YENİCE: Bir orman denizi

Yenice Ormanları, sonbaharda yapraklarını dökmeye hazırlanan ağaçların renk cümbüşüne tanıklık etmek isteyenler için doğru adres.
YENİCE: Bir orman  denizi

Sonbahar benim için orman mevsimidir. Yapraklarını dökmeye hazırlanan ağaçlar, bu merasimi yapraklarını binbir renge dönüştürerek tamamlar. İşte bu renk cümbüşü yüzünden sonbaharda ormanlara giderim koşa koşa.
Sonbaharın en güzel yaşandığı yerlerden biri de Yenice Ormanları. Peki neresi bu Yenice? İstanbul-Ankara otobanında, Gerede gişelerinden Karabük istikametine doğru gittiğinizde Karabük’e 30 kilometre uzaklıkta bulunan bir doğa harikası. Bu kadar detaylı yol bilgisi vermemin sebebi, hem Ankara’ya hem de İstanbul’a yakınlığını anlatmak aslında. Ayrıca Sapanca’dan itibaren belki de Türkiye’nin en güzel yolunu takip ederek varıyorsunuz bu doğa harikasına. Sadece bu yolu kat etmek bile büyük bir keyif veriyor insana. Özellikle motosikletçilere tavsiye ederim. Hele yolun Karabük’ten sonraki bölümü muhteşem! Tam 16 tünelden geçilerek ulaşılıyor Yenice Ormanları’na.
Bu ormanlar, Türkiye’nin mutlak koruma altına alınması gereken 9 orman sıcak noktasından biri. En büyüğü değil belki ama en güzellerinden biri. Özellikle fotoğraf çekmeye meraklıysanız, hiç vakit kaybetmeden gidin!
Yenice’de her yer orman. Uçsuz bucaksız, göz alabildiğine orman... Türkiye’nin en bakir ve kesintisiz ormanlarından biri burası. Anıt niteliğindeki ağaçları, doğal yaşlı ormanları, derin vadileri, akarsu ekosistemleri ve içinde barındırdığı yaban hayatı çeşitliliğiyle Anadolu’ nun en iyi korunmuş ormanlık bölgelerinden biri. 

Anıt ağaçların gölgesinde
Yenice, 100 metreden başlayarak yaklaşık 2000 metreye kadar yükselen engebeli bir arazi yapısına sahip. Bakirliğini ve biyolojik çeşitliliğini de bu zorlu topografya sayesinde koruyabilmiş. Yenice Nehri ve kollarının kıyısında kurulmuş birkaç köy dışında yerleşim alanı bulunmuyor bu civarda.
Yenice Ormanları, karışık doğal yaşlı orman yapısına sahip. Uludağ göknarı, sarıçam, sandal, funda, beyaz çiçekli laden, akçakesme, menengiç, erguvan, sumak, porsuk, fındık, karaçam, çınar yapraklı akçaağaç, kayın gövdeli akçaağaç, sapsız meşe, anıt porsuk ve fındık ağaçları... Bu kadar karışık ve zengin bir orman sistemi bulmak kolay değil! Yenice Ormanları ayrıca onosma bozakmanii gibi nesli tehlike altındaki dokuz endemik bitki türüne de ev sahipliği yapıyor.
Yenice Ormanları’nın bir diğer özelliği de birçok anıt ağaca sahip olması. Engebeli arazi yapısı yüzünden ağaçlar güneşe ulaşabilmek için birbirleriyle yarış halinde adeta. Bu yüzden 30-40 metre yüksekliğinde dev ağaçlara sahip. Ancak bazıları türlerine göre de inanılmaz boyutlara ulaşmış. Mesela bir fındık ağacı ne kadar yüksek olabilir ki? 5, 10 ya da 15 metre mi? Tam 30 metre! Yine bu boylarda olan porsuk ağaçları da türlerine göre devasa boyutlara ulaşmış. Yenice’de en çok göreceğiniz şey, yüksek ağaçlar...
Beni en çok etkileyen ise orman denizi manzarasıydı. Yani uçsuz bucaksız ve kesintisiz bir orman... Bu orman özellikle sonbaharda insanın aklını başından alıyor. Dakikalarca sessiz kalıp binbir renkli orman denizini seyre dalıyorsunuz. Ufka baktığınızda renkler yavaş yavaş silikleşiyor ve sisin ardında kayboluyor. Bu orman denizinde ağaçlar dışında var olan tek şey ise kıvrıla kıvrıla ormanı kat eden yol!
Tüm bunların yanı sıra doğal yapısı sebebiyle kanyoning, çadır kampı, dağcılık, kaya tırmanışı, rafting gibi doğa sporlarına elverişli bir yer burası. Özellikle kanyoning yapmaya uygun olan Şeker Kanyonu’nda, alandaki yürüyüş parkurlarıyla eşsiz doğa güzellikleri arasında huzurlu bir yürüyüş ya da bisiklet turu yapılabilir. Ayrıca kanyonun kayalıkları da tırmanışlara müsait. 

