Miş'li geçmiş 'Zaman'

Derinden bakınca gözlerinize / Neden başınızı öne eğdiniz... Şimdi soruyorum büküp boynumu ah / Daha önceleri neredeydiniz...

Zaman bir nevi itiraf zamanı’ oldu. Önceki gece Zaman Gazetesi İstihbarat Şefi İbrahim Doğan, eski bir olayın perde arkasını kendince deşifre etti ve ‘Gezi protestoları’nın ilk günlerinde göstericiler tarafından revir olarak kullanılan ve daha sonra özellikle ‘içeride içki içildiği’ tartışmalarıyla gündeme gelen ‘Bezm-i Âlem Valide Sultan Camii Vakası’nın bir detayını ‘kamuoyu’yla paylaştı. Doğan, ‘Twitter’ üzerinden yaptığı açıklamada ‘Gezi olayları’ sırasında camide bulunan bira kutularının oraya sonradan koyulduğunu iddia etti. Doğan aynen şu ifadeyi kullandı: “Evet, o bira kutularını sonradan biri koydu, müezzin de bunu teyit etti.” Bu ilk atılan kartopu kısa bir süre içinde büyüdü, bazı takipçiler Doğan’a “İyi de bunu o zaman niye dile getirmedin?” şeklinde tepki gösterdi. Doğan da bu iddiayı ‘Gezi olayları’ sürerken 9 Haziran’da da ‘Twitter’ üzerinden paylaştığını belirtti. Top bir süre karşılıklı gidip gelirken, “Gazeteniz camide içki içilmediğini niye yazmadı?” sorularıyla karşılaşan Doğan, “Bunu o iddianın sahiplerine sorun, biz o iddiayı yazmadık” yanıtını verdi. Önceki gece ‘Twitter’ üzerinden kimi arkadaşların da altını çizdiği gibi ‘Hükümet-Cemaat’ arasındaki ‘Dershane krizi’nin ortasında ve dahi ‘MGK’nın 2004 yılında cemaate yönelik tavsiye kararı’nın ortalıkta dolaştığı bir dönemde, bu ‘hatırlatma’ya soyunmak elbette ‘Manidar’ gözükmektedir. Öte yandan evet, İbrahim Doğan bu iddiaya ilişkin görüşlerini o zaman sosyal medya üzerinden belirtmiş ama keşke mesleki açıdan ait olduğu medyada da, yani Zaman’da bu haberi mesela manşetten vererek zamanında önemli bir işlevi üstlenseydi daha ‘Hayırlı’ olmaz mıydı? Başbakan günlerce “Camide içki içtiler” söylemleriyle kitleler nezdinde Gezi protestosuna kara çalarken ve ‘Bir kısım medya’ bunu bir ‘Kara propaganda’ya dönüştürürken devreye girmek meslek ahlakının yanı sıra vicdanın da gereği değil miydi?

İlginçtir, bir gece önce de Zaman Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı, STV Haber’de ‘Dershane krizi’ konusunda açıklamalarda bulundu. Dumanlı’nın açıklamaları “Bu coğrafyadaki her canlı mazlumiyeti tadacaktır” gerçeğiyle bizi baş başa bırakıyordu. Lakin ortaya şöyle bir tablo da çıkıyordu; Türkan Saylan’lara, Ahmet Şık’lara, Nedim Şener’lere işlemeyen hukuk ve vicdan, şimdilerde can simidi olmuştu. Dumanlı da zaten meseleleri ‘Vebal’ sözcüğüyle telaffuz ediyordu. Neyse, gelinen nokta itibariyle manzarayı (O gece ‘Twitter’da da aynı şeyleri yazdım, tekrar olacak ama...) bir Selahattin Pınar bestesiyle tasvir etmek mümkün: “Derinden bakınca gözlerinize / Neden başınızı öne eğdiniz... Şimdi soruyorum büküp boynumu ah / Daha önceleri neredeydiniz...”

‘Geziciler’e operasyon sinyali!
Dillendirilen bir iddia var: “Gezicilere Ocak 2014’te yeni bir soruşturma geliyor. Kapsam genişletilecek, gazeteciler, sanatçılar, yazı-çizi erbabı, her bir kesim soruşturmadan nasibini alacak...” Aslında iktidarın (‘Cemaatli’ ya da ‘Cemaatsiz’) geçmiş hukuksal uygulamalarına bakıldığında olabilirmiş gibi geliyor insana. En azından belli bir süre gözaltında tutma, bu yolla itibarsızlaştırma, sonra da salıverme ama o kişinin siciline bir şekilde bu yolla bir ‘leke’ sürme... Biz de boş durmuyoruz, ‘olası’ bir soruşturmanın başlangıcına ilişkin fikirler üretiyoruz. Mesela enikonu ‘Gezi direnişi’ hakkında siyaset, sinema ya da spor üzerinden birçok yazı kaleme alan bendenizin şöyle bir ricası olacak sayın yetkililerimizden (Kendimi önemsediğimden değil, ‘ola ki çıtayı düşük tutarlar, beni ciddiye alırlar ve soruşturmaya dahil ederler’ diye söylüyorum bunları)... Pazartesi akşamları halı sahadayım, salı-çarşamba Avrupa kupası maçları var, ya stattayım ya da gazetede iş oluyor, perşembe sabahı sinema yazısını yazıyorum. Doğal olarak cumaları serbestim, zaten siz de genelde operasyonları cuma sabahları yapıyorsunuz. Hayır, ‘Mübarek gün’dür diye değil, borsa karışmasın, hafta sonu gözaltında kalabilsinler, pazartesi de savcı ve hâkim karşısına çıksınlar vs. diye... Yani ben ve arkadaşlarım konuştuk, cumaları müsaidiz...