Şeyh Said Seriyyeleri

Şu anda Güneydoğu'da "Şeyh Said Seriyyeleri" adlı bir silahlı örgüt var ve önümüzdeki günlerde, öyle görünüyor ki, adını sık sık duyacağız.

“Sözlükte 'gece yolculuğu yapmak veya yaptırmak, geceleyin yola çıkmak' anlamındaki serâ kökünden türeyen seriyye 'askerî birlik, silâhlı tim, ordunun bir bölüğü' mânalarına gelir. Bu askerî birliklere görevlerinin gereği olarak çok defa geceleyin yol almaları, gizli hareket etmeleri ve baskın şeklinde harekât planı yürütmeleri dolayısıyla seriyye adı verilmiştir.”

İslâm Ansiklopedisi'nin 36. cildinin 565. sayfasındaki “Seriyye” maddesi böyle başlıyor. Serdar Özdemir'in kaleme aldığı maddenin başında, izahatın özü, şu kısa açıklama var:

“Hz. Peygamber’in bizzat katılmayıp görevlendirdiği kumandanlarla sevk ve idare ettiği sefer.”

Biraz daha okuyalım:

“Hz. Peygamber’in hicretten kısa bir süre sonra başlattığı fiilî mücadele döneminin en önemli faaliyetlerinden olan seriyyeler gerek strateji ve savaş taktikleri gerekse dinî ve siyasî sonuçları bakımından büyük önem taşır. Ayrıca kalıcı ve düzenli askerî gücün oluşumunda planlı tatbikat rolü oynamış, askerî ve idarî açıdan uygulamalı eğitim imkânı sağlamıştır. Seriyyelerin amacı gazvelerle (peygamberin bizzat katıldığı, dinî hedef atfedilen savaşlar -ük) bütünlük içinde, İslâmiyet’in yayılmasına engel oluşturan unsurları bertaraf etmek, müslümanları maddî ve mânevî baskılardan kurtararak dinlerini özgürce yaşayabilecekleri bir ortam sağlamaktır.”

Günlük gazetede peygamberin seriyyeleriyle neden uğraşıyoruz? Çünkü şu anda Güneydoğu'da “Şeyh Said Seriyyeleri” adlı bir silahlı örgüt var ve önümüzdeki günlerde, öyle görünüyor ki, adını sık sık duyacağız.

Bu örgüt hakkında kısa yoldan bilgi almak isterseniz, şu linke [https://goo.gl/Tz6d47] tıklayıp “Şeyh Said Seriyyeleri 2015 Yeni Marş”ı dinleyebilir, marşa eşlik eden görüntüleri izleyebilirsiniz. (Bunu yapmanızı ısrarla tavsiye ederim!)

Marşı yapanlar, “Seriyyeler Amed sokaklarında / Fedailer Batman'ın yollarında” diye giriyor, “La ilahe illallah / Biji biji Hizbullah” diye sürdürüyor: “Elde tevhid sancağı / Batman'ın sokakları / Cizre meydanlarında / Şehitler kanlarıyla / Yazacaklar inşallah / La ilahe illallah...”

Marş bittiğinde çıkan panoda şu sözlerle karşılaşıyoruz: “Hizbullah yine meydanda / Dünyayı başınıza zindan edeceğiz.”

Haliyle, buradaki “yine” ibaresi zihnimize çakılıyor.

12 Ekim 2014'te, ölü sayısının 44 mü 53 mü olduğunu, kaç kişinin nasıl can verdiğini hâlâ yüzde yüz kesinlikle bilemediğimiz, “Kobanê olayları”ndan (6-8 Ekim) hemen sonra, Ege Siyaset sitesindeki bir haber [http://goo.gl/Dqt5vO]  şu başlığı taşıyordu:

“Hizbullah Tabanı Öfkeli - Şeyh Said Seriyyeleri İntikam Yemini Etti”.

Spot şöyleydi:

“Son günlerde PKK / BDP'li çetelerin Kobani'yi bahane ederek Müslümanlara, Camilere, Kur'an Kurslarına yapmış olduğu saldırılardan dolayı Hizbullah tabanı öfkeli.”

Haberi de aktaracağım:

“PKK / BDP'li çetelerin Kobani'yi bahane ederek dindar Kürtlere saldırması, Müslümanları katletmesi, Cami, Kur'an Kursu, İslami Dernek ve STK'lara saldırması Hizbullah tabanında büyük bir öfkeye neden oldu. Hizbullah tabanı, kendisine PKK tarafından şu ana kadar yapılan saldırılara ve saldırılarda verdiği kayıplara misliyle cevap vermediği için çok öfkeli. Ve Hizbullah tabanı, yapılan saldırılara karşı ciddi karşılıklar vermek istiyor. Hizbullah'a bağlı olan ŞEX SAİD SERİYYELERİ Twitter hesabı üzerinden yapmış olduğu basın duyurusuyla İntikam yemini ederek, mürted dinsiz dedikleri PKK ve bileşenlerine cevap vereceklerini açıladılar.”

O Twitter hesabına geçmeden, bu haberin altına yazılmış yorumlardan birini aktarayım:

“Rabbim yardımcınız olsun o zerdüşt babaları belesını bulacak” (düzeltmedim – ük).

Yorumu yazanın, cumhurbaşkanının bazı görüşlerini paylaştığı anlaşılıyor.

Gelelim @Saidseriyyeleri hesabına. Bu Twitter hesabı, Şırnak/Cizre'de çatışmaların çıktığı, biri Hüda-Par'dan, biri YDG-H'dan iki kişiyle, HDP camiasından 15 yaşındaki bir çocuğun can verdiği olaylar sırasında yoğun olarak kullanılmış.