Huzurlu bir bisiklet rotası
Yenice Ormanları birkaç yıl önce ekoturizmle tanıştı. Eski Kaymakam Fatih Çiçekli’nin katkılarıyla Şeker Kanyonu’nda hazırlanan ‘Yenice Evi’, bana göre Türkiye’deki en iyi orman mesire alanı. Yörenin mimari dokusuna sadık kalınarak ahşap malzemeyle inşa edilen bir konak ve etrafında hem çadır hem karavan konaklamasına izin veren, güvenli ve temiz kamp alanından oluşan bu alan, hafta sonu ise halkın uğrak yeri.
Türkiye gibi orman zengini bir ülkede diğer ormanlarda da bu tür yerlerin çoğaltılması, halkın çevre bilincinin artması açısından önemli.
Yenice Ormanları’nın bir başka özelliği de, Türkiye’nin en iyi işaretlenmiş yürüyüş ve bisiklet rotasına sahip olması. Likya Yolu’nu işaretleyerek bize uluslararası bir rota kazandıran Kate Clow’un hazırladığı bu rota, bir doğa yürüyüşçüsünün ya da bisikletçisinin tüm ihtiyaçlarını karşılar nitelikte. Özellikle bisiklet rotası ilginç! Geleceğin ulaşım aracı olan bisikletin, Türkiye’nin gelişmiş (!) birçok şehrinde kullanılamıyor olmasını da düşünürsek, Yenice’nin farkı daha iyi anlaşılabilir!
Burası aynı zamanda Safranbolu’ya 30 kilometre uzaklıkta olmasından ötürü, UNESCO Kültür Mirası listesindeki eşsiz Safranbolu’yla da birleştirebileceğiniz güzel bir hafta sonu tatil seçeneği.
Yenice Ormanları benim için hep özel olmuştur. Hele sonbaharda bu orman denizine bakmaya, kaç kere gitmeme rağmen doyamadım. Siz de özellikle sonbahar bitmeden mutlaka bir gün görün derim!

‘Sürdürülebilir turizme model’
YILDIRAY LİSE (Uzman Biyolog):
“Türkiye’nin 9 orman sıcak noktasından biri olan Yenice Ormanları, sonbaharda rengârenk oluyor. Biyolojik çeşitlilik ve peyzaj açısından önemli olan bölge, son yıllarda sürdürülebilir turizm faaliyetleriyle dikkat çekiyor. Planlı bir şekilde yapılacak faaliyetlerle bölge, ormanlık alanlarda yapılacak sürdürülebilir turizm faaliyetleri için bir model olabilir.”

‘Yenice için fotoğraf vakti’
AHMET ŞÜKRÜ ELBİR (Orman Endüstri Mühendisi):
“Yıllardır bölge ormanlarında çalışan ve Yenice’yi yakından tanıyan biri olarak diyorum ki, ‘Şimdi Yenice Ormanları’nı gezmenin tam vakti!’ Tabiat Ana’nın kucağında fotoğraf çekmek ve renk cümbüşünü görmek isteyenleri bekliyoruz.”