Akropolis'te Brüksel dili

Yoksa adama Boğaz'da yemek (tercihen lüfer, </br>göbek salata v.s) yedirmediniz mi? Kapalıçarşı'yı filan gezdirmediniz mi? Yoksa Türkiye'ye geldiği günlerde Sultans of Dance'in gösterisi yok muydu?

Yoksa adama Boğaz'da yemek (tercihen lüfer,
göbek salata v.s) yedirmediniz mi? Kapalıçarşı'yı filan gezdirmediniz mi? Yoksa Türkiye'ye geldiği günlerde Sultans of Dance'in gösterisi yok muydu?
Herhalde bunları yapmadınız ki, adam buralara gelip 10 aday ülkenin (tabii ki aralarında Kıbrıs Rum Kesimi de var) AB üyeliğine alınması anlaşmasının 2003'ün ilk yarısında Yunanistan'ın dönem başkanlığında imzalanmasını istediğini anlatmak için
"Akropolis mabedinden daha uygun yer göremiyorum. Bu olay tarihe Atina anlaşması
olarak geçmeli" tarzı sözler sarf etti.
Genişleme sürecine biraz da kellesini koymuş adam, Rum Kesimi'nin AB üyeliği için siyasi sorunun çözümünün şart olmadığını, Rumların AB kriterlerini yerine getirdiklerini, genişlemeyi kimsenin engelleyemeyeceğini, ABD'nin müdahale edeceği sinyali almadığını, Türkiye'nin muhtemel tepkisinin kendisine zarar vereceğini söyledi. Kıbrıs'ta siyasi soruna çözüm bulunamamasının bölgede barış ve istikrar için tehlike oluşturmadığını belirtti ve Türkiye'nin üyelik müzakerelerinin başlaması için AB'nin bir tarih vermesi konusunda da hayli karamsar göründü. Açık açık "Türkiye kriterlerimize uymuyor" dedi ve hukuk devleti, insan haklarından başlayan bir listeyi sıraladı.
Avrupa Komisyonu'nun genişlemeden sorumlu üyesi Günter Verheugen'den bahsediyorum.
İnanın, Yunan hükümetinden kimse Verheugen'in
Yunanlıların kulaklarına bu kadar hoş gelecek şeyler söylemesini beklemiyordu.
Bildik tanıdık, ancak hem modası geçmiş hem de çürütülmüş bir düşünce ile yaklaşarak Verheugen'e pekâlâ 'Yunan-Rum dostu' damgasını vurabiliriz. Ama galiba durumu idare etmekten, eskimiş elbiseye ustalıkla yeni bir yama daha dikmekten öteye gitmemiş olacağız. Çünkü Verheugen sadece 'Brüksel dili' ile konuştu. Meselelerin mutat aralıklarla gündeme geldikleri, bir önceki değil beş hatta on önceki toplantılarda alınan kararların geçerliliğini koruduğu, yükümlülüklerin unutulmadığı ve bazen çifte standartları, bazen de haksızlıkları içeren ilkeleri-kriterleri olan 'Brüksel dili' ile konuştu. Verheugen bana göre Atina'ya şu mesajı verdi: "Beyler, ben Komisyon'un genişlemeden sorumlu üyesi olarak günü geldiğinde bir rapor yazacağım. O raporda Kıbrıs'ın üyeliğe kabul edilmesini isteyece-ğim. Çünkü, benim kitabıma göre bir engel yok. Şimdi bunun ötesinde ne olur bilemem. AB liderleri ne yapar karışmam. Fazla gaz almayın çünkü her ihtimal açık. Rumların üye olup olmayacağı siyasi bir karardır. Bu kulübün 15 üyesi var. Biri çıkıp bu işi engellerse, sözgelimi genişleme anlaşmasını parlamentosundan onaylamazsa kusura bakmayın". Bugün itibarıyla AB'nin Kıbrıs Rum Kesimi'ni üyeliğe kabul etmesi de mümkün, bu işi geciktirmesi de.
S'agapo
Mayısta Estonya'da yapılacak Eurovision şarkı yarışmasında, Yunanistan'ı 'S'agapo' (seni seviyorum) şarkısı ile popçu Mihalis Rakincis (Türkçesi ile Rakıcı) temsil edecek. Baştan sona İngilizce sözlü şarkının sadece nakarat bölümünde S'agapo kelimesi geçiyor. Bilgisayar teknolojisinden büyük ölçüde payını alan bu şarkıda, buzukinin b'si duyulmuyor. Geçen yılki yarışmaya yarı İngilizce yarı Yunanca 'Die for you' şarkısı ile katılan Antique grubunun üçüncülük elde etmesinin etkisiyle seçici kurulun elemelerde belirlediği 10 şarkıdan 9'unun sözleri Yunanca değildi. Milliyetçi çevrelerin 'Memleket elden gidiyor' eleştirisine uğrayan seçici kurul, kendisini
"Eurovision'da başarının formülü bu. Batılılar, Yunanca sözlü şarkılara şans tanınmıyor" diye savundu. İnternet ve telefonla oy kullanan 100 bin Yunanlıdan 35 bini S'agapo'yu tercih ederken, yarışmacı şarkıcılar ile bestecilerin tümü finali düzenleyen devlet televizyonu ET'nin yetkililerini ve Rakincis'i protesto etti. Kimi 'Benim şarkımda ses kalitesi kötüydü' dedi, kimi 'Benim şarkımda ışıklandırma berbattı'. Kimine göre Rakincis şarkısını play-back okudu ve dolayısıyla diskalifiye edilmesi gerekiyordu, kimine göre de 'şike' yapılmıştı. Televizyonlardaki açık oturum programları yapımcılarına gün doğdu tabii. Bir ömür ekranın gerisinde kalmanın
'ezikliği' ile yaşayan ne kadar ses teknisyeni ve görüntü yönetmeni varsa, na kadar dudak hareketlerini deşifre 'uzmanı' varsa, ne kadar unutulmuş sanatçı varsa beyazcama çıktı. Yarışmanın galibi Rakincis ise meslektaşları için "Beni kıskanıyorlar" dedi. S'agapo'nun sözleri İngilizce ancak, ülkeyi Eurovision'da temsil edecek şarkının seçimi de, sonrasında yaşananlar da tam Yunan usulü oldu.