Bu bir "com.tr'ye giriş" yazısıdır

İtiraf: Bir kitap fetişistiyim ben. Öyle aşk falan değil sözünü ettiğim. Koklamakla kalmam. Cildini yanağıma sürterim, sayfalarında parmak gezdiririm. Sayfa 'sırt veriyorsa' hüzünlenirim. Özensiz ciltlere deliririm. Bir çeşit hastayım anlayacağınız. Tedavi olmaya da niyetim yok.

Radikal’in kağıtla vedalaşmasına üzülenlerdenim.
Önce şu kağıtla yaşadığımız aşktan söz edelim.
İcatlar tarihinin en kadım ve geleneksel kahramanı ile aşk yaşamamak olanaksız. Meseleye sadece çevrecilik değişkenleri üstünden bakanların bile, yekten reddedemediği bir duygu bu. Kültür ve sanatın genetik kodlarında var.
Yine de bu aşkı, sapkın bir tutkuya, kağıt fetişizmine dönüştürmenin de alemi yok. “Kağıt kokusu olmadan okuyamam,” kulağa hoş gelen, romantizmi güçlü bir söz. Ama bu sözün kendinden sonbahar yaprakları düşüren havasına kapılmaya da gerek yok.
2000’li yıllar ‘dot.com’ yılları olarak geçti ekonomi tarihine. Sadece ekonominin değil, iletişimin de yeni algısı oluştu zamanla. ‘dot.com’ şirketlerinin baş aktör olduğu bu filmin her tür uygulamasını gördük yıllar içinde. Bunlardan en çok tartışılanı e-kitaplar oldu. Bir cümlenin kağıt üstündeki varlığı, ekran ya da tablet üstündeki varlığından daha değerli görüldü kimilerince. Hatta sağlıklı bir terminoloji bile oluşturulamadı. Bir tarafa ‘gerçek yayıncılık’ kondu, diğer tarafa ‘sanal yayıncılık’. Ortada ‘sanal-sanrısal’ bir şey yoktu oysa. Dijital ya da sayısal yayıncılık tanımı yıllar içinde az biraz yerleşti dilimize. Çividen hokkaya, hokkadan dolma kaleme, dolma kalemden daktiloya ve oradan da bilgisayar klavyesine geçen, yani yazının üretim araçlarındaki değişim sırasında mızıldanmayan insanoğlu, içeriğin paylaşılacağı enstrümanların değişiminde kazan kaldırdı. Bu anlaşılır isyan, zamanla, özellikle de günlük haberlerin sayısal ortamda-internet üstünden paylaşımıyla biraz olsun ‘normalleşti’.

İtiraf: Bir kitap fetişistiyim ben. Öyle aşk falan değil sözünü ettiğim. Koklamakla kalmam. Cildini yanağıma sürterim, sayfalarında parmak gezdiririm. Hurufatın baskı koyuluğuna bakarım. Sayfa ‘sırt veriyorsa’ hüzünlenirim. Özensiz ciltlere deliririm. Bir çeşit hastayım anlayacağınız. Tedavi olmaya da niyetim yok.
Yine de bu hastalığım, içeriğin kolay-hızlı ve eşit koşullarda paylaşılabilir olduğu sayısal yayıncılığı desteklememe ve bu konuda çalışmama engel olmadı yıllar içinde. 2000 yılında, arkamıza altzine.net deneyimini de alarak Murat Gülsoy ve Adnan Kurt ile kurduğumuz altkitap.com, çok mahir bir ekibin ellerinde yayın hayatına devam ediyor. O tarihten bu tarihe, internet üstünde kitap yayımlayan, sayısal bir yayınevi olarak çok değerli kitapları, ücretsiz olarak okurla buluşturmaya devam ediyor. Ve o tarihten bu tarihe, başta “Ekrandan kitap okunur mu sizce?” başta olmak üzere, aynı soruları cevaplamaya çalışıyor.

Okunur efendim. Siz istedikten sonra, her yerde, her araçla kitap-gazete-dergi okunur. Asıl soru şu olmalı o yüzden; “Siz okumak istiyor musunuz?”

Öncelikle bir yeniliğin, eskisinin yerine geçeceği tedirginliğinden kurtulmamız gerekiyor. ‘Yerine’ değil, ‘birlikte’ olabileceği gerçeğini kabul ettiğimizde daha rahat düşünebileceğiz.
Gelelim Radikal’in kağıtla vedalaşmasına. Bu veda sürecinde, ‘birlikte’ ile ‘yerine’ kavramlarının yanlış konumlandırıldığını düşünüyorum. Süreç, Radikal’in gelecek yılların gazeteciliğine “Merhaba!” deyişi olarak değil, nitelikli bir gazetecilik sürecine “Elveda!” olarak sunuldu ve haklı olarak biz okurlarını derinden sarstı. Bunun sadece bir sunum hatası mı, yoksa bir sektör kararı mı olduğunu zaman içinde göreceğiz.
Ama üzüntünün derindeki nedeni, bu sunumla birlikte yaşanan uygulama süreci. Pınar Öğünç’ün “Meram”ını anlattığı, kısa ve vurucu yazısının tarihe düşülen bir not olduğuna inanıyorum. Durumu çok net anlatmış Pınar. Can acıtıcı bir yazı. Unutmamalı ki, bu değişimle birlikte işsiz kalan gazeteciler sektördeki arkadaşlarından çok okurların canını acıtmıştır. Nice ismin, yeni günle birlikte neler diyeceğini bilememek, onların satırlarını artık okuyamamak sadece kültürümüzün değil, gazetecilik tarihimizin de artık kış mevsimine girdiğinin bir göstergesidir.
Ve biz yine üstümüzde ince bir çulla yakalandık bu kış mevsimine.
Radikal’de yeni bir dönem başladı. Artık ‘com.tr’ diyeceğiz. Buradan yine bahara ulaşıp ulaşamayacağımızı da zaman gösterecek.