scorecardresearch.com

İran'ın altın operasyonu

İran, rezervlerinin 3 milyar dolarlık bir bölümünü finansal bir operasyonla Türkiye üzerinden altın olarak ülkesine taşımış oldu.

Sn üç aydır TÜİK tarafından açıklanan dış ticaret verilerinde ilginç bir ayrıntı ortaya çıkıyor; İran’a yapılan altın ihracatı.
Malum, İran’a yönelik olarak ABD ve AB’nin yürürlüğe koyduğu ticaret ve finansal ödeme kısıtlamaları var. İran bu kısıtlamalar yüzünden hem petrol ihracatını hem de başta gıda ürünleri olmak üzere yaşamsal ithalatını yapamama noktasına geldi. Çünkü uluslararası bankaların en temel ödeme aracı olan swift sisteminde blokaj uygulanıyor; İran bankaları herhangi bir yere bir dolar dahi ödeyemiyor, hesaplarına da bir dolar bile giremiyor. Dolayısıyla İran, birkaç alternatife sıkışıyor. O da fiziksel olarak altın tutmak ve ödemelerini bununla yapmak. Bu yol tabii ki hızlı, pratik ve etkili bir ödeme sistemi değil. Ayrıca komşularla sınır ticareti ya da özel taşıma yolları ile yapılabilecek bir ticaretin cenderesine giriliyor.
Bizim dış ticaret verilerinden de mart ayından itibaren ortaya çıkan durum şöyle: İran’a geçen yıl mart, nisan ve mayıs aylarında aylık ortalama 267 milyon dolarlık ihracat yaparken bu yıl aynı aylarda sırasıyla 703, 1.471 ve 1.663 milyon dolarlık ihracat yapmışız. Geçen yılki ortalamayı bu yılki değerlerden düşerek dışarıda bırakırsak mart, nisan ve mayıs aylarında İran’a kabaca toplam 58 tona yakın bir altın ihracatı yapmış olduğumuz ortaya çıkıyor. Bunun değeri de toplamda 3 milyar dolar. Bunun altın olduğunu da mal gruplarına göre yapılan ihracattan çıkarıyoruz. Dış ticaret fasılları içinde altın ihracatı ya da ithalatı ‘inciler, kıymetli veya yarı kıymetli taşlar, kıymetli metaller; taklit mücevherci eşyası; metal paralar’ kaleminde (71 numaralı) yer alıyor. Bu kalemde, 2011 yılında mart, nisan ve mayıs aylarında toplam 995 milyon dolarlık bir ihracat olurken bu yıl 4 milyar 35 milyon dolarlık bir ihracat yapılmış. Aradaki 3 milyar dolarlık farkla, İran’a yapılan ihracattaki 3 milyar dolarlık artış denk düşüyor. Bu altınların külçe altın olduğunu da not etmek gerekir.
Peki, bu kadar altının da ithal edilmesi gerekir değil mi? İthalata bakıldığında, mart-mayıs arası dönemde İran’a ihraç edilen altınların daha önceden Türkiye’ye ithal edildiği ortaya çıkıyor. Verilerden görünen o ki önce bu altınların Türkiye’ye fiziksel olarak ithalatı 2011’de temmuz-ekim arası dönemde tamamlanmış. Altınların İran’a fiziksel olarak sevki ise bu yıl Mart-Mayıs 2012 döneminde tamamlanmış.
Tüm bu alım (ithalat), saklama ve sevk (ihracat) operasyonlarını Türkiye’deki bir şirket ya da bankanın yapmış olduğu açık. Tüm bunların yasadışı bir operasyon olmadığını da not düşmek gerekir.
İlginç bir nokta da; İran’ın Temmuz 2011 sonrasında altın biriktirmeye başlamasıyla, Merkez Bankası’nın önce döviz ve sonra da TL yükümlülükler için zorunlu karşılıklar yerine altın yatırılabilmesine ilişkin bankalara kolaylık sağlaması aynı döneme denk düşüyor.
Özet olarak İran, uluslararası banka hesaplarında bulunan ve bugünlerde kullanamayacağı rezervlerinin 3 milyar dolarlık bir bölümünü finansal bir operasyonla Türkiye üzerinden altın olarak ülkesine taşımış oldu.

http://www.radikal.com.tr/109287710928770

YORUMLAR

Bu habere henüz yorum yazılmamış.