Stajyer ?out?, Dede ?in?

Önümüzdeki sezonun matematik sorusu belli oldu: 74-70= ?.. Hemen açayım, hâlâ eğitim hayatımızın dinamikleri bizim dönemimizdeki gibi mi bilmiyorum ama herhangi bir ilkokulda öğretmen, öğrencilerine popüler kültür üzerinden şöyle bir soru yöneltebilir...

Önümüzdeki sezonun matematik sorusu belli oldu: 74-70= ?.. Hemen açayım, hâlâ eğitim hayatımızın dinamikleri bizim dönemimizdeki gibi mi bilmiyorum ama herhangi bir ilkokulda öğretmen, öğrencilerine popüler kültür üzerinden şöyle bir soru yöneltebilir: “Söyleyin bakalım çocuklar, Feldkamp’ın yaşından Aragones’in yaşı çıktı, kaç kaldı?” Aslında ‘Ekşisözlükçüler’den biri daha zekice bir cümleyle konuyu özetlemiş. “Gülme komşuna (Feldkamp), gelir başına.”
Peki Fenerbahçe yönetimi böyle bir hamleye niye soyundu? Euro 2008 öncesinde Radikal’de birçok kimseye ‘Kim şampiyon olur?’ diye sorduk ve başta, çocukluk aşkım ‘Hollanda’yı satıp ‘Fransa’ diyen ben olmak üzere çok kişi çuvalladık (sadece stajyerimiz Onur Erdem ve sayfa sekreterimiz Cem Sancaklı ‘İspanya’ demişti ve kazandılar). Aziz başkan acaba İspanya’nın ipi göğüsleyeceğini biliyor muydu? İçinden geçirmiş olabilir ama galiba gerçek neden, “Bu çocukları (takımı yani) şöyle adam edecek bir babaya, hatta ‘Dede’ye ihtiyaç var. Hem getirdim Zico’yu, ‘stajyer’ diye diye iki sezondur yapmadıklarını bırakmadılar. Hadi bakalım, 70 yaşındaki adama ne diyecekler?” olabilir. Fenerbahçe basınının işi başta kolaydı, Galatasaraylı kalemlerin 74’lük Kalli’ye dediklerini alıp, öznesini değiştirerek Aragones’e sallamaları mümkündü, ama artık o ‘Avrupa şampiyonu’ bir takımın teknik direktörü olarak huzurlarımızda. Lakin yine de Sarı-Lacivertli medyanın bu konuda engin bir tecrübesi var, sağolsun daha önce de ‘Dünya Şampiyonu Brezilya’nın hocası Parreira’ya saldırıp durmuşlardı. Ali Şen de zamanında Parreira’yı getirmiş, savunusunu “Koskoca dünya şampiyonu Brezilya’nın başındaki adamı getirdim, daha ne yapayım” diye kurmuş, daha sonra Şenol Güneş’in Trabzon’u, 1-0 öne geçtiği maçta ‘Daha fazla Vietnam’ diyerek saldırınca Oğuz-Aykut ikilisi hesabı kesmiş ve Şen’in savunusuna gerek kalmadan, Parreira Fener’i şampiyon yapmıştı. Daha sonra da bir yılda çözdüğü futbolumuzun kısır çekişmelerine daha fazla dayanmak yerine tası tarağı toplayarak topuklamıştı.
Peki Aragones Fenerbahçe’nin ve futbolumuzun çehresini ne kadar değiştirebilir? Kulüp yönetiminin Şampiyonlar Ligi’nde çeyrek final oynamak yerine 18. şampiyonluğu istediğini ve bunu başaramayan Zico’nun kovulduğunu, öncelikle birinin ona anlatması gerekiyor. Genç çevirmen Samet, anladığım kadarıyla Zico’ya bu bilginin önemini aktaramadı, Aragones’in çevirmeni öncelikle bu konuya çalışmalı. Daha sonrasında 44 yıl sonra İspanya’yı şampiyon yapmanın getirdiği tarihsel önemin bu yakada da bir karşılığı olduğunun hatırlatılması gerekiyor. Bu önemi bana da servisimizin ‘genç yetenek’lerinden İbrahim Koçyiğit hatırlattı: “Ağbi”, dedi “Adam İspanyolları 44 yıl sonra şampiyon yaptıysa, Fener’e de 26 yıl sonra Türkiye Kupası’nı kazandırır herhalde.” Evet, ‘Dede’nin öncelikli hedefleri arasında Fortis Türkiye Kupası da olmalı.
Başka? Aslında Türk futbolunun gelişimindeki asıl paylardan biri de İspanyollardır. 1984’deki Avrupa Şampiyonası’nda ikinci grupta yer alan İspanya ve Batı Almanya (o zaman finaller şimdiki gibi 16 takımla değil, sekiz takımla oynanmaktadır) son maçta karşı karşıya gelirler. Beraberlik bile ‘Panzerler’e yetmektedir. Lakin 89. dakikada Maceda’nın attığı golle Germenler turnuvaya veda eder. 1982 Dünya Kupası’nda finalde İtalya’ya kaybeden Batı Almanya, bir sonraki organizasyonda ikinci tur yüzü bile görememenin bedelini teknik direktör Derwall’e ödetir. Kır saçlı adam ülkesiyle yollarını ayırır ve Tomislav İviç’den son anda kazık yiyen Galatasaray’ın başına gelir. Sonrasında Türk futbolu yürür gider... Dolayısıyla bizim futbolun, dolaylı yoldan da olsa İspanya’ya bir teşekkür borcu vardır. Sözün özü, Aragones, bizi daha da ileri noktalara taşırsa, ikinci bir ‘İberya katkısı’ yapmış olur. Ayrıca, spor yorumculuğumuzun son yıldızı Sergen Yalçın, final maçı sonrası 70 yaşındaki çalıştırıcı için “Benim gördüğüm yaşına rağmen oyunu çok iyi okuyor” teşhisinde bulundu, bu da Aragones için tabii ki ayrı bir ‘artı puan’...