Küçük Kavuri

Sıcak yaz gecelerinde kaçamaklarımın adresi bazen Küçük Kavuri oluyor.

Sıcak yaz gecelerinde kaçamaklarımın adresi bazen Küçük Kavuri oluyor. Kent merkezinden
6 km. mesafede başlayan upuzun sahilin kuytu bir noktasında bekleyen, birkaç yüz metre ötedeki 'ağabeyi' Büyük Kavuri'ye kıyasla medeniyetten nasibini alamamış Küçük Kavuri. Ne sabaha kadar eğlencenin habercisi neon ışıkları, ne villalar, ne de oteller var burada. Doğru dürüst yol bile yok. Deniz, kum ve üç kantin. Hepsi o kadar.
Gündüzleri gecelerinden farklı. Denizde fazla açılmamaları için çocuklarına bağıran anneler, önce annelere, ardından da etrafta günün birinde anne olacak genç kadınlara bakarak, bu işte bir hata olduğu hesabı yapan babalar, güneşin cömertliğini eziyet sanıp gölge yer arayanlar...
Geceleri ise sesini duyabilir, öteki yüzünü görebilirsiniz denizin. Yıldızlarla süslü gökyüzü sizin...
Çiçek satan, fal bakan Çingeneler ya da ellerinde gitar ve akordeon masa masa dolaşıp Yunanca şarkı söylemeyene çalışan seyyar Arnavut müzisyenler büyüyü bozamıyor.
Atina'yı sevme nedenleri iki elin parmaklarını geçmez. Bunlardan biri de Küçük Kavuri ile gerçekler arasındaki mesafenin 25 km'den az olması.
AGSP'de duman dağılmadan...
Birinin 'ak' dediğine, öteki 'siyah' diyorsa,
bir diğeri seyirci kalmayı terih ediyorsa ve çok uzaklardan ensesi kalın bir 'dost' daha sözünü söylememişse eğer, en iyisi dumanın dağılmasını beklemek galiba.
Pehlivan tefrikasına dönüşen şu Avrupa ordusu meselesi, AB'nin Sevilla zirvesinde gündeme geldi. Konuşulanlar zirve kararlarına
yansımadı. Türk basınının Sevilla ilgisi Dünya Kupası nedeniyle futbol ağırlıklıydı. Ama Atina hükümeti, Sevilla'da diplomatik gol atarak Türkiye'yi elemiş gibi 'zafer şarkıları' söyledi. 10 gün geçti ama manzaranın netleştiği söylenemez. Yine de biz bir teşebbüs edelim:
Yunan Başbakanı, AB ile yeni bir metin üzerinde uzlaşma sağlandığını açıkladı. Türkiye, Britanya ve ABD arasındaki Ankara Mutabakatı'nın geçerliliği olmadığını, AB ile NATO arasındaki müzakerelerde, Atina'nın isteklerini yerine getiren bu yeni metnin esas alınacağını söyledi. Savunma Bakanı Papandoniu 'Ankara Mutabakatı'nın mezara gömülmesi'nden söz etti. Dışişleri Bakanı Papandreu, hafta başında İstanbul'da meseleyi
İsmail Cem'e açtığını, ancak onun henüz cevap vermeye hazır olmadığını söyledi.
İzlediğim kadarıyla Cem, AB'de mutabakat olmadığını, altı ay önceki Laeken zirvesi sırasında Papandreu hariç tüm AB dışişleri bakanlarının 'Ankara Mutabakatı' için kendisini tebrik ettiğini, sadece Sevilla arifesinde 'Acaba olabilir mi?' diye bir taslak gönderildiğini, ancak bir göz atıp reddettiğini belirtti.
Atina 'Yunanistan ile AB arasındaki sorun, Türkiye ile AB arasında soruna dönüştü. Bu işin kapanması için Türkiye'nin yeni metni kabul etmesi gerek' diyor. Ankara, 'Yok öyle bir şey. Ankara Mukatabakatı geçerli' diyor.
Evet, ortada yeni bir metin var ve bu açıdan Atina doğru söylüyor. Ama Atina yarısını söylüyor. Zaten Yunan Dışişleri Sözcüsü Beglitis satır aralarında da olsa metnin
'gayri-resmi' olduğunu itiraf etti ve AB'de 'prensip mutabakatından' bahsetti. Yeni metin, Yunanistan ile AB arasındaki bir uzlaşma değil, Yunanistan ile AB Dönem Başkanı İspanya arasındaki bir uzlaşmanın
ürünü. Ayrıca, mutabakatın sadece 2. maddesinde NATO ile AB arasında 'dengeyi' sağlayan dokuz kelimelik bir ek varmış topu topu. Oysa Atina, Ankara Mutabakatı'nı hiç tanımadığını söylüyordu ilk başlarda.
Bu dokuz kelimenin Ankara mutabakatının ruhunu ne denli değiştirdiği bilinmez, ama iki tarafın yorumu muhtemelen farklı olacak.
Yunanistan 'zafer' dediği metni açıklamıyor nedense. Bu biraz tuhaf. Yunan basınına şimdiye dek ne belgeler sızmadı ki. Bu niye gizli kalsın? Avrupa ordusu için çıtayı içeride yükseltmenin etkisi olsa gerek.
Ege'nin iki yakasında ak-siyah tartışması yaşanırken, AB içinden bir Allah'ın kulu çıkıp Sevilla'da 'şu oldu' diye anlatmadı. Uzaktaki 'dost' ABD ise henüz sözünü söylemedi.
AGSP konularında AB dönem başkanlığı 1 Temmuz'dan itibaren Atina'ya teslim. Teorik olarak çözüm zorlaşacak. Ancak, son dakika sürprizi unutulmamalı.