Ligle birlikte kaos da başlar

Federasyon önceki gün 'Ortada belge yok, yola devam' dedi. Akşamında Başkan Mehmet Ali Aydınlar, "Bu işin içinde sadece Fenerbahçe yok. Altı-yedi kulüp daha var" açıklamasında bulundu. Bu 'çelişkili' görüntü altında başlayacak lig, çok şeye gebe.

Futbol Federasyonu’nun önceki gün yaptığı açıklama, hem ‘Birlik beraberlik görüntüsü’ndeki Kulüpler Birliği’ni, hem de Fenerbahçe yönetimini rahatlatmışa benziyor. Hoş, Federasyondan bu türden bir açıklamanın gelme olasılığına ait işaret fişeğini, daha önce sahne alan Kulüpler Birliği’nin ‘en yaşlı üyesi’ İlhan Cavcav yakmıştı: “Türk futbolunun en değerli markası olan Spor Toto Süper Lig’i oluşturan kulüplerin başkanları olarak tek ses, tek yürek durumundayız. Gelişmelerle ilgili Futbol Federasyonu gerekli bilgilendirmeyi yapacaktır.” Gerçi bunun anlamı, bizim Bağış Erten’in deyişiyle ‘Sınıfsal bir refleks’ti (Bu noktada hemen bir şerh koymalı, Galatasaray Başkanı Ünal Aysal’ın dünkü açıklaması, işin seyrini değiştirdi diyebiliriz). Benim Bağış’ın yorumuna ekleyebileceğim tek şey olabilir: Gerçekten de bu marka bahsedildiği üzere ‘En değerli’ marka mıdır? Bunca yazılıp çizilenlerin, o moda deyimiyle ‘Yüzde beş’i dahi gerçekse bunun neresi değerli ki, pek anlayamadım. Aslında Kulüpler Birliği’nin tavrını ifade edecek en basit tanımlama, “Görmedim, duymadım, bilmiyorum”dur ama olayı biraz sofistike hale getireyim ve ‘Kırmızı Pazartesi’yle ‘Doğu Ekspresi’nde Cinayet’ diyeyim.

Başkan Aydınlar’ın çelişkisi

Federasyon’un görüşlerini paylaşan Başkan Mehmet Ali Aydınlar ise, gece katıldığı ‘Telegol’de hem gündüz kullandığı ifadelerin uzağına düştü, hem de bence ‘tartışmalı’ bir saptamada bulundu: “Kişilerle kurumları karıştırmamak gerek.” Sonra da ekledi: “Ama bu benim şahsi görüşüm.” Kanun ne diyor? Yöneticisi bu işe karışan takım küme düşer. ‘Düşebilir’ bile demiyor. O halde Federasyon Başkanlığı’nın yanında aynı zamanda kanunun işlerlik kazanması ve varolan düzenin, yasalara uygun işleyişi için o makama gelen kişinin “Bu benim kişisel görüşüm” diyerek, ‘farklı’ bir pencere açması ve kuşkusuz, ait olduğu camiaya hoş görünme çabası içeren bir mesaja soyunması, teamüllere ne derece uygun bilemiyorum.
Ama benim asıl dikkat çekmeye çalıştığım nokta, Federasyon’un ‘resmi’ açıklamasının ardından Sarı-Lacivertli yönetimin teşekkür etmesi. Bu noktada olası tehlike şu, evet bu soruşturmada başta Aziz Yıldırım olmak üzere tutuklu olarak yargılanan 26 kişi hakkında ‘resmileşmiş’ bir karar yok. Bu grupta yer alan herkes ‘şüpheli’ olarak yargılanıyor. Amma velakin, olası bir cezada, kanun gereği bu isimlerin bağlı bulunduğu kurumlar yara alacak, bu yaranın da yasadaki yeri belli: Küme düşme. 26 kişi üzerinden konuşuyorum, bu tablo içinde Fenerbahçe ve Sivasspor, başkanları ve yöneticilerinin işin içinde olması bakımından bir alt lige düşürülmeye namzet takımlar (malumunuz üzre, son iki gündeki gelişmelerle başka takım yöneticilerinin de işin içine katılmasıyla ‘şüpheli’ sayısı arttı, dolayısıyla takım sayıları da buna paralel çoğalabilir. Ayrıca Başkan Aydınlar, yine Telegol’ programındaki açıklamalarında “Bu işin içinde sadece Fenerbahçe yok. Altı-yedi kulüp daha var” diyerek, suyu daha da bulandırdı).

