Harikalar yaratabilirler

Hele bir düşünelim. Kıbrıs'ta müzakereler 16 Ocak'tan beri sürüyor. Denktaş ile Klerides'in ne konuştukları meçhul.

Hele bir düşünelim. Kıbrıs'ta müzakereler 16 Ocak'tan beri sürüyor. Denktaş ile Klerides'in ne konuştukları meçhul. Resmi ağızlardan söylenen, hiçbir ilerleme kaydedilmediği. Rumların AB'ye alınmaları
tarihi yaklaşıyor. Yıl sonu ya da önümüzdeki yılın ortalarında bu iş kapanacak gibi. Ege anlaşmazlıkları için 'inkişafi görüşmeler' adıyla ilk adımları atılan diyalogla ilgili da karartma var. Perşembe günü heyetler Atina'da yine saaatlerce görüştü. Açıklama iki satır: Görüşme olumlu ortamda gecti. Avrupa ordusu için deseniz iş iyice çıkmaza girdi. Yunanistan, NATO'da Türkiye ile anlaşmazlıklarının AB'ye de sıçramaması ve Kıbrıs için herkesi karşısına almak uğruna Avrupa'ya da ABD'ye de diretiyor. Ayrıca AB üyelik görüşmelerinin başlaması için Türkiye'ye hâlâ tarih vermiyor.
Sorunlar, sorunlar anlayacağınız. Dışişleri Bakanları İsmail Cem ile Yorgos Papandreu
bu şartlarda Ortadoğu'da ortak bir girişim üstlenebiliyorsa, sorunların aşıldığı bir
dönemde iki ülke kim bilir ne harikalar yaratabilir.
Ortadoğu için ortak girişimden fazla iyimser olmamak gerek. Öncelikle girişimin hayata geçip geçmeyeceği kesin değil. Papandreu daha dün Arafat ile görüşmeyeceklerse ziyaretin anlamı olmayacağını çağrıştırdı.
Anlaşılan İsrail Dışişleri Bakanı Şimon Peres biraz aceleci davranarak Cem-Papandreu girişimini biraz zora soktu. Cem de Papandreu da şimdi ABD Dışişleri Bakanı Colin Powell'in temaslarının sonuçlarını bekliyor. İki dışişleri bakanı birlikte Ortadoğu'ya giderse ellerinde bu sorunu çözmek için ne güç ne de sihirli değnek var. Hedefleri ortamı yumuşatmak. Mesajları ise "Biz de yıllarca rekabet içinde yaşadık. Sorunlarımız da hâlâ sürüyor. Ancak tırmanmayı engelleyen emniyet sübapları bulduk. Siz de aynı şeyi pekâlâ yapabilirsiniz".
Bu girişimin buralarda pek öyle alkışlandığını da sanmayın. Bazı gazeteler Papandreu'yu eleştirdi. Kimi, Yunanistan'ın kendi eliyle Türkiye'yi uluslararası siyaset sahnesinde ön plana ittiğini, kimi de Kıbrıs konusunda dünyaya yanlış mesajlar verildiğini
yazdı. Kimi ise 'Kıbrıs'ta BM kararlarını hiçe sayan Ankara'ya, İsrail'e BM kararlarına saygı gösterin demek fırsatı verildiğini'. Ege'de gergin ilişkiler nostaljikleri için haber kötüydü ne de olsa.
Ortadoğu'ya giderler mi, başarılı olurlar mı bilemem ama bu girişimden Türk-Yunan ilişkilerinin şimdiden kazanlı çıktığı söylenebilir. Karşılıklı güven denen binada bir taş daha yerine kondu. Gün olur ya Ege'de, Kıbrıs'ta ve Brüksel'de kara bulutlar belirdiğinde 'Yahu biz daha şunun surasında birlikte Ortadoğu'ya gitmeyi planlıyorduk' diyecek birileri çıkacak elbette.
Türk-Yunan ilişkileri, Cem ve Papandreu gibi bakanların aynı dönemde işbaşında olmalarından dolayı şanslıdır.