Yeter ki kararmasın

Soruşturmanın hemen sonuçlanması gerekiyor. Çünkü yeni sezon 6 Ağustos'ta açılıyor, ayrıca duruma göre Avrupa yolcuları yeniden belirlenecek.

Bir güzel pazar daha karardı. Türkiye’de, futbolun geriye çekildiği, diğer sporların rol almaya çabaladığı her ‘özel’ günde böyle oluyor. Dün Kızlarımız Avrupa şampiyonu olmak için ve bir ilke imza atmak için salona çıkarken, Wimbledon’da da erkeklerin ‘Kral’ı belli olacaktı. Keza Fransa Bisiklet Turu’nda ikinci günün heyecanı yaşanacaktı. Ve en önemlisi, Türkiye ‘komşu’da düzenlenen Özel Olimpiyatlar’da tam 40 madalya almıştı ve bu sevinç de paylaşılmaya değerdi. Ama futbol, kendi dışındaki disiplinlerin sahne alacağı bu güne tahammül edemedi, kendini hatırlattı. Hem de ne hatırlatma... 

Evet, dün sabah saat 07.00 itibariyle futbol tarihimizin en büyük soruşturması için start verildi. Şimdi ne olacak, bundan sonra süreç nasıl işleyecek? Tabii ki gerçekten de ortada iddia edildiği gibi teşvik primi ve şike eylemleri var mı, bu konularda yargıya varmak ve konuşmak için henüz çok erken. Ama yapılan hamle kâğıt üzerinde bile çok çok cesurca. Bilindiği gibi bizim futbolumuzun kendine özgü adı konulmamış kuralları vardır ve bu kurallar evrensel ölçülerin uzağında işler. Nedir bunlar? 

Bizim ‘Büyüklerimiz’ ligden düşmez, bizim Büyüklerimiz ‘ahlaksızca’ işler yapmaz, bizim ‘Büyüklerimiz’ adeta Tanrısal güçlerdir. Oysa, bizim büyüklerimiz de insanlardan oluşmaktadır ve özellikle hukuk, insan denen varlığın, kurallar dışına taşması durumunda devreye girmesi için vardır. Hem de neredeyse taa ilk uygarlıklardan beri. Bu aşamada bize düşen sadece bir temenni. Kim ne yaptıysa ve suçu varsa, karşılığını görsün, yapmadıysa da beraat etsin, aklansın. Eğer söz konusu isimler gerçekten de suç işlemişler ve ceza alacaklarsa, bu bizi küçültmez, aksine hukuk ve adaletin herkes için geçerli olduğunu gösterir. Ki bu da bizi büyük insanlık âleminin gerçek bir üyesi haline getirir. 

Demek ‘Polis devleti’ 
Peki konu daha nasıl açılabilir? Kimi detaylarda gezinmek gerekirse mesela Fenerbahçe Yüksek Divan Kurulu Başkanı Yüksel Günay, yaşananlara ilişkin, “Çirkin bir olay, bunu buradan söyleyebilirim. Bu polis devleti. Hiçbir mahzur yok bunu söylemekte. Çünkü olay çirkin. Ne şike oldu ki araştırma yapıyorlar” demiş. İyi de, dün gözaltına alınan Başkan Aziz Yıldırım, yanında takımın en önemli ismi Alex De Souza’yla birlikte çok değil bir-iki ay önce bu ‘Polis devleti’nin başına gidip forma hediye edip, “Başbakan da bizim yanımızda” türünden bir mesajı tüm ülkeye vermeye çalışmadı mı? 

Bir başka detay: Bu kadar söylentiler ayyuka çıkmışken, Fenerbahçe’nin Eskişehirspor’dan Sezer Öztürk ve Karabükspor’dan Emmanuel Emenike’yi renklerini katmasına ne demeli? Evet, bu hamle, şikeye katılmadığının bir ifadesidir ve bir özgüven tavrıdır ama yine de Fenerbahçe’nin bu iki oyuncuya ihtiyacı olduğunu sanmıyorum. Diyecektim ki, polis kayıtlarına takılan görüşmelerin birinde iki oyuncuya da “Fenerbahçe şampiyon olursa, hizmetlerinizden dolayı sizi transfer edeceğiz” dendiği iddia ediliyor. Daha ciddi bir iddia, Emenike’nin para aldığı kameralarla tespit edilmiş. 

Bizdeki hukuk sisteminin işleyişi malum. Başta Ergenekon davası olmak üzere birçok davada henüz soruşturma safhasındayız ve aradan yüzlerce gün geçmesine rağmen, insanlar hâlâ neyle suçlandıklarını bilmeden gözaltında tutuluyor. Fakat işin ‘Şike soruşturması’ boyutunda bu kadar beklemek mümkün değil. Çünkü 2010-2011 sezonuna ait maçlar töhmet altında ve şampiyonluk federasyon tarafından tescil edilmesine rağmen, tarih şimdi yeniden yazılabilir. Üstelik bir sonraki sezon da 7 Ağustos’ta başlayacak. Soruşturma en kısa zamanda sonuca bağlanmazsa, yeni sezon ‘yaralı’ açılacak ve zaten her yolu kaosa çıkan futbolumuz, sonu gelmez tartışmaların parçası olacak. Ayrıca şampiyonluğun el değiştirmesi halinde Avrupa’ya gidecek takımların durumu değişeceği için bütün sezon öncesi planlar aksayacak. 

Ya ‘Marka’ değeri? 
Sözün özü, bir an önce soruşturma sonuçlanmalı ve ‘Ak koyun, kara koyun’ belli olmalı. Peşi sıra da ne kadar beyaz olabilecek bilmiyorum ama yeni sezon, akça pakça start almalı. Bu arada alınacak olası bir ceza ise, o ‘Büyük camialar’ı değil, kişileri ve hırslarını bağlar. İşin ucu küme düşmeye kadar bile uzansa, ‘Büyükler büyüklüklerini gösterir’, cezasını çektikten sonra sahnedeki gerçek yerlerini alırlar. Bu da onları küçültmez, aksine daha da büyültür...
Öte yandan bu soruşturmanın seyrine göre de Spor Toto Süper Lig’imizin o ünlü ‘Marka değeri’ yerlerde sürünebilir, ki bu da işin bir başka ekonomik ve ‘prestij’ boyutu.

.