2001'den 2023'e

2023'e ekonominin performansını yükselterek yürümek için inşaat, yol ve Ortadoğu'ya altın ticareti dışında bir şeyler gerekiyor

Malum, memleketin en önemli konusu, AKP Kongresi. Başbakan’ın konuşması o kadar köpürtüldü ki ben de buradan yola çıkarak bir genel değerlendirme yapayım diye düşündüm ve kongreyi izlemeye başladım. Başladım da aradan yarım saat geçti, çoktan sıkıldım. Bir yandan yazımı yazmaya karar verdim.

Mübarek siyasi parti kongresi değil, şiir festivali. Ben Kürt sorunu konusunda mesaj bekliyorum, bunun yerine muhafazakâr, maneviyatçı mesajlar duyuyorum. Kürt meselesi ise bir kez daha “Yatırım yaptık, para verdik daha ne istiyorsunuz” ucuzluğunda ele alınıyor.
Ekonomi konusunda söyledikleri de bildik şeyler. Farklı ne söyleyebilirdi derseniz, kongrenin ana mesajı ‘Hedef: 2023’ olduğuna göre ben geçmiş icraatla övünmek yerine gelecek vizyonu işitmeyi beklerdim.

Normalleştikçe sıradanlaşan AKP
AKP’nin meselesi şu ki, önemi Türkiye’nin normalleşmesiydi. AKP bu misyonunu yerine getirdikçe, normalleştirdiği Türkiye ile beraber sıradanlaştı. Siyaset için de böyle bu, ekonomi için de. Şimdi artık karşımızda sıradan, bu nedenle şaşırtamayan ve heyecanlandıramayan bir parti ve lideri var.

Benim için konuşmadaki en önemli üç söz tam da bu normalleşmeyi vurgulayan şeylerdi. “Bu ülkede darbeler dönemi kapanmıştır; hiç kimsenin yaşam tarzına karışmadık, karışmayacağız ve Kürtlere karşı on yıllardır sürdürülen ret, inkâr ve asimilasyon politikalarına son verdik” lafları Türkiye için çok önemli olsa da 21. yüzyılda bundan daha standart, daha normal, daha sıradan ne olabilir!

Ekonomide de aynı sıradanlaşma var. Erdoğan’ın sayıp döktüğü rakamlar, ekonomide anlattığı başarı, çok karanlık bir dönemin arkasından geldiği için çok önemliydi. Ama artık aradan on yıl geçti. Yeni kuşak bu karanlık dönemleri bilmiyor bile. Ben ders anlatırken fark ediyorum; yüksek enflasyon, çılgın faizler, eli yürekte beklenen Hazine ihaleleri, maaş alınır alınmaz koşulup paranın dövize çevrildiği ve ay boyunca bozdurulup harcandığı günler o kadar uzakta kaldı ki anlatınca masal gibi geliyor.

AKP’nin siyasi başarısı hep ekonomideki başarısına bağlandı. Ben o fikirde değilim. Bunun AKP’nin siyasi başarısını anlamamak veya anlayıp küçümsemekten başka bir şey olmadığını düşünüyorum. Aynı şekilde ekonomide halihazırda pek parlak olmayan göstergelere bakarak AKP’nin zayıflayacağı beklentilerini de paylaşmıyorum. AKP zayıflayacaksa, Türkiye’nin nabzını artık tutamıyor olduğu için zayıflayacak. Bence kongrede Başbakan’ın artık kendisini tekrarlayan konuşması, nabzı tutmaktan uzaklaşmaya başladığının bir göstergesi. Bakalım kadrolardaki kan değişimi bir fark yaratacak mı?

Eğer değişimin momentumu korunamazsa, ekonomi tökezleyecek ve bu da doğal olarak siyasi performansa yansıyacak. Şöyle ki: AKP 1990’lı yıllarda durmuş olan saati yeniden kurdu ve Türkiye ekonomisini 2000’li yılların dünyasına uygun bir hale getirdi. Şimdi de geçmiş on yıla bakarak gelecek on yılın projeksiyonunu yapıyor. Buradan da zorlayarak 2023 yılında dünyanın en büyük 10. ekonomisi olma hedefini koyuyor. Oysa 2020’li yılların dünyası, 2000’li yılların dünyasından çok farklı olacak. Geçmiş on yılın araçlarıyla gelecek on yıla yürünemeyecek. Başta AKP’nin ekonomi politikalarının özünü oluşturan neoliberalizm geliyor. Küresel kriz, 1980’li yılların neoliberal dogmalarının karizmasını fena halde çizdi. Şu son faiz-kur/fren-gaz tartışmalarında da gördük ki, ekonomi kurmaylarının zihniyetlerinde en ufak bir güncelleme yok. Eski, bayat tartışmalar...

Bir de AKP’nin siyasi başarısında şu çok vurgulanan Anadolu sermayesi ve orta sınıflar söyleminin de artık miadını doldurmuş olduğunu görmek gerekiyor. Doğrudur; bu sınıfların gelir artış hızı AKP döneminde yüksek oldu. Ama ekonominin geri kalanı durduğunda bu sınıflar tüm ekonominin performansını sürükleyemez. Kaldı ki son rakamlara baktığımızda bu kesimlerin de momentumunu yitirdiğini görüyoruz. Yani 2023’e ekonominin performansını yükselterek yürümek için inşaat, yol, kentsel dönüşüm ve Ortadoğu’ya altın ticareti dışında bir şeyler gerekiyor...