'Yeni Dalga'ma dokunma!

Ermeni soykırımıyla ilgili yasa tasarısı 'Fransa Meclisi'nden geçti diye, Fransız futbolunu ve sinemasını içimizden söküp atabilir miyiz?

Ermeni soykırımı iddiasını reddedenlere bir yıl hapis ve 45 bin euro para cezasını öngören yasa tasarısının meclisten geçirilmesinin ardından Fransız basınından Le Monde, meselenin Türkiye’deki yankılarına göz atarken Radikal’in ‘Les Misérables’ manşetini de büyükçe görüyordu. Le Monde’un haberinin son bölümünde ise şöyle bir ifade vardı: “Spor gazetesi Fanatik ise bu kararından hiç bahsetmezken Trabzonspor’un Gignac’la ilgilendiğini yazıyordu. Anlaşılan boykot futbolu kapsamayacak.” Evet, kararla birlikte şimdi yeniden Fransa ve ona ilişkin her bir şeyle tekrar hesaplaşma gayretine girişiyoruz. Neyse, benim sevdalarım açısından problem yok, Le Monde’un da vurguladığı gibi futbol dünyası zaten bu işten muaf (İddaa’nın Fransa Ligi boykotu türü bir saçmalık hariç). Ne yani, Umut Bulut’u, Hasan Kabze’yi, hatta Lugano’yu geri çağıracak, Mevlüt Erdinç’e de “Artık orada oynama” mı diyeceğiz? Tamam, Platini zaten özellikle Fenerbahçeliler tarafından sevilmiyor, onun durumu ayrı ama mesela içimizdeki Zidane sevgisini kim söküp alabilir? Wenger’in, Therry Henry’nin değerini yok sayacak, Cantona, Anelka ve Ribery (biraz da Dündar Siz ve Perez) sevgilerimize ket mi vuracağız? Bu arada Dünya Kupası’nın mucidi Jules Rimet, Avrupa Şampiyonası’nın mucidi Henry Delauney Fransız. Eğer boykotta ısrarlıysak hayattaki en büyük kompleksimiz gibi görünen bu iki kupaya da katılmayalım o vakit. Ya Tanju Çolak’ın durumu? Malum, ünlü golcümüz 1988’de France Football’un ‘Altın Ayakkabı’ ödülünü alıp tarihimizin en büyük nişanına ulaşmıştı.
Neyse bu işin futbol ayağı, öteki sevdam sinemada durum ne? Bu saatten sonra ‘Yeni Dalga’yı, Rohmer’i, Godard’ı, Truffaut’yu, Alain Delon’u, Belmondo’yu, C.
Deneuve’ü, Depardieu’yu, I. Adjani’yi, S. Marceau’yu, hele ki Marion Cotillard’ı inkâr edecek değiliz. Ve dahi ‘Lumiere Kardeşler’i, Melies’yi ve cümle âlem yedinci sanatın Fransız öncülerini... Ya Cannes meselesi? Şerif Abi (Gören) ‘Yol’la kazandığı ödülü geri mi versin ya da Nuri Bilge ne yapsın? Üstelik o, tüm Fransızların önünde bir itirafta bulunmuştu “Güzel ve yalnız ülkem” diye... Kim bilir, bu karar yalnızlığımızın ifadesidir. Neyse, biliyoruz ki sinema ve futbol, Fransızlarsız pek tat vermezdi. Meclisten çıkan karar ise hapis ve para cezasını da içeren antidemokratik yanları dışında, bize yakın ve uzak geçmişimizle doğru dürüst yüzleşmek için yeni bir fırsat da sunmuyor değil hani. Bazen bu tür pis burun vuruşlarıyla bile güzel goller gelebilir.

Yürüyelim arkadaşlar
Önceki gün Emek Sineması için şahane bir yürüyüş vardı. Bu sermaye ve siyasiler için ne anlam ifade eder, vicdanlarda bir oynamaya neden olur mu bilemem; ama nasıl derler, yolu Emek’ten geçen herkes kendisine yakışır şekilde eylemde yerini aldı. Yürüyüşün başında yanımıza ‘Fenerbahçeliliğiyle’ bilinen yönetmen Murat Şeker geldi. Laf atmadan edemedim: “Ne o yanlış mı geldin, sizin yürüyüş yarın değil mi?” “Yok canım” dedi, “Bugün burası, yarın Kadıköy”. Ülkenin makûs talihi böyle, sürekli ‘Yü-rüyüş kararı’ alınıyor ve hayatlar aşınsa bile yollar, ‘Eski bir büyüğümüzün de dediği gibi’ yürümekle aşınmıyor.

Pardon da maksadınız neydi?
Üç hafta önce bu köşede tecavüz konusunda kendince bilimsel bir yoruma soyunan ve söyledikleriyle kadınlara ilişkin ‘Nefret suçu’ işleyen Ahmet Çakar’ı eleştirmiş, böyle ifadeleri kullanan birinin TRT’nin düzenlediği ‘Futbol
Prensi Yarışması’nda jüri üyesi olamayacağını yazmıştım. Heyhat, hayat beni haksız çıkardı. Meğer TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin’in de kadına bakışında problemler varmış. Malum, Şahin, Kürt sanatçı Rojin’e ‘Aşüfte ka-
dın’ diyerek büyük ayıba imza attı. Sonra araya Başbakan Erdoğan’la, Bülent Arınç girdi ve Şa-
hin, “Maksadımı aştım” diyerek Rojin’den ve kamuoyundan özür diledi. Burada “Maksadı neydi ki!”
diye sorulabilir. Ama asıl sorun, bu özrün ne denli inandırıcı olduğu ve bu tür durumlarda, demokrasilerde çarenin özürden çok istifadan geçtiği. Sahi, Şahin bu seçeneği niye denemiyor?