Dikkat.. dikkat...

Belki 17 Kasım örgütüyle ilgili haberlerden sıkıldınız. Haklısınız. Belki 'Biz bunların âlâlarını gördük' diyenler çıkabilir aranızdan. Yine haklısınız.

Belki 17 Kasım örgütüyle ilgili haberlerden sıkıldınız. Haklısınız. Belki 'Biz bunların âlâlarını gördük' diyenler çıkabilir aranızdan. Yine haklısınız. Ama insanlarının ağustosun kavurucu sıcaklarında kulaklarında radyoyu, ellerinden gazeteyi eksik etmedikleri, tavernalardaki muhabbetlerinde terörden başka şey konuşmadıkları bir diyardan başka neyi anlatayım? O halde taze haberlerle karşınızdayım.
"Dikkat.. dikkat... Bütün pizzacılara duyurulur... Eğer eski müşterilerden olmayan birileri temmuzdan bu yana sizden sık sık pizza siparişinde bulunuyor ve pizzayı eve teslim sırasında tuhaf şeyler dikkatinizi çekiyorsa, bizi hemen arayın...
Dikkat.. dikkat... Eğer sahip olduğunuz daireyi temmuz içinde birilerine kiralamışsanız ve dairede tanımadığınız başka birinin oturduğunu öğrendiyseniz yine bizi arayın...
Dikkat.. dikkat... Yan daireye temmuzda taşınmış komşunuzun hareketleri size tuhaf geliyorsa, bize alo deyin.
Dikkat.. dikkat... Bindiğiniz takside eğer..."
İşte Yunan polisi, aşağı yukarı böyle bir açıklama yaparak, 17 Kasım örgütünün 'can damarı' sayılan 'Lukas' kod adlı Dimitrios Kufodinas'ın yakalanması için halkın yardımını istedi.
Hapisteki arkadaşlarına göre 'parmakları zehir', polise göre 'binbir surat', sevgilisi Angeliki Sotiropulu'ya göre de 'dünyanın en şefkatli adamı' olan Kufodinas, çoktandır sırra kadem bastı. İşin kötüsü, bu adam yakalanmadığı ve hatta konuşmadığı takdirde, Türk diplomatların cinayetleri dahil 17 Kasım'ın tüm saldırılarının tam olarak aydınlatılması çok güç. Bu arada, neredeyse bir buçuk aydır 'Made in USA' ya da 'Made in England' tarzı operasyonlar gerçekleştiren ve fiyakasından geçilmeyen Yunan polisinin son günlerde keyfi kaçtı. Ortalıkta '17 Kasım' imzalı -orijinal mi değil mi bilinmez- bildirilerin dolaştığı yetmiyormuş gibi, bir de İstanköy Adası'ndaki askeri cephanelikten 17 tabanca ile 6 tüfeğin çalınması polisin başına yeni dertler açtı.
Silahları 17 Kasım'ın çaldığı iddiası hayli yaygın. Eğer öyleyse, 17 Kasım en güç döneminde bile polise -devlete- hükümete meydan okumaktan çekinmedi demektir. Soygunun faturası önce orduya kesildi. Savunma Bakanı Papandoniu'nun emriyle İstanköy'deki birliklerin komutanı görevinden alındı. Soygunun gerçekleştirildiği taburun komutanı ise ordudan ihraç edildi. İhmalkârlık ve gerekli güvenlik önlemlerinin alınmadığı gerekçesiyle verilen disiplin cezaları bunla sınırlı kalmadı. İki komutan 20-30 gün de hapis yatacak. Ayrıca medya, generalleri sizin pek de alışık olmadığınız tarzda ağır dille eleştirdi. Ağustos, Ege'nin bir yakasında seçim, bir yakasında da terör haberleriyle geçiyor. Oysa, diğer 11 aydan farklı bir başka dolunayı var ağustosun. Sevenlere sevilenlere hitap eden.
Kıbrıs'ta seçim havası
Kıbrıs Rum Kesimi'nde seçim havası esmeye başladı. Adaylar birbiri ardına belli oluyor. Bugün itibarıyla başkanlık mücadelesinin, S-300 füzelerinin Kıbrıs yerine Yunanistan'a konuşlandırılmasının kararlaştırılması üzerine savunma bakanlığından istifa eden 'Sosyal Demokratlar Hareketi' (KİSOS) lideri Yiannakis Omiru ile 'Demokrat Parti' (DİKO) lideri Tasos Papadopulos arasında geçeceği görünüyor. İşin paradoksal yönü, EOKA saflarından gelen sağcı Papadopulos'a komünist AKEL partisinin, solcu Omiru'ya da artık aktif politikadan çekilecek 84 yaşındaki Glafkos Klerides'in kurduğu sağcı 'Demokratik Birlik' (DİSİ) partisinin sıcak bakması, desteklemesi. İlk kamuoyu yoklamalarına göre, yüzde 40 desteği olan Papadopulos yüzde 2 gibi küçük bir farkla şimdilik önde görünüyor.
Rum Kesimi'nde seçimlerin öngörüldüğü gibi Şubat 2003'te yapılıp yapılmayacağı, Kıbrıs konusunda Denktaş-Klerides müzakerelerinin gidişatına bağlı. Müzakereler önemli bir aşamaya girerse seçimler ertelenecek. Ancak, Rum Kesimi'nde pek öyle bir hava esmiyor.