Ya 'Stat istifa' denirse!

Sen zaten stada faal bir siyasetçinin ismini vererek futbola yeterince siyaset karıştırmışsın, seyirci karıştırınca niye suç oluyor?

Franco ve Salazar futbolu, zulümlerini meşrulaştırmak için kullanır, oyunun kitleler nezdindeki ‘afyon’ özelliğinden yararlanırdı. ‘Rahmetli’ Özal da (kuşkusuz bir diktatör değildi ama) severdi futbolun kitleselliğini ve ilk hamlesini Galatasaray’ın cezası nedeniyle Almanya’da Mona-co’yla oynadığı Şampiyon Kulüpler Kupası çeyrek final maçı (1-1’lik) rövanşında göstermiş, Sarı-Kırmızılıları desteklemek üzere stattaki yerini almıştı. Sonrasında sahaların uluslararası standartlara ulaşması için çabaladı ve futbolumuzun bugün geldiği noktaya kendince katkıları olmuştu. Günümüz iktidarı ise -ki başında ‘Eski bir topçu’ var- futbolun gerçek muhatabı olan seyirciyle didişmeyi seçiyor. On-lara “Bazı kimliklerinizi, özellikle de siyasi olanını -ki aslında burada demek istenen şey muhalifliğinizdir- stadın kapısındaki portmantoya asın ve tribünlere öyle gelin” diyor. Evet, “Statlarda siyasi slogan atmak, tezahürat yapmak yasak” konusunda ben de birkaç kelam etmek istiyorum. Malum İçişleri Bakanı Güler, geçen hafta yasağı açıkladı ve hatırlattı: “Zaten yasada vardı, uygulanmıyordu.”

Şimdi servis sırası bende... Başbakan Erdoğan’ın ‘Gezi süreci’ boyunca verdiği ayarlar içinde, “Kuzum, sahi 28 Şubat’ta neredeydiniz?” de vardı, hatırlayacağınız gibi. Gencecik beyinlerden de cevabını aldı: “Kreşteydik.” Şimdi ben soruyorum, hükümete ve onların tezlerini her fırsatta dillendiren ve son zamanlarda siyasi eyleme soyunması muhtemel seyirciyi, karalamak adına ‘holigan’ yaftası yapıştıran kalem erbabına: Bu tribünlerde Diyarbakırspor’a mücadele ettiği her ligde, gittiği her deplasmanda ‘PKK dışarı’ diye tezahürat yapılırken, birçok statta tribünler “Ayağa kalkmayan Ermeni olsun” diye bas bas bağırırken, Avni Aker’in bazı bölümlerinde yörenin gençleri ‘Beyaz bereleri’yle Ogün Samast’a selam dururken “Neredeydiniz?” (Daha “Hrant öldürülürken, Uludere katliamı gerçekleştirilirken neredeydiniz?”e gelmiyorum bile).

Saydığım bu örneklerde futbol seyircimiz egemen bakış açısını tekrarlarken eski futbol yıldızından (sahi bugüne kadar Hakan Şükür’ün “Büyüklerim bilir”den başka ‘derin’ bir politik okumasına rastladınız mı?), eski bir şampiyon güreşçiden (Hamza Yerlikaya) milletvekili yaratmanın ne türden bir yararını gördük? Aksine Yerlikaya, Rıza Kayaalp ‘Irkçı söylemleri’yle nefret suçu işlerken, “Çocuğumuzun böyle bir beyanatı yok” diyerek arkasında durdu. Asıl olarak Kayaalp’e Akdeniz Oyunları’nın açılışında Türk bayrağını taşıtılması meselesinde ne Gençlik ve Spor Bakanı ne İçişleri Bakanı ne ‘vicdanlı’ Başbakan Yardımcısı ne de ‘adalet timsali ve âkil insan’ olarak gösterilen Cumhurbaşkanı Gül, aklıselim bir açıklamada bulundu. Bırakın bir yorumu, bu ‘asil görevi’ Kayaalp’e kim verdi artı ‘Kamu Spotu’nda oynattı; bunun sorumlusu ortaya çıkmadı.

Gelelim seyircinin tribünde siyaset yapması üzerine verilecek olası cezalar üzerine fantezi üretmeye… Diyelim ki izleyici böyle bir yolu seçti ve cezalandırıldı, sahi ceza ne olacak? (Statlar açık hava hapishanesine mi dönecek?) Misal, verilen cezadan dolayı o seyirci topluluğu bir daha maça alınmadı, yerine birileri geldi (Beşiktaş, kombineleri iptal edecekmiş ya) ama onlar da aynı eyleme soyundu, akabinde onlar da kapı dışarı. İyi ama nereye kadar? Kulüp yönetimleri bu kez isyan etmeyecek mi, “Sizin yasaklarınız yüzünden maçlarımızı sürekli seyircisiz mi oynayacağız?” diye. Fanteziyi uzatıyorum; olmadı, dışarıdaki futbol kamuoyu harekete geçti, The Times’ta yeni bir ilan, “Erdoğan elini futboldan çek…” İmza: Cantona, Gullit, Ferguson, Cruyff, Mourinho, Messi, Puyol, Breitner (malum o da eski ‘Maocu’dur), Ivan Ergiç, Menotti vs… Sonra buradan The Times’a yeni bir cevap: “Bizde de adam çok bulunur; futbolcu hele, sürüsüne bereket…”

Son olarak diyelim ki Beşiktaş’ın Kasımpaşa Recep Tayyip Erdoğan Stadı’nda oynadığı ilk içsaha maçı ve tribünler inliyor: “Stat istifa…” Şimdi bu suç mu sayılacak? Sen zaten stada hem de faal bir siyasetçinin ismini vererek futbola yeterince siyaset karıştırmışsın, seyirci karıştırınca niye suç oluyor? Daha da ötesi bırakın stadı, üniversiteye bile Recep Tayyip Erdoğan ismini vermişsin ama öğrenci si-
yasete karışınca o da suç oluyor...