İkiyüzlü güzel: Rio de Janeiro

Dünya Kupası'nı ağırlayacak Rio de Janeiro büyük ve 24 saat hareketli plajları kadar yoksulluğun hüküm sürdüğü mahalleriyle de meşhur...
İkiyüzlü güzel: Rio de Janeiro

Dünya Kupası heyecanı dört bir yanımızı sararken, kupa finalinin yapılacağı Rio de Janeiro, her gün yeni bir protestoyla dünya basınının ilgisini çekiyor. Son olarak Brezilyalı eylemciler, polisin müdahalesine oklarla cevap vererek dünya protesto tarihinde çığır açtılar! Peki neden bu protestolar?

Öncelikle dünyanın en güzel şehirlerinin başında gelen Rio’dan bahsetmeden geçemeyeceğim. Şehrin coğrafi yapısı o kadar güzel ki, ‘manzara seyretmek’ deyimi tam da burada anlam kazanıyor. Kentin simgesi olan İsa heykelinin bulunduğu Corcovado Dağı ve Sugar Loaf Tepesi muhteşem manzaralar sunuyor ziyaretçilerine. Her türlü hava durumunda saatlerce fotoğraf çekmeye doyamayacağınız bu iki nokta, Rio’nun en turistik yerleri. Corcovado’ya çıkış fünikülerle yapılırken, Sugar Loaf’a teleferikle ulaşılıyor.

Bu noktalardan kente baktığınızda ilk olarak dikkatinizi çeken şey, göz alabildiğine uzanan plajlar... Copacabana, İpanema ve Leblon gibi dünyaca ünlü plajları, yılın her mevsimi cıvıl cıvıl. Özellikle İpanema ve Leblon, son yıllarda oldukça revaçta. Rio’nun en gözde semtlerindeki bu plajlarda yapılan partiler, İbiza’dakilerin bile ününü aşmış durumda.


COPACABANA’DA MAÇ KEYFİ
Ama kim ne derse desin, Rio’nun simgesi Copacabana... Diğerlerine göre daha çok halk plajı kıvamında olan Copacabana, yaklaşık 4 kilometre uzunluğundaki kumsalıyla, dünyanın en bilinen plajı. Burası aynı zamanda Brezilya’nın simgesi futbolun da en önemli merkezlerinden biri. Plajın her tarafı, futbol kaleleri ve son yıllarda popüler hale gelen ‘footvolley’ sahalarıyla dolu. Her geçen gün dünyada büyük ilgi gören ‘footvolley’in doğum yeri de Copacabana...

Copacabana, sadece futbolseverlerle dolu değil elbet. Plajın hemen yanında kumsala paralel uzanan yolun bir şeridi, günün belli saatlerinde halkın spor yapması için kapatılıyor. Rio sakinleri de bu yolda yürüyor, koşuyor, bisiklete biniyor, paten yapıyor, kaykaya biniyor. Bütün günü Copacabana’da geçirmek abartılı bir deyim değil; Riolular için bir realite. İşlerinden fırsat buldukları her an plaja gidenler, gecenin geç saatlerine kadar burada kalıyor. Özellikle hafta sonlarında mutlaka bir aktivitenin olduğu Copacabana, bu anlamda bir plajdan çok daha fazlası. Örneğin Rio de Janeiro Film Festivali’nin gösterimleri kentin önemli sinema salonlarında yapıldıktan sonra, gece Copacabana’da film müziklerinin sunulduğu konserler ve partiler organize ediliyor. Hatta Riolular için film festivalinin en keyifli kısmı bu konserler.

Dünya Kupası maçlarının da izlenebileceği en keyifli yer, yine Copacabana. Kumsala kurulacak dev ekranda maç izleyenler, hem güneşlenip okyanusa girecek hem de plaj partilerine katılacaklar.


HAYAT PAHALI OLUNCA...
Ancak her şey bu kadar da güllük gülistanlık değil Rio’da. Son dönemde protesto gösterileriyle gündeme gelen Brezilya’daki eylemlerin merkezinde yine Rio var. Yani yukarıda güzelliklerini anlattığım şehrin bir de karanlık yüzü var. Gelir dağılımı dengesizliğinde önde gelen ülkelerden biri olan Brezilya’da, 2010 yılında Rio’nun hemen yanı başında keşfedilen Libra petrol sahasıyla birlikte, petrol gelirleri bir anda iki katına çıkmış. Bu da dengesizliği tam anlamıyla had safhaya ulaştırmış.

