Rafları boş bir kütüphane

"Edebiyat Eserlerini Destek Projesini" samimiyet ve iyi niyetle tartışmak istesek bile bir bilinmezlik duvarına tosluyoruz. Oysa ilk soru gayet net ve basit: Kimler, hangi kriterlerle, kimlere destek verilmesine karar verdi?
Rafları boş bir kütüphane

Olay kısa sürede “Benim babam senin babanı döver,” kıvamına geldi.

“Siz TEDA’dan destek alırken iyiydi, sen kim oluyorsun da benim edebiyatımı sorguluyorsun, açtırma ağzımı fuarlara hangi paralarla gittiğini bilmiyor muyum sanıyorsun, oraya gelirsem...” tadındaki yazışmaların çıkış noktasında Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın yazarlara verdiği maddi destek var.

Demek ki işin içine para girince edebiyatın edebi sükut ediyor.

“Edebiyat Eserlerini Destek Projesi” başlığının altındaki açıklama şu: Bakanlığımızca, 25 Aralık 2013 tarihli ve 28862 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Edebiyat Eserlerinin Desteklenmesi Hakkında Yönetmelik” kapsamında, Türk edebiyatının gelişimine katkı sağlayacak nitelikteki özgün edebiyat eserlerini üretecek veya bunları yayımlatacak proje müelliflerine projeleri karşılığında 2014 yılından itibaren maddi destek verilmeye başlanmıştır. Edebiyat Eserlerini Destekleme ve Değerlendirme Kurulu 2014 Yılı 1. Toplantısı gerçekleştirilmiş ve desteklenmesine karar verilen projeler belirlenmiştir. 2015 yılı yazım desteği başvuruları, 1 Eylül ile 15 Ekim 2014 tarihleri arasında kabul edilecektir.

Bakanlığın bu makro projesi, geçtiğimiz hafta boyunca mikroblog ortamında tartışıldı. Cepheler oluştu. “Siz-Biz” ile başlayan cümleler havalarda uçuştu. “Sen benim kim olduğumu biliyor musun?” dayılanmalarına kadar gelindi. Fena hallerden geçtik anlayacağınız.

Edebiyatçıların bir kısmı bakanlık desteği kavramıyla yeni tanışıyor gibi girdi konuya. Emek Sineması için yapılan eylemlere “Ben sinemacı değilim ki,” diye katılmayan yazar görmüş gözlerim, pek şaşırmadı bu duruma. Oysa destek projelerindeki uygulama hataları konusunda sinemacılar ve tiyatrocular yıllardır ses yükseltiyordu. O seslere kulak kabartmak, sorunları önceden anlamak ve değerlendirmek için önemliydi.

Bu destek projesinin ne olduğunu öğrenmek için T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü’nün ekygm.gov.tr adresindeki internet sitesine girmek gerekiyor.

Sade tasarımlı internet sitesinde sadece bir fotoğraf var. Bir kütüphane. Üstü boş bir masa ve arkasında küçük bir kütüphane. Kütüphanenin bir rafında Ahmet Ümit kitaplarını seçiyor gözler. Hemen alttaki rafta da Yaşar Kemal kitapları var. Diğer kitap sırtları da tanıdık. Alfabetik bir sistemde dizilmediği belli. Bir rafın yarısı, bir rafın tamamı boş. Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü’nün resmi sitesindeki kütüphane fotoğrafı çok şey anlatıyor aslında. Yaşamıyor. Nefes almıyor, nefes aldırmıyor.

Peki bu proje edebiyata nefes aldıracak bir proje mi? Yorumları sitedeki bilgiler üstünden yapalım. Türk edebiyatının gelişimine katkı sağlayacak nitelikteki özgün edebiyat eserlerini üretecek veya bunları yayımlatacak yazarlara sağlanacak maddi destek projesi olarak tanımlanan projede, destek miktarı ve ödeme şekli şöyle aktarılıyor:

Destek miktarı eserin kapsamı, basım maliyeti ve nitelikleri dikkate alınarak Edebiyat Eserlerini Destekleme ve Değerlendirme Kurulu tarafından Türk Lirası olarak belirlenir. Yazım desteği tutarı, destek konusu eserin kapsamı ve nitelikleri dikkate alınarak, 276.000 gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımından elde edilecek miktarı geçmemek üzere Kurul tarafından belirlenir. Yazım desteği tutarının %50’si destek sözleşmesinin imzalanmasından sonra, %50’si ise proje neticesinde üretilecek eserin kabulüne ilişkin Kurul kararından sonra ilgililere ödenir. Yayım desteği tutarı, destek konusu eserin basım maliyeti ve niteliği dikkate alınarak, 65.000 gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımından elde edilecek miktarı geçmemek üzere Kurul tarafından belirlenir.

Yarısı peşin-yarısı iş bitince bir ödeme söz konusu anlayacağınız. Sorun tam bu noktada başlıyor. Paranın dağıtımına karar verecek kurul kimlerden oluşuyor?

Genel Müdürlüğün teklifi ve Bakan’ın oluru ile oluşturulduğunu öğrendiğimiz kurulun listesi yok sitede.

Yazarların yükümlülükleri arasında desteği amacına uygun olarak kullanmak ve destek için başvurduğu eserin konu ve içeriğinde herhangi bir değişiklik yapmamak var. Yazar bunları ve diğer yükümlülükleri yerine getirmediğinde verilen para geri alınacak.

Peki bu yazarlar kimler? Nasıl projelerle başvuruda bulundular? Bu listeler neden açıklanmıyor? Desteğin amacına uygun kullanımı derken tam olarak ne kast ediliyor? Sinema ve tiyatro desteklerinin dağıtılmasıyla ilgili bilgilere internet üstünden ulaşabildiğimiz halde, bu konuda neden bir belirsizlik-bilgisizlik var? Edebiyat dünyasında “siz-biz” ayrımcılığının yaşanmasına neden olan denklem neden sır gibi saklanıyor? Neden?

Sitede “Sıkça Sorulan Sorular” başlıklı bir bölüm var. Ama o bölümde sıkça sorulan bu basit soruların cevapları bulunmuyor. Neden?

Hükümetlerin politikalarını tartışmaya açmak güzeldir. Konuşulur, yeni fikirler üretilir. Katılımcı bir anlayışla görüşler çoğaltılır. Elbette hükümetlerin kültür politikaları da tartışılacak ve konuşulacaktır. Ama bunun gerçekleşmesi için, net bilgilere ihtiyacımız var.

Ne yazık ki “Edebiyat Eserlerini Destek Projesini” samimiyet ve iyi niyetle tartışmak istesek bile bir bilinmezlik duvarına tosluyoruz. Oysa ilk soru gayet net ve basit: Kimler, hangi kriterlerle, kimlere destek verilmesine karar verdi?

Cevabı beklemeye devam edeceğiz.