Annan'dan sonrası

BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın Kıbrıs ziyaretini değerlendirebilmek için birkaç gün öncesine dönmekte yarar var.

BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın Kıbrıs ziyaretini değerlendirebilmek için birkaç gün öncesine dönmekte yarar var. Ganalı yetkilinin ziyareti öncesi Atina ve Kıbrıs Rum Kesimi'ndeki 'Denktaş'a baskı yapacak' beklentilerine karşılık, Ankara ve KKTC'de 'Bu da nereden çıktı' havası esiyordu. Ziyaretin önemi küçümsenmek istenircesine, Annan'nın Doğu Timor yolunda Kıbrıs'ta duraklayacağı söyleniyordu neredeyse. Annan kafasındaki formülü ne Kıbrıs'a vardığında ne de adadan ayrıldığında açıkladı. Genel Sekreter'in perşembe günü ayrılmadan önce düzenlediği basın toplantısında neler söylediği değil de neler söylemediği esas alınarak, ziyaret Türk tarafında 'başarılı', Rum tarafında ise 'Annan eli boş döndü' diye değerlendirildi. Cuma günü Kıbrıs'ta olağan bir gündü ve Denktaş ile Klerides bilmem kaçıncı kez bir araya geldi. Kıbrıs'ta genel mutabakat çerçevesi için (nihai çözüm uzun zaman alır) haziran hedefi başka bahara kaldı. Yeni hedef aralık. Rum tarafının düş kırıklığına uğradığı pek söylenemez. Yunan Başbakanı Simitis'in bir süre önce "Haziran olmayabilir, ekim olabilir başka bir ay olabilir" açıklaması hâlâ kulağımda. Rum ve Yunan tarafı sadece AB üyelikleri ile siyasi sorunun çözümü için müzakarelerdeki 'bitiş tarihinin' aynı döneme düşmemesini istiyordu.
Olmadı. Annan'ın Denktaş'la görüşmek için KKTC'ye gitmesi de abartılmamalı.Bizzat Klerides KKTC'ye gitti. BM Genel Sekreteri'nin KKTC'ye gitmesi 'tanıyor' anlamına geliyorsa, bunu Rum lider de yaptı ve aynı mantıkla Kıbrıs sorunu bitti.
Annan'ın Güvenlik Konseyi kararlarından hiç söz etmemesi veya 'anayasa' yerine 'yönetim' ifadesini kullanmasının önemi de jest olarak algılanmaktan öteye gitmemeli. Çünkü, adamın bir sonraki Kıbrıs raporunda yazacakları düş kırıklığı yaratabilir. Soru işaretleri Genel Sekreter adadan ayrılınca da devam etti. BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Temslicisi Alvaro de Soto kilit nokta. Perulu diplomat, müzakerelerde gözlemci mi kalacak yoksa fiilen taraf mı olacak yakında ortaya çıkar.
Buna karşı, Kıbrıs'da iki liderin Annan'ın ziyaretini çözüm hedefine ulaşılması için
bir araç olarak mı gördüklerini, yoksa 'izlenimler savaşı'nı kazanmak uğruna ziyareti fırsat mı saydıklarını anlamak güç. Hedef eğer ikincisi ise Rauf, Glafkos'a 1-0 galip. Ancak bu galibiyet 'aramızdaki' maç için geçerli galiba. Ziyaretten bir hafta önce 13 Filistinlinin AB talimatıyla Rum Kesimi'ne götürüldüğü haberi dünyayı dolaşmıştı. Üstelik, Rumların AB üyeliği için karar günü geldiğinde ne diyeceğiz? çözüm bulunmamışsa eğer o güne kadar gol mü yenmiş olacak? Çözümsüzlük, Rumların AB üyeliğinden başka yeni sorunlar yaratabilir. Rum Savunma Bakanı Sokratis Hasikos, yakında NATO'nun 'Barış İçin Ortaklık' programına katılmak amacıyla başvuruda bulunacaklarını açıkladı. AB'den sonra NATO'da kargaşa. Daha Türkçesi, al başına belayı. Genç ve yetenekli bir diplomatla konuşuyoruz.
"Kıbrıs meselesi 100 metre yarışı değil. Sıkı bir depar atmakla bitmiyor. Kıbrıs meselesi maraton. Yorulan da olacak, yavaşlayan da. Yol bazen düzlük bazen yokuş" diyor. Ve ekliyor: "Kıbrıs'ta ya herkes kazanacak ya da herkes kaybedecek"
Siz ne dersiniz?
Çiçek dürbününün merceğinden

  • Olimpiakos yine şampiyon oldu buralarda. Fenerimden sonra ikinci göz ağrım AEK, liman şehri Pire'nin takımı olduğundan
    'Gavros' yani 'Hamsi' lakaplı Olimpiakos'la aynı puanı bulunmasına rağmen ligi averajla ikinci bitirdi. Finalde Olimpiakos'u 2-1 yendik. Kupayı kazanmakla teselli bulduk.
  • Ancela Dimitriu'yu tanırsınız. Takdime gerek yok, Türkiye'nin ve Yunanistan'ın bu ünlü ses sanatçısı tartışma yaratacağı kesin bir kıyafet diktiriyormuş. Bir yanı Türk, öteki yanı Yunan bayrağı sahne kostümüyle kim bilir ne sükse yapacak.
  • Yunan Turizm Teşkilatı, plajlara kameralar yerleştirerek, nereden denize gireceklerinde kararsızlara internetten hizmet verecek. İlgilenenler evlerinden hareket etmeden önce www.beachreport.gr sayfasını tıklayanlar hangi plajda ne kadar kalabalık var veya deniz ne kadar temiz öğrenebilecekler. Ne güzel değil mi? Bir de sabah eşlerine çok işleri olduğunu söyleyip soluğu denizde, daha doğrusu dilberlerin arasında serinlemekte alanların maazallah başına gelebilecekler düşünülseydi.
  • Başbakan Ecevit'in sağlığı ile ilgili gelişmeleri yakından izleyen Yunan basını, Türkiye'deki ortamı Yunanistan'da eski başbakanlardan Andreas Papandreu'nun hastalığı dönemine benzetti. Yorumsuz duyurulur.