Hayat pahalılığına bir de Dünya Kupası organizasyonu eklenince, fiyatlar adeta çıldırmış vaziyette Rio’da. Burası gerçekten de dünyada gördüğüm en pahalı kent. Üç kişilik sıradan bir yemeğin fiyatı 300-400 TL. Nispeten iyi bir yerde ama yine de mütevazı bir yemek yerseniz eğer, bu rakam 1000-1500 TL’ye ulaşıyor.


TEHLİKELİ BİR CAZİBE: FAVELA
Yılda yaklaşık 4-5 bin kişinin öldürüldüğü Rio, dünyanın en tehlikeli kentlerinin de başında geliyor. Bunun en büyük sebebi, favelaların aynı zamanda iki büyük uyuşturucu çetesine ev sahipliği yapıyor olması. Brezilya polisinin bu semtlere yaptığı büyük baskınlar ve sonucunda çıkan olaylar da ölü sayısının artmasına yol açıyor.

Bu favelaların en bilineni ise Tijuca Ormanı’nın hemen eteklerinde, Güney Amerika’nın en büyük favelası olan Rocinha... Tijuca Ormanı, kahve çiftliklerine yer açmak için ağaçları hunharca kesilmiş bir orman. Ancak Rio, büyük bir kuraklıkla baş başa kalınca, 1986 yılında tüm kahve çiftlikleri kapatılarak yeniden ağaçlandırılmış. Rocinha favelası tam da burada yer alıyor. İZ TV’ye hazırladığımız bir belgesel için oyuncu Ahmet Mümtaz Taylan ve kameraman Ethem Tosun’la birlikte gittiğimiz favelalara, artık sınırlı sayıda da olsa yabancılar girebiliyor. Rehberimiz Ceci’yle birlikte dolaştığımız bu tehlikeli sokakların en büyük özelliği, evlerin üst üste yapılmış olması.

Rio de Janeiro, tüm tezatlarına rağmen dünyanın en güzel kentlerinden biri. Belki de onu bu kadar güzel kılan, tezatların varoluşu. Bir yanda renkli sahilleri ve neşeli insanları, diğer yanda tehlikeli sokakları ve eylemci ruhuyla Rio de Janeiro, Dünya Kupası tarihinde final maçının yapıldığı en ilginç kentlerden biri olmaya aday.


GECEKONDULARDA DOĞAN SANAT
Rio’nun favelalarında zor yaşam koşullarından doğan hareketli bir sanat yaşamı da var. Duvarlara çizilen graffitiler, ünlü Brezilya müzikleri ve dansları, hep bu kenar mahallelerin eseri... Hele bir mahalle var ki orada ortaya çıkan bir eser, Rio’nun simgesi olmuş adeta. Santa Teresa favelasında bulunan Selaron Merdivenleri, Rio’ya gidenlerin mutlaka uğraması gereken bir yer. Aslında geçmişte zengin bir semt olan Santa Teresa, varlıklı kişilerin sahil tarafına yerleşmesiyle favelaya dönüşmüş. Diğer favelalardan farkı ise daha bohem bir yapısının olması ve sanatçıların burada çok eser bırakmış olması. İşte onlardan biri olan Şilili seramik sanatçısı Jorge Selaron, Santa Teresa’daki merdivenleri seramikle süslemeye başlar. Tam 24 yıl boyunca bu merdivenleri rengrenk (kırmızı ağırlıklı) seramiklerle donatır. Dünyanın dört bir yanından gelen seramik parçaları ve kendi hazırladığı seramiklerle eskinin belalı mahallesine dünyanın en güzel merdivenlerini yapar. 2013 yılında ölümünden önce yaptığı son eseri ise merdivenlerin hemen karşısında yer alan Dünya Kupası graffitisi olur. Polisin devamlı bir ekip bulundurarak koruduğu merdiven, tam bir şaheser! Ancak siz siz olun, yine de gece vakti merdivenlerin çevresinde dolanmayın.