Boşanacak mısınız, evliliğiniz sürer mi?

Elbette hangisinin sizin için daha iyi olacağını bilemem. Benimkisi bir değer yargısı değil,bir risk değerlemesinden ibaret.
Boşanacak mısınız, evliliğiniz sürer mi?

Ben falcı değilim, ama rakamlara doğru bakıldığında geleceğin okunabileceğine de inanırım.Türkiye’de yapılan araştırmalar ve oluşan istatistikler evliliğinizin nereye kadar süreceği ve sonlanıp sonlanmayacağı konusunda gayet isabetli tahminler yapmaya olanak veriyor. Bunu paylaşmayı deneyeceğim. Az sonra.

Boşanmaların, eşlerden birisinin vefatı ile yalnız kalanlarınve kendi evine geçen gençlerin çoğaldığını biliyoruz. Tek ebeveynli haneler de, tek kişilik haneler de çoğalıyor. Tek kişi yaşayanların sayısı 1,7 milyona ulaşmış durumda. Marketing işi ile ilgilenenlerin artık daha fazla dikkat etmesi gereken bir rakam. Tek kişilik hane ürün tüketimi, ambalaj tipi, alışveriş yaklaşımı, hizmet alımı ve haberdar olma (reklam) kanalları açısından geleneksel aileye göre ciddi farklılıklar taşıyan bir özel “segment” oluşturur. Zamanla perakende mağazalarda hazır gıda reyonlarının nasıl hâkim hale geldiğini göreceğiz. Özellikle, bazı semtlerde...

Sosyal politikalar için ise özellikle tek ebeveynli haneler daha yüksek ve daha “incelmiş” destek ihtiyacı duyarlar. Geleneksel hane yapısı değişiyor ve doğal olarak sosyal politikaları da değiştirecektir.

Evlenme yaşının yükselmesi ile ilgili belirlemeler net. Eskiye göre daha geç evlenerek “iki kişilik eve”geçiyoruz. Erkekler ortalama 25,5 ve kadınlar 23,5 yaşında evleniyorlar. Her iki ortalama da kabaca her 10 yılda 1,1 yaş ileri kayıyor.Son 10 yılda evlenmeler yüzde 2,5 azalmış boşanmalar ise yüzde 38 artmış. Geçtiğimiz yıl yuvarlatılmış rakamlarla 600 bin evlilik 125 bin boşanma gerçekleşmiş. Gerçekler acı da olsa görmezlikten gelemeyiz. Bugün arabanın arkasına “Evlendik, Mutluyuz” yazan her 5 çiftten birisi boşanacak. Üstelik bu oran azalmayacak, artacak. İşte halen evli olanlar için istatistiki falcılığın başladığı yer.

Peki, siz boşanacak mısınız, yoksa evliliğiniz sürecek mi? Elbette hangisinin sizin için daha iyi olacağını bilemem. Benimkisi bir değer yargısı değil,bir risk değerlemesinden ibaret.

Kadınlar aşağıdaki sorulara ne kadar çok“evet” diye cevap verirlerse o kadar yüksek ihtimalle boşanmaya adaylar:

Yüksekokul ve daha üstü bir eğitiminiz var mı?

1 çocuklu veya çocuksuz musunuz?

8 yıldan daha az bir süredir mi evlisiniz?

Metropol kentlerde mi yaşıyorsunuz?

Çalışıyor musunuz?

Eşinizin size yeterince ilgi göstermediğini düşünüyor musunuz?

Eşiniz içkiyi gereğinden fazla mı içiyor?

Size iyi davranmadığı kanısında mısınız?

Evin geçiminde daha yüksek bir performans göstermesi gerektiğini mi düşünüyorsunuz?

Sizin taraftaki aileye az zaman mı ayırıyor?

Onun ailesi işinize biraz fazla mı karışıyor?

Sizi aldatıyor olabileceği fikri aklınızdan geçiyor mu?

Bunlar aslında aile araştırmalarından çıkan boşanma nedenleri ve boşananların yaygın özellikleri ile gerekçelerini yansıtan sorular. Eğer hepsine evet diyorsanız boşanma potansiyeliniz ciddi anlamda yüksek demektir.Hatta boşanmış bile olabilirsiniz, farkında değilsinizdir. Siz de tek ebeveynli hane artışına katkıda bulunacaksınız. Yine de canınızı sıkmayın. Erkekler evli kalmaya daha yatkındır. Aşağıda ipuçları var.

Eğer erkekseniz en azından daha düz ve kısa bir liste sizin için yeterlidir. Beklentileriniz fazla çeşitlenmiş değildir.

Eşinizin sorumsuz davrandığı gibi bir hissiniz var mı?

Size yeterince ilgi göstermediğini düşünüyor musunuz?

Ailenize ve özellikle annenize saygısızlık yaptığı oluyor mu?

Ailesi, özellikle annesi işlerinize fazla mı karışıyor?

Aldatma gibi çok çok nadir raslanan gerekçeleri bir yana bırakırsak geleneksel erkek sadeliği burada da kendini gösterir. Beklentileri fazla çeşitlenmiş değildir. ”Eve iyi bak,sesini fazla çıkarma, annemle iyi geçin, annen işlerimize fazla karışmasın sonsuza kadar mutlu olmasak bile sonsuza kadar evli kalalım.”

Testin sonucunda kendiniz için ne buldunuz bilmiyorum tabi. Sizin için hayırlısı neyse o olsun diyelim.

Not: Bu yazı için Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Türkiye İstatistik Kurumu ve Ipsos araştırmalarından yararlandım.