Avrupa'nın en genç başkenti: Priştine

Yüzyıllar süren Osmanlı egemenliğinin ardından Sırp tahakkümü yaşayan ve ancak 2008'de bağımsız olabilen genç ülke Kosova'nın başkentindeyiz...
Avrupa'nın en genç başkenti: Priştine

Balkanlar’ın tam ortasında yer alan ve Avrupa’nın en genç ülkesi olan Kosova, 17 Şubat 2008’de bağımsızlığına kavuştu. Ama sorunları hiç bitmedi.
Kosova ve kardeş ülkesi Arnavutluk, tarihlerini, Roma İmparatorluğu döneminde ‘Dardania’ adıyla anılan küçük ülke ile başlatırlar ve atalarının ‘Dardanlar’ olduğuna inanırlar. Bu yüzden hem Kosova’da hem de Arnavutluk’ta bol bol ‘Dardania’ adına rastlanır. 

Doğu Roma’nın zayıflamasıyla, Bulgar ve Sırp egemenliğine giren Arnavutların milli kahramanı olan ve Fatih Sultan Mehmet’e kelimenin tam anlamıyla kök söktüren bir prens tarih sahnesinde yerini almıştı. Aslen Katolik olan Kruya Prensi Gjergj Kastrioti... Türk tarih kitaplarında İskender Bey olarak anılan bu büyük komutan, o dönem bir ‘süper gücün’ imparatoru olan Fatih Sultan Mehmet’e ve babası II. Murad’a karşı birçok zafer kazanmıştı. Bu zaferlerinin ardından tüm Avrupa hem maddi hem de manevi olarak ona büyük destek verdi. Güçlü Osmanlı ordusu tarafından devamlı kuşatılmasına ve neredeyse her yıl büyük savaşlar yapmasına karşın, yaklaşık 25 yıl, Arnavut prensleri tarafından kurulan ‘Leç Birliği’ni ayakta tutmayı başardı. Kastrioti’nin heykellerini bugün tüm Arnavutluk ve Kosova’da sıkça görebilirsiniz. 

Kosova zaten, Osmanlı’nın Avrupa’ya geçmesiyle, tam bir savaş alanı olmuştu. Geniş Kosova Ovası büyük orduların kozlarını paylaşması için çok uygundu. Buradaki I. Kosova Savaşı, tarihin en dramatik ve kanlı çarpışmalarından biri oldu. 1389’da I. Murad’ın komuta ettiği Osmanlı ordusu ve Sırp komutan Lazar’ın önderliğindeki Balkan ordusunun karşı karşıya geldiği savaşta, Lazar savaş meydanında öldürülmüştü. ‘Muzaffer komutan’ I. Murad’ın, meydanı gezerken, iki tarafın kayıpları karşısında, “Allah bana bir daha böyle zafer göstermesin” dediği söylenir. Bu esnada, bir Sırp tarafından hançerlendi. Savaş meydanında öldürülen bu ilk ve tek Osmanlı padişahının iç organları Kosova ovasında, naaşı ise Bursa’da defnedildi. Bu savaş, Sırpların Osmanlılara karşı isyanlarının da dayanak noktası oldu. Sırp kaynaklarına göre muharebenin yapıldığı tarih olan 28 Haziran, Sırbistan’ın bağımsızlık bayramı olarak kutlanıyor. 

Yugoslavya’nın dağılma süreci de bu bölgede başladı. 1989’da, I. Kosova Savaşı’nın 500. yılında Sırp lider Slobodan Miloseviç, Sırp milliyetçiliğini tetikleyen ünlü konuşmasını Kosova Ovası’nda bulunan ‘Gazimestan Anıtı’nda yapmıştı.

Kosova hükümetinde Türk azınlığı temsil eden Bakan Mahir Yağcılar, Türkiye ile özellikle eğitim alanında bazı çalışmalar yapılması gerektiğini belirtiyor. Türk azınlığa vatandaşlık hakkı verilmesini talep ettiklerini belirten Yağcılar, “Kosovalı bir Türk olarak burada yaşayan bizlerin en büyük güvencesi olan Türkiye’nin çalışma ve eğitim kanunlarında bize özel kolaylıkların getirilmesi burada yaşayan Kosovalılara çok büyük imkânlar sağlayacaktır” diyor. 

