Almaata: Karların altında bir 'kardeş'

Kazakistan'ın eski başkenti Almaata, Orta Asya'nın en gelişmiş şehri. 4 ay kar altındaki kentte Türkler ve dizileri revaçta.
Almaata: Karların altında bir 'kardeş'

Fotoğraf: VEDAT ATASOY

Kış İstanbul’a resmen ‘Merhaba’ dedi! Der demez de şehri esir aldı. Kara alışık olmayan bünyemiz yine fire verdi. Tüm bu süreçte hele 3 saat uçak rötarı yiyince “İyi ki 40 yılda bir karla muhatap oluyoruz” diye düşündüm. Karla yaşayan şehirler aklıma geldi hem de öyle böyle kar değil! Bu yazımda bu şehirlerden birini anlatacağım hem de çok uzaktan, uçakla 6 saatlik bir uçuşla ulaşılabilen, son 2 ayda 2 kez gittiğim Almaata’yı anlatacağım.
Kazakistan’ın en büyük şehri ve eski başkenti (yeni başkent Astana) Almaata’ya son ziyaretimde hava -30 derece idi. Yerlerin karla kaplı olduğunu söylememe gerek yok herhalde!
Almaata, 1854’te Ruslar tarafından, sınır kalesi olarak kurulmuş. Hemen her milletten insana rastlayabileceğiniz, 2 milyonu aşan nüfusuyla Orta Asya’nın en büyük şehirlerinden olan Almaata, aynı zamanda bölgenin en gelişmiş şehri. Kazakistan, Sovyetler Birliği’nden bağımsızlığını kazandıktan sonra, zengin maden yataklarına ve petrole sahip olması nedeniyle kısa sürede zenginleşti. Eski Sovyet ülkeleri arasında Rusya’dan sonra en zengin ülke. Son ekonomik krizde büyük zararlara uğramasına rağmen Almaata ve özellikle yeni başkent Astana adeta yeniden inşa edildi. Almaata’nın her yeri şantiye… Bu inşaatların birçoğunu da Türkler yapıyor. 

Sokaklarda ‘dizi Türkçesi’
Kazakistan, Türkiye’nin, tüm Türki cumhuriyetler arasında en fazla ticaret yaptığı ülke. İnşaat, giyim, mobilya, gıda... Çok çeşitli Türk ürünleri Kazakistan’da bulunuyor. Türkiye, yanlış devlet politikaları ve zamanında kötü ticaret örnekleri gösteren, aç gözlü işadamları yüzünden Orta Asya’da birçok ülkede kendine yer bulamazken (özellikle Türkmenistan ve Özbekistan), Kazakistan’la süregelen bu ticari yakınlık çok önemli. Burada KATİAD’ın (Kazak-Türk İş Adamları Derneği) başarısını unutmamak gerekiyor.
Gece hayatında, insanı bezdiren çapkın Türk erkekleri haricinde, Kazakistan halkı Türkiye’yi ve Türkleri çok seviyor. Sokakta Türk olduğunuzu söylediğiniz andan itibaren hemen diyalog çabası görülüyor. Sık sık, “Biz kardeşiz” sözünü duyabilirsiniz. Bunda, son dönem Orta Asya’yı kasıp kavuran Türk dizileri furyasının da etkisi yadsınmaz! Bu diziler sayesinde birçok Kazak çok güzel Türkiye Türkçesi konuşuyor. Yine birçok yerde Lig TV’den Türkiye Süper Ligi izleniyor. Hatta Kazakların çoğu, Türkiye’de futbolda neler olduğundan benden daha haberdar. Özellikle derbi maçları çok ilgi çekiyor. Ayrıca Kazak halkı için denize gitmek demek ‘Antalya’ya gitmek’ demek! Hemen herkes en az bir kez Antalya’ya gitmiş.
Almaata şehir merkezi eski Sovyet mimarisinin ve şehircilik anlayışının klasik bir örneği… Yüksek, geniş, gri renkli binalar ve geniş, dümdüz, uzun caddeler… Son dönemde yapılan yeni binalarla bu tekdüzelik kırılmış olmasına rağmen yine de şehre bu mimari anlayışı hâkim. Almaata, çok sayıda büyük parka sahip bir şehir. Şehrin neredeyse tamamı ağaçlarla kaplı. Böyle parklara sahip şehirleri seviyorum. Bizde var olan parkların yıkılıp AVM yapıldığı bir dönemde, Almaata’nın parklarına gıpta ile baktım. Ayrıca yine Sovyet döneminden kalma bir alışkanlıkla, neredeyse tüm şehir merkezi sistem ile ısınıyor. 

