Komşuda tatil: Kavala

Yaşadığımız gergin günlerin stresini atmak ve yaklaşan bayram tatili için plan yapmak isteyenler için farklı bir rota önereceğim: Kavala...
Komşuda tatil: Kavala

Yunanistan’ın kuzeydoğusunda bulunan Kavala’nın adını çocukluğumdan beri bilirim. Çocukluk arkadaşım Korhan’ın ailesinin geldiği Kavala, mübadillerin acı anılarıyla, her zaman hasretle bahsedilen bir yerdi benim için. Çocukken,’’Neden insanlar doğduğu topraklardan koparıldılar’’ sorusunu sorardım. Büyüdüm ama hâlâ cevabını bilmiyorum.

Kavala, İstanbul’a 4 saat mesafede bir şehir. Bu kadar yakın bir yeri yıllarca bize uzak edenler utansın diyerek, size kısaca bu harika şehri anlatacağım.

Kavala, korunaklı doğal limandan hemen yükselen bir tepede kurulmuş. Bu tepenin de en üst noktasında bir ortaçağ kalesi bulunuyor. Deniz kıyısında olmasına rağmen Kızıltepe’den Mardin’e bakıyormuşum hissi veren şehrin tarihçesi çok eskilere uzanıyor.

Makedonya Kralı Filip’in kurduğu Filippe Antik Kenti Kavala’ya sadece 10 dakika mesafede… Filippe, aynı zamanda Büyük İskender’in doğduğu şehir. Şu anda hala kazıları devam eden antik şehir, arkeoloji sevenler için tam bir cennet…

Ancak şehir asıl gücünü Osmanlılar zamanında kazanıyor. Hatta birçok yerde şehrin Kanuni tarafından kurulduğunun yazılması, tarihi olarak yanlış olsa da şehrin imarı ve güçlenmesini ifade etmesi anlamında ise doğru bir tanım.

Kanuni, önemli kavşak noktalarında bulunan şehirlerin başına güçlü valiler atamıştı. Bu valiler adeta şehirlerin hamileri olmuştu. Saraybosna, Mostar, Travnik, Üsküp, Kavala… Adeta Kanuni zamanında yeniden doğan şehirlerdi.

Kanuni’nin, Batı Trakya’da kritik noktada bulunan bu şehre verdiği önemi anlamak için yaptırdığı devasa su kemerlerine bakmak yeterli. Korunaklı limanı ve limanın hemen üstündeki tepede bulunan kalesiyle, Osmanlı donanmasının önemli üslerinden biri oluvermişti.

Komşusu Selanik ile imparatorluğun en gözde şehirlerinden biriydi Kavala. Bugün hala eski şehir olarak adlandırılan kalenin altındaki bölgeye gittiğinizde her yerin Osmanlı eserleriyle dolu olduğunu göreceksiniz. Özellikle görkemli, cumbalı konakları bana Kandilli’yi anımsattı.

Kavala’nın en önemli şahsiyeti ise Kavalalı Mehmet Ali Paşa… Karakteri ve tarihi önemini umarım bir gün Ayşe Hür detaylı olarak bize aktarır ben ise kısaca değineceğim.

Kavala’da doğan Mehmet Ali Paşa, büyük bir komutan ve devlet adamıydı. Büyük bir çöküş dönemine giren Osmanlı’da kısa sürede yükselmiş ve Mısır Valisi olmuştu. Mısır’da yaptığı ıslahatlar ve kurduğu çoğu Arnavutlardan oluşan (kendisi de Arnavut) güçlü ordusuyla Sudan’ı Osmanlı’ya katmıştı. Mora’da başlayan Yunan İsyanı’nı bastıramayan Osmanlılar Kavalalı Mehmet Ali Paşa’dan yardım istemişti. Kavalalı kısa sürede isyanı bastırmıştı. Söz verilen Mora Valiliği’nin kendisine verilmemesi üzerine isyan eden paşayı durdurmak mümkün olmamıştı.

Üzerine gönderilen tüm orduları yenen Kavalalı, II. Mahmut’un İngiltere, Fransa ve Rusya’dan yardım istemesi sonucunda Kütahya’da durmak zorunda kalmıştı. Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın konağı ve konağın önünde bulunan heykeli bugün şehrin en önemli turistlik ziyaret noktaları. Gene önemli bir ziyaret noktası ise imarethane… Bugün şehrin en lüks oteli olan İmarethane’de en azından bir kahve içebilirsiniz. Kahve tercihiniz Grek kahve yani bildiğimiz Türk kahvesi olabileceği gibi adeta Yunanlıların son dönemde milli içeceği olan ‘frappe’ yi de tercih edebilirsiniz. Sokakta herkesin elinden gün boyunca düşürmediği frappe satan kafeleri her köşede bulabilirsiniz.

Ayrıca limanda bulunan balık restoranlarında mutlaka yemek yemelisiniz. Özellikle deniz ürünleri ve mezelerde Yunanlılar gerçekten çok başarılı. Fiyatları ise oldukça makul.

Uzun süren yurtdışı seyahatlerimizde mutlaka bir yunan restoranı bulur ve memleket hasretini ve yemeklerine özlemimizi bu şekilde gideririz. Yurtdışında açılan Türk restoranlarının sadece kebap satması (Berlin dışında iyi kebap yapana da rastlamadım. Anadolu mutfağı yurtdışında çok kötü tanıtılıyor.), zeytinyağını mutfaklarında bol kullanan Yunan restoranlarını tercih etmemize sebep oluyor.

Kavala, deniz kenarında bulunan bir şehir. Denizi oldukça temiz. Şehrin hemen çevresinde bulunan plajlara ulaşmak çok kolay. Bu plajların doğası bozulmamış. İskelelerle işgal edilmemiş. Sahile yapılmış küçük barakalarda hem yemek yiyebilir hem de içkinizi içebilirsiniz. Müzik ve dansın iç içe olduğu, daha çok gençlerin tercih ettiği plajlar olduğu gibi, sessizliğin hâkim olduğu dingin köşeler de bulunuyor.

Ayrıca Kavala’dan her gün feribotlar ile adalara gitmeniz mümkün. Hele bir ada var ki, Kavala’yı tercih etmenizde çok önemli bir rol oynayacak. Zaten Kavala tatilinizi bu ada seyahati ile birleştirmenizi tavsiye ederim. Thassos yani Taşoz Adası… Yunanistan’ın en güzel adalarından biri olan bu doğa cennetine ulaşmak için en kısa yol Kavala. Yemyeşil ağaçlarla kaplı, beyaz kumları ile turkuaz rengi denize sahip bu adanın fotoğraflarını görenlerin, tatil planlarını bir kez daha gözden geçireceklerine eminim. Şahane restoranlarını ve yemeklerini de unutmayın!

Çocukluğumda adını hep hasret ile duyduğum, birçok mübadilin hayallerinde yaşayan Kavala’yı görmek beni çok mutlu etti. Türk-Yunan düşmanlığının sokakta, halklar arasında değil devletlerin politikalarında olduğunu göreceğiniz Kavala’yı mutlaka tatil planlarınız arasına alın derim.