Anayasa Mahkemesi üyesi Altay Suryol ise bir başka soruna işaret ediyor: “Burada iş yapan Türk şirketleri, işe alımlarda Türkleri tercih etmiyor. Türkiye’de okumuş, Arnavutça, Türkçe ve İngilizce bilen gençlerimiz, ‘Türkleri işe alıyorlar’ denmesin diye görmezden geliniyor. Kayrılmak istemiyoruz ama bu politik ve ticari hesapların bir parçası da olmak istemiyoruz.”
Kosova televizyonunda haber sunan ve ‘Kosovaport’ isimli Türkçe haber portalının sahibi olan, Ankara Üniversitesi Gazetecilik Bölümü mezunu Ela Kasap ise “Eskiden Türkçe yayın yapan gazeteler vardı. Şimdi hepsi kapandı. Bizim gibi tek tük ayakta durmaya çalışan bir avuç kişi kaldı” diyerek, Türkçe basının destek bulamadığından dert yanıyor. 


Çarpık kentleşme ve altyapı 


Avrupa’nın en genç başkenti Priştine’nin bir diğer sorunu ise altyapı yetersizliği ve çarpık kentleşme. Bu sorun kısa sürede çözülecek gibi de durmuyor. Aksine kentin her tarafında yeni inşaatlar yapılıyor. Ancak bu yeni ve yüksek binalar için gerekli altyapı çok eksik. Ve ekonomik sorunlarla uğraşan hükümetin gündeminde bu konu yok.
Priştine sokaklarında dolaştığınızda en çok göreceğiniz şey gençler. Ülke nüfusunun büyük çoğunlu genç. Ancak bu gençlerin istihdam edilebileceği alan neredeyse hiç yok. Hiçbir yerde görmediğim kadar çok kafeye sahip Priştine’de yine de bu kafelerde yer bulmak mümkün değil. Gençlerin en fazla istihdam edildiği işletmeler olan bu kafelerin müdavimleri de yine gençler. 

Kafe ve restoranların, tahminlerimin çok üzerinde kalite ve lezzette olduğunu belirtmeden geçemeyeceğim. Tüm Balkanlar’da çok sık içilen Türk kahvesini Priştine’de bulmak pek de mümkün değil. Ancak espresso ve cappucinoları İtalya ile yarışır. Geçmişte İtalyanlarla sıkı ilişki içinde olan Arnavutluk ve Kosova, dünyanın en iyi İtalyan mutfağına sahip ülkelerinden... Hatta birçok kişi, “Arnavutlar, pizzayı İtalyanlardan daha iyi yapar” diyor. Daha iyi mi bilemeyeceğim ama İtalyan mutfağı Priştine’de kesinlikle çok başarılı ve kesinlikle çok daha ucuz! 


‘Nena Tereza’ caddesi! 

Yugoslav mimarisinin, kendine özgü garip örnekleri ile çarpık kentleşme örneği apartmanların arasında, kentin eski dokusunun izlerini bulmak hâlâ mümkün. Özellikle Osmanlı dönemine ait birçok cami, saat kulesi ve konaklar tüm ihtişamlarıyla duruyor. Kentin ‘eski şehir’ olarak adlandırılan bölümünde sadece mimarisi değil kültürü de geçmişten izler sunuyor.
Geçen yüzyılın en önemli dini figürlerinden olan, ünlü Arnavut Rahibe Teresa, tüm bu etnik ve dini çatışmalara rağmen Müslüman nüfusun çoğunluk olduğu bu genç ülkede büyük saygı ile hatırlanıyor. Şehrin en önemli alışveriş ve yürüyüş caddesi onun adıyla anılıyor: ‘Nena Tereze’…
Nena Tereze caddesini dolduran gençler, bu günlerde büyük bir işsizlik sorunu ile karşı karşıya olmalarına rağmen gelecek için umut dolular. Genç nüfusun çokluğu Kosova’nın en büyük umudu. Sadece 1 milyon 800 bin kişilik nüfusa sahip olan bu küçük ülkenin insanları, “Ülkemiz kalabalık değil, kısa sürede ayağa kalkarız” diyor. Umarım bu dilekleri kısa bir süre içinde gerçekleşir.

Priştine: Yeniden doğuş


Avrupa kıtasının en genç ülkesi olan Kosova’nın başkenti ve en büyük şehri Priştine’de, bu ‘geç kalmış’ bağımsızlığı ‘New Born’ anıtı simgeliyor... Yüze yakın ülkenin resmen tanıdığı Kosova Cumhuriyeti, kendini tanıyan ülkelere bu anıt aracılığıyla teşekkür ediyor. Sırbistan ile sorunlar hâlâ çözülebilmiş değil. Özellikle kuzey bölgelerde yaşayan Sırp halkının durumu en büyük sorun. Ancak AB yolunda ilerleyen Sırbistan, birliğe kabul edilmesinin önündeki en büyük engel olan Kosova meselesini çözmek istiyor. Geçmişin uzlaşmaz tutumundan vazgeçmiş gözüküyor. Bu sebeple Kosovalılar gelecekten umutlu.