‘Ankaraspor örneği’

Diyelim ki hukuki süreçte, savcılık iddianameyi en az dört ila altı haftada, en fazla da üç-dört ayda hazırladı. Ve çıkan iddianamede, isnat edilen suçların net delilleri ortaya konuldu ve bazı takımların düşürülmesine karar verildi. O zaman ne olacak? Tezimi, spor hukukçularına da onaylattığım için gönül rahatlığıyla yazabiliyorum; tıpkı Ankaraspor örneğinde olduğu gibi iddianame açıklandığı anda, lig hangi haftasındaysa suçlu bulunan takımlar düşürülecek ve o ana kadar oynadığı maçlar, rakip takımlar lehine 3-0 hükmen olarak tescil edilecek.
Bu durumda o ‘En değerli markamız zaten yeterince yara alacak. Ama asıl olarak düşürülen takımlar için 2011-2012 sezonu hiç oynanmamış kabul edilecek. Bu takımlar, ikinci lig serüvenlerine bir sonraki sezonda başlayacak. Bu da şu demek, tekrar Süper Lig’e dönme süreleri en az iki sezona çıkacak. Yani bu tablo basit bir matematik hesapla, zararlarının ikiye katlanması anlamına gelecek. Bilindiği gibi Bank Asya’daki takımlar kadrolarında sadece üç yabancı bulundurmak durumundalar. Oysa bu karar erken verilse, Bank Asya adayları, belki kadrolarındaki yabancıları bir an önce ellerinden çıkaracak, ekonomik olarak hiç değil belli oranda ‘zarardan kâr edecekler’. Geleceğe ilişkin planlarına bir an önce başlayacaklar.

Her maç olay çıkar

Tabii bunlar, işin ‘finansal’ boyutları. Ya işin psikolojik yanı. Taraftar, işin hukukuna, kitabına bakmaz, içinden geçeni hemen söyler. Bu doğru mudur bilemem ama bizdeki tribün kültürü böyledir. Bugün adı şikeyle anılan takımlar, gittikleri her deplasman maçında ev sahibi takım taraftarlarının bu türden tacizlerine muhatap olacak. İşin daha kötüsü bu yönde pankartlar açılacak. Diyelim ki bu tezahüratlar ve pankartlar ceza getirecek ve söz konusu ev sahibi takımların sahaları ya kapatılacak ya da seyircisiz maçlara mahkum edilecek. O zaman bakalım, bugünlerde ‘İmtiyazsız kaynaşmış bir kitle’ görüntüsü veren Külüpler Birliği üyeleri, yani başkanlar, kendi taraftarlarına şirin görünmek adına nasıl konuşacaklar, şimdiden merak ediyorum. Peki ya işin uluslararası boyutu? UEFA dün yaptığı açıklamayla kendi cephesinden meseleye noktayı koydu ve topu tekrar Federasyon’un kucağına attı.
Sonuç soru işareti. Lütfen şimdiden, “Ortada fol yok yumurta yok, federasyonun dediği gibi belge de yok. Ne saçmalıyorsun” demeyin, ben sadece olasılıklar üzerine zihin Jimnastiğine soyundum.

Lig başladığında karar verilirse, * Düşürülen takımların rakipleri 3-0 hükmen galip ilan edilecek.
* Lakin düşürülen takımlar bir sonraki sezon Bank Asya’da başlayacak, yani en az iki sezon kaybedecek.,
* Avrupa yolculukları anında sona erdirilecek, UEFA nezdinde prestij kaybı yaşanacak.
* Deplasmanlarda rakip takımların ‘Şikeci’ şeklinde tacizlerine muhatap olacaklar ve bu yüzden birçok maçta olay çıkacak.
* Bank Asya takımları kadrolarında en fazla üç yabancı bulunduruyor, düşürülecek takımlar gereksiz bir ekonomik yükün altına girecek.

.