Taksilerde pazarlık şart
Yılın 4 ayı karla kaplı olan Almaata, Alatau Dağları’nın eteklerinde yer alıyor. Bu sebeple oldukça güzel bir doğaya sahip. Şehirden kalkan teleferiklerle 10 dakikada dağlık alana ulaşılıyor. Özellikle Çimbulak Kayak Merkezi belki de Asya’nın en güzel pisti… Şehir merkezinden teleferiklerle çok kolay ulaşılabilen bu merkez, hafta sonları halkın uğrak yeri.
Ancak şehrin içinde kar ve buz neredeyse tüm yolları kaplıyor. Sık sık trafik kazaları oluyor. Bu sebeple kışın trafik İstanbul’u aratmıyor. Ancak eksi 30’lara düşen sıcaklığa rağmen ana yollar her zaman açık… Ayrıca Kazakistan’da, tüm eski Sovyet ülkeleri gibi, taksi için elinizi yoldan geçen birine kaldırmanız yeterli. Kentteki neredeyse tüm araçlar aynı zamanda taksi… Ama arabaya bindiğinizde mutlaka pazarlık yapın!
Soğuk havada sokakta olmanın neredeyse imkânsız olduğu Almaata’da tüm yaşam iç mekânlarda geçiyor. Son dönemin en gözde yerleri de AVM’ler. Özellikle Türklerin yaptığı AVM’lere yoğun ilgi var. Geleneksel Kazak yaşamının izlerinin bulunduğu en önemli alan ise Yeşil Pazar. Zhibek Zholy (İpek Yolu) caddesinde bulunan bu pazar oldukça renkli… Soğuktan kaçmanın en keyifli yolu ise her yerde karşınıza çıkan ‘Hamamlar’… 

Kış turizmine yeni merkez
Almaata’da geleneksel Kazak mutfağı örneklerini bulmak mümkün ama daha çok Türk ve Çin mutfağı hâkim. Çin’e bu kadar yakın bir şehirde çok iyi Çin yemekleri yiyebilirsiniz. Kazak mutfağı ise daha çok et ağırlıklı bir mutfak. Etseverleri (ben fazla et yemediğimden denemedim) memnun bıraktığı söylenen Kazak mutfağının en önemli yemeği ‘Shashlık’... Adının anlamı ‘Elmalık’ olan Almaata’nın elmalarının dünyaca ünlü olduğunu söylemek gerekir. Türkiye gibi sebze ve meyve zengini bir ülkeden gelseniz bile elmalarının lezzetine hayran kalıyorsunuz. Bir ara karpuz büyüklüğünde elma bile üretilmiş!
Türkiye ile birçok konuda yakın ilişki içinde olan Kazakistan, daha fazla ilgiyi hak ediyor. Özellikle Almaata, havasının soğukluğuna rağmen samimi bir şehir. Orta Asya’nın tartışmasız en gelişmiş kültür ve yaşam merkezi. Kışın gelmesiyle birlikte, özellikle kayak tatili için, alternatif rotalar arayanlara ilginç bir seçenek. Hareketli yaşamı ve teleferiklerle hemen ulaşılabilen kayak merkezi ile Almaata, kış turizminin önemli merkezi olma yolunda…