Güven-ekmek-insan

Uluslararası ilişkilerde kişilerin önemi sınırlıdır. Yeri doldurulamayacak kimse yoktur ve asıl önemli olan politika, siyasi iradedir.

Uluslararası ilişkilerde kişilerin önemi sınırlıdır. Yeri doldurulamayacak kimse yoktur ve asıl önemli olan politika, siyasi iradedir. Dolayısıyla, İsmail Cem'in Dışişleri Bakanlığı'ndan istifasının, Türk-Yunan ilişkilerinde pek bir şeyi değiştirmeyeceği söylenebilir. Zaten, yeni görevine atanmasından dolayı Şükrü Sina Gürel'i ilk tebrik edenlerden birisi Yorgos Papandreu oldu ve iki Dışişleri Bakanı'nın ilk görüşmesi de gecikmeyecek.
Madalyonun bir yüzü bu. Ama bir de öteki yüzü var. Türk-Yunan ilişkilerinin en büyük sorunu güven eksikliğidir. Tarihten kaynaklanan haklı-haksız önyargıların
'ötekinin' her yaptığına şüpheyle bakma sorunudur. Türk'ün kafasındaki Yunanlı, Yunanlı'nın kafasındaki Türk imajı sorunudur. Benzerliklerin benzemezliklerle birbirine karıştırılması sorunudur. Dünyada, ilişkileri duygusal faktörlerden bu kadar etkilenen daha kaç ülke var ki?
İşte Cem bu engelleri aşmaya çalıştı ve bir noktaya kadar da başardı. Son 10 yılda Kardak ve Öcalan gibi büyük krizler yaşayan iki ülkenin dışişleri bakanları birbirlerine 'İsmail' ve 'Yorgos' diye hitap edebildilerse, herhangi olumsuz bir gelişmeyi daha büyük boyutlar almadan aralarında halledebildilerse, birbirlerinin sözüne güvenebildilerse, yakınlaşmayı canlı tutabilecek her projeyi gerçekleştirdiler ve sonuçları ne olursa olsun uluslararası alanda bile el ele girişimler üstlendilerse, Türk-Yunan ilişkilerinde kişilerin taşıdığı önem sanırım anlaşılıyor.
Cem, Yunanlı'nın kafasındaki Türkiye ve Türkler imajını değiştiremediyse bile en azından bir 'acaba' sorusu yarattı. (Tarihin hakkını vermek için 1990'ların başlarında dışişleri bakanı olan Hikmet Çetin'in de büyük gayret gösterdiğini belirtelim).
Üç yılda kim bilir kaç gazete, kaç yerli-yabancı dergi geçti elinizden. Türkiye, Yunanistan, Kıbrıs'ın konu edildiği haberleri süsleyen fotoğraflara hiç dikkat etiniz mi? Cem ve Papandreu'yu birlikte göreceksiniz çoğunda. Bu size bir şey söylemiyor mu?
Cem'in istifasının ve bundan sonraki siyasi hedeflerinin Türkiye'ye neler getirebileceği ya da neler götürebileceği üzerinde konuşmak haddim değildir. Ancak, Cem'in geçen yıl Sisam Adası ziyaretinde, hani o Papandreu'nun ünlü 'zeybekiko' dansını oynadığı geceden bir gün önceki toplantıda söylediklerini hatırlatmak isterim.
Yunanlı bir gazeteci "Türk-Yunan ilişkilerindeki konuları sıralar mısınız?" diye soruyor. Herkes kıta sahanlığı, karasuları filan diye bir isteden sözetmesini bekliyor. O üç konudan bahsetti: Güven-ekmek-insan. "Güven, çünkü iki ülke ilişkilerinde sıcak bir olay, bir gerginlik ihtimali tamamen ortadan kalkmalı. Ekmek çünkü, ekonomik ilişkiler geliştikçe iki taraf da kazançlı çıkıyor. Ve insan çünkü halklar birbirini tanıdıkça anlayış, hoşgörü, sağduyu kök salıyor. Benim için bunlardan daha önemli bir Türk-Yunan meselesi yok" demişti Cem.