'Yedi tepeli şehrimde' bıraktım rövanşımı

Fenerbahçe, Şampiyonlar Ligi play-off turu ilk maçında Spartak Moskova'ya deplasmanda 2-1 yenildi. Tur şansını gelecek çarşamba Saracoğlu'nda oynanacak rövanşa bırakan Kanarya'nın 'umut' sayısı Kuyt'tan geldi.
'Yedi tepeli şehrimde' bıraktım rövanşımı

Fenerbahçe Luzniki’ye son uğradığında, Moskova’nın bu büyük futbol mabedinden Deivid’in attığı golle beraberliği yakalamış ve 2-2’lik sonuçla bir puanı cebine koymuştu. Kanarya, bu maça ‘Muhteşem bir Inter galibiyeti’nin moraliyle gelmiş ve yurda iki maçta toplam dört puanla dönmüştü. İtalyan devi karşısında tüm zamanların en enfes organize gollerinden birine imza atan ‘Sambacı’ya istinaden Radikal Spor olarak biz de, bu maça ilişkin ‘Karlı kayın ormanında da Deivid’le yürüdü’ başlığını atmıştık. Tabii o zamanlar bambaşka bir Fener vardı. Sarı-Lacivertliler Zico’yla Avrupa’daki en uzun ve en tarihi yürüyüşünü gerçekleştirmiş ama ‘Dahili zaferler’i daha çok önemseyen Aziz Yıldırım, ‘Süper Lig maratonu’ ikincilikle bitirilince ‘Brezilyalı efsane’yle sezon sonunda yollarını ayırmıştı.
Dünkü Fenerbahçe ise geçen sezonu ‘Şike süreci’ esnasında ‘UEFA-TFF işbirliği’yle Avrupa dışında geçiren ama bu sezon için en büyük hedeflerinden biri olarak söz konusu arenada tekrar yer almak isteyen bir takım hüviyetiyle çıktı Luzniki’ye. Hoş, maç öncesi veriler bu isteğin kolay kolay elde edilemeyeceği yönündeydi. Çünkü hazırlık dönemini takiben Süper Kupa ve Süper Lig performansları, taraftarın kafasındaki soru işaretlerini daha da büyütmüştü. Artı Spartak’ın hücum ve orta saha silahları da meselenin bir diğer korkutucu ayağıydı.

Önce Cristian’ı yokladı…
Aykut Kocaman’ın aklında ne vardı bilmiyorum ama Alex’i yanında oturtarak başladı mücadeleye Sarı-Lacivertliler. Dünkü ‘İlk 11’de ‘Kaptan’ın görevi Cristian’a verilmiş gibiydi. Topal ve Selçuk Şahin de kesici ve bozucuydu. Dizilişte Kuyt en uçtaydı kâğıt üzerinde ama uygulamada ‘Serbest nizam’ hücumcuydu Hollandalı. Sow da zaman zaman defanstan gelip top çıkarıyordu. Mücadele Rus ekibinin ablukasıyla başladı. Makeev, Kombarov, Bilyaletdinov, Ari, McGeady ve Emenike’yle kurulan baskı ağını Sarı-Lacivertliler kontralarla kırdı. İlk 10 dakikada kazanılan üç korner bu kırılışın göstergeleriydi. Sonrasında Rus ekibinin tehlikeli gibi görünen ama sonuçsuz savruk ataklarını izledik yarı boyunca. Topla oynama oranları ‘51’e 49’ Fenerbahçe lehineydi Atkinson ilk 45 dakikanın son düdüğünü çaldığında. Tabelada golsüz eşitlik vardı ve 21 yaşındaki genç yetenek Brezilyalı Romulo da (ki Londra’daki Olimpik Milli Takım’ın yıldızlarındandı), 43’te sakatlanarak yerini Hollandalı Demy de Zeeuw’a bırakıyordu.
İkinci yarı başladığında da görüntü farklı değildi. Spartak dağınık bir şekilde geliyor, genellikle topu Emenike’nin önüne atıyor, Nijeryalı da adeta kamyon gibi önüne kim gelirse geçmeye çalışıyor ama doğrusu fiziği oranında ortaya akıl koyamıyordu. Bu da Fenerbahçe defansının işini kolaylaştırıyordu. 56’da Sarı-Lacivertlilerin en önemli atağı geldi. Önce Selçuk Şahin rakip atağı kesti, akabindeki kontrada Topuz’un sağdan ortasında Cristian’ın kafasını Dykan çıkarmasını bildi. Akabinde bu kez kontraya çıkan Spartak’tı. 59’da soldan Kombarov’un yerden kavisli ortasını Sarı-Lacivertli savunma seyredince Emenike kendi stilinin dışında bir golle ev sahibini öne geçirdi.
Cevap gecikmedi. 65’te Selçuk yine işaret fişeğini yakan isimdi. Uzun pasını Sow adeta bir ‘Pasör’ tadında havalandırdı, inen topu Kuyt, kayda geçerdi: 1-1. Oyun ‘seri’ye bağlanmıştı. McGeady’nin kornerinde Kombarov gelişine vurdu, top Mert’in koruduğu kalenin ağlarını bulurken Hamit Altıntop’un Kazakistan’a attığı, ‘FIFA Yılın Golü’ geldi hafiften akıllara.
‘Kocaman’lığını gösterdi
Son raunda Kocaman, önce Krasiç sonra da Bienvenu hamleleriyle girdi. Asıl ününü yaptığı zemine tekrar ayak basan Sırp yıldız, zaman zaman Spartak seyircisinin ıslıklarına maruz kalırken çok da etkili görünmedi. Kalan dakikalar başka gol getirmedi. Bu durumda ‘Devler Ligi’ biletini kimin alacağını önümüzdeki Çarşamba Kadıköy’de oynanacak maç belirleyecek. Bu kez roller değişecek, Fener oyunun hakimi, Spartak da kontracısı olacak. Ama şurası bir gerçek ki, bu Spartak elenmeyecek takım değil. Ayrıca dün Fenerbahçe belki oyunuyla gönülleri fethetmedi ama Kocaman, Nâzım’a yaptığı ziyaretle ‘Kocamanlığını bir kez daha gösterdi.