Emek mücadelesi, yeniden

Yakında İstiklal'de bir 'Utanç anıtı' yükselecek. Yapanların bu duyguya sahip olmadığı açık. Bu projeye onay veren kurumların da...

2013 de yavaşça hayatımızdan elini eteğini çekmeye, sahneyi bir başkasına, 2014’e bırakmaya hazırlanıyor. Koca bir yıl… Boş durmadı elbet. Aramızdan onca değeri aldı götürdü, her kesimden, her toplumsal tabakadan kayıplarımız oldu yıl boyunca. Kimi hayatın kendi ritmi içinde “Benden bu kadar” diyenlerdi, kimi elim kazaların kurbanıydı. Ama en acısı bu çağda bile varlığını sürdüren ‘devlet terörü’nün kurbanlarıydı. Genceciktiler, umut doluydular, kuşkusuz öfkeliydiler. Yıla başlarken asıl görevi kendilerini korumak olan bir kurumun hayatlarına kıyacağını düşünmemişlerdi. Neyse, tarih onları katledenleri sonsuza değin affetmeyecek.

Bir başka ‘katliam’ tarihsel miraslara yönelikti. İstanbul başta olmak üzere uzun bir süredir bu ülkenin mimari geleneği, ‘rant kültürü’nün o doyumsuz iştahına yenik düşüyor. Bu kültürün en önemli gerekçesi çoğalan nüfusa ev, iş, aş derken ekonomiyi ayakta tutan en önemli sektör olan ‘inşaat’ın kendi çarklarını döndürebilmesi çabası. Bu uğurda da hiçbir şeyin, hiçbir mirasın, hiçbir yapı modelinin önemi yok. Yol için cami yıkılabildiğine göre yeni bir AVM için Emek Sineması da yok edilebilir bu zihniyet için. Nitekim henüz bir camiye dokunulmadı ama Emek için adımlar çoktan atıldı bile.

Naçizane ‘Gezi direnişi’ için tek bir itirazım var, keşke hareket daha erken başlasaydı. Keşke o ağaçlar mesela nisanda sökülmeye yeltenilse, o çadırlar daha erken yakılmaya soyunulsaydı. Ya da Emek’in yıkım çalışmaları haziranda başlasaydı. Yakında İstiklal’de bir ‘utanç anıtı’ yükselecek. Yapanların bu duyguya sahip olmadığı açık. Bu projeye onay veren kurumların da... Nitekim tiyatroya yardım yaparken ‘ahlak’ı en öncelikli kriter olarak sunanların yapı boyutunda neden böyle bir kriteri sahaya sürmedikleri bir muamma tabii. Emek’i yıkıp yerine AVM ve onun içine de uydurma bir taklit yerleştirmek hangi ahlaka sığar, merak ediyorum. Hayıflandığım nokta da ‘Gezi direnişi’nin zaman aralığıyla Emek’in talan ve istilasının somuta dönüştüğü dönemin aynı dilimlerde buluşmaması. O güç, o direniş ruhu, Emek’e dokunulmasına izin vermez, tıpkı park gibi eldeki nadir sinema mabetlerinden biri olan o kutsal yapıyı, ‘rant kültürü’nün elinden (süresi ne kadar olurdu, bilemiyorum ama) bir süreliğini kurtarırdı. Lakin umutsuzluğa kapılmaya gerek yok. Emek’e ve onu talan eden zihniyete karşı mücadele sürüyor, sürecek de… Ben sadece 2013 kayıpları arasında yer alan bu değeri, yeniden hatırlatmayı bir borç bildim…

Mandela’ya borcumuz…
Hatırlanacağı gibi GS-Elazığ maçı sonrası Drogba ve Eboue’nin üzerlerindeki, Mandela’nın aramızdan ayrılmasına istinaden duygularını içeren ifadelerin bulunduğu tişörtler tartışma yarattı. Federasyonun bu tişörtlerin ‘İzin alınmadan giyildikleri’ gerekçesiyle iki oyuncuyu disiplin kuruluna sevk etmesi, sonrasında gelen tepkilerle “Yok öyle bir şey” deme yoluna gitmesi, tartışmayı daha da alevlendirdi. Twitter’da başlayan bir muhabbete ben de eklendim. Bir arkadaş (@ahmetermanugur) 4-0’lık Akhisar Belediyespor maçında gollerden üçüne imza koyan Emenike, Sow ve Webo’dan, Drogba ve Eboue’ninkine benzer bir tavır koymalarını beklediğini yazdı. Nitekim biz de Radikal Spor olarak böyle bir beklenti içindeydik ve maça giden Burak’a (Kuru), özellikle böyle bir hamleye soyunup soyunmadıklarını sordum (çünkü TV görüntülerinde böyle bir şey yoktu). ‘Hayır’ cevabını almama rağmen güzellik olsun diyerek maça ilişkin başlığı ‘Mandela’ya sevgilerle’ diye attık. FB’li oyuncular niye böyle davranmadı, bilmiyorum, zaten muhakkak davranmaları mı gerekirdi, orası da tartışılır ama ortak akıl ve vicdan, birlikte bir tepkiye ihtiyacımız olduğunu gösteriyor. Naçizane Twitter’da şöyle bir öneride bulundum: Evet, aradan iki hafta geçmiş olacak ama mesela gelecek haftaki maçlarda, tüm liglerdeki Afrikalı oyuncular üzerlerinde ortak bir bir ifadenin yer aldığı tişörtlerle maçlara çıkabilir ve bugüne kadar federasyonun bir türlü düşünemediği inceliği kendilerine gösterirler. Önerime ilişkin yine Twitter üzerinden bir başka arkadaş (@tumertopal), “Afrikalıları bilemem ama tüm Galatasaraylı oyuncular ilk lig maçında böyle bir tepkiye soyunmalı” yorumunda bulundu. Bu da kayda değer bir öneri.