27 Aralık günü atılmış bir tweet şöyle:

"Bütün @Saidseriyyeleri! Hedeflerinizdeki Mürtedleri yakın takipte tutmaya devam edin."

(Acaba hedef kişiler belirlenip gerektiğinde onları vuracak militanlara mı paylaştırılmış? Daha sonra Diyarbakır'da göreceğimiz manzara, bu soruya evet cevabı vermeye yöneltiyor bizi. Yeni İhya-Der Başkanı Aytaç Baran'ın öldürülmesi üzerine yapılan misillemede, önceden belirlendiği belli “hedef”ler -insanlar- bir-iki saat içerisinde vurulmuştu.)

Yine 27 Aralık gününe ait bir başka tweet:

"Cizre'deki gelişmelere göre mevzii veya genel hedefler vurulacaktır."

Yine aynı gün:

"Seriyyeleri Takip edenler! 'Devlet nerede' çağrısı yapmayı bırakın. Devlet Cehennem'dedir. Seriyyeler görevdedir."

Seriyyelerin “Cizre'de katliamı önlediğini” ileri süren Yüksekova Ajans sitesi, ilçedeki olaylar üzerine, Hürseda Haber'e dayanarak, aktardığım tweet'lere de yer vererek şu haberi yayımladı:

“PKK'lıların Şırnak'ın Cizre ilçesinde dindar halkı hedef alması üzerine Hizbullah Cemaati'nin askeri kanadı olarak bilinen Şéx Said Seriyyeleri'nin halkı korumak adına harekete geçtiği ve katliamı önlediği ortaya çıktı. Her bahane ile dindar Kürtleri hedef alan PKK örgütünün dün gece Cizre'de dindar halka karşı gerçekleştirdiği saldırı Şéx Said Seriyyeleri'ni harekete geçirdi. Cizre'den gelen haberlere göre, Şéx Said Seriyyeleri'nin büyük bir katliamı önlediği belirtiliyor. YDG-H ve dağdan inen tecrübeli PKK militanlarının saldırılarını durdurmayı başardığı bildirilen Şéx Said Seriyyeleri (...)”

@Saidseriyyeleri hesabında, Cizre'deki çatışmalardan önce, gerilimin nasıl tırmandığına, Seriyyelerin faaliyete geçişine dair fikir veren tweet'ler de var – tarih, 4 Aralık 2014:

"Bazı alanlarda Seriyyelerimiz yol kontrolleri yapmaktadır. İhtiyaç duyduğumuz her yerde ve zamanda yapmaya devam edeceğiz. / Kendini bilmezler bunun tarafımızdan yapıldığını çok iyi bildikleri halde, bilerek IŞİD'e mal edip yanlış algı oluşturmaya çalışmaktadırlar."

Yılın son günü ile 2015'in 10 Mayıs'ı arasında atılmış herhangi bir tweet'in görülmediği hesaptan, 20 Mayıs'a ait iki mesaj:

"Mücadelesiz kan, gözyaşı, eziyet aczdir. Ama kan, gözyaşı, eziyet mücadeleyle beraber olursa zafer getirir." Ve: "İman ve iradenin neler yapabileceğini herkes görecek."

Mayıs'ın 29'unda, Şırnak/İdil'in Kozluca (Xanike) köyünde HDP'lilerle Hüda-Par'lılar arasında çıkan kavgada öldürülen iki Hüda-Par'lıya Seriyyeler bir gün sonra şöyle seslenmiş:

"M. Şerif Şimşek ve A. Celil Talayhan, şehadetiniz mübarek olsun. Sizler cennete, katilleriniz cehenneme gidecek!"

Yeni İhya-Der Başkanı Aytaç Baran'ın suikaste kurban gittiği, buna misilleme olarak Hizbullah'ın, yani artık biliyoruz ki “Seriyyeler”in üç kişi öldürdüğü 9 Haziran günü, “hesabın görüldüğü”, şöyle duyurulmuş:

"Şehid Aytaç Baran'ın şehadeti mübarek olsun. Sen cennete gittin, katillerin cehenneme!"

Bu durumda, Diyarbakır'da üç HDP'li, Bayram Özelçin, Emin Ensen ve Bayram Dağtan'ın öldürülmelerinin, sadece Baran suikastine değil, Xanike'ye de misilleme olduğunu düşünebiliriz.

Buraya kadar aktardım. Diyeceğim ise şudur:

Helsinki Yurttaşlar Derneği'nin düzenlediği bir dinleme, bilgi edinme, görüş alışverişi gezisi kapsamında Diyarbakır'a gittik. HDP'liler, Hüda-Par'lılar, avukatlar, başsavcı, vali ve yıllardır tanıdığımız, bildiğimiz, bize doğru söyleyeceklerine güvendiğimiz insanlarla görüştük. Bazılarına gerekli soruları sorup epeyce bilgi alabildik, bazı yetkililer bizi geçiştirdi. Taziyelere de gittik, ölenlerin yakınlarıyla, taziyeye gelmiş insanlarla konuştuk. Toplamda, ne olup bittiğine ve esas, neler olabileceğine dair sağlam sayılabilecek -ve maalesef biraz ürkütücü- bir izlenimimiz oluştu.

Heyette bir-iki gazeteci de vardık. Görüşmelerimizin “yazılmamak üzere” yapıldığını hep baştan belirttik. Bu yüzden “şu şunu dedi”ler yapamam. Ancak edindiğim izlenimin gereklerini dolaylı yollardan yerine getireceğim elbette. Nitekim başladım.