u kendine mi?