Lambros ile Manolis

-Merhaba Lambros.</br>-Sen de kimsin adam? Tanışıyor muyuz? </br>-Onca soygunu onca eylemi birlikte yapmadık mı? Şimdi beni tanımamazlıktan geliyorsun.

-Merhaba Lambros.
-Sen de kimsin adam? Tanışıyor muyuz?
-Onca soygunu onca eylemi birlikte yapmadık mı? Şimdi beni tanımamazlıktan geliyorsun. Emirleri veren lider sen değil misin?
-Ben mi? Sen pek iyi değilsin adam.
-Utanmıyor musun? Artık bu noktadan sonra her şeyi anlatacağız.
Bu kısa diyalog takma adı 'Lambros' olan 17 Kasım örgütü liderlerinden Aleksandros Yiotopulos ile takma adı 'Manolis' olan örgütün baş tetikçilerinden Hristodulos Ksiros arasında, Atina Emniyet Müdürlüğü'nde terörle mücadele dairesi şefinin odasında geçti.
Yıllarca gerçek adını gizleyen, herkesin Mihalis İkonomu olarak tanıdığı Yiotopulos, suçlamaların tümünü reddediyor. Konuşacak gibi de görünmüyor. Kimilerine göre şeytanca bir planı uygulamaya koydu, kimilerine göre panik içinde postu pahalıya satma çabasında, kimilerine göre ise adi bir katil damgası yemek yerine 'siyasi tutuklu' olmayı tercih ediyor. Ksiros'a gelince, 20'den fazla eylemde yer aldığını itiraf etti papazın ateist büyük oğlu.
Yiotopulos gerçekten bu körolası örgütün lideri ise -ki öyle olduğunu gösteren bir sürü bulgu var- o zaman kim bilir Ksiros ile onca yıl kaç defa tenhalarda buluştu? Kaç insanın ölüm fermanını verdiler oracıklarda?
Polisin elinde üçü kardeş altı kişi var. Dördü işledikleri cinayetleri, bombalı roketli saldırıları, soygunları itiraf etti. Biri de hastanede yatıyor.
Yiotopulos, baş tetikçiler Hristodulos Krisos, Vasilis Ceorcatos ve örgütün 'ayak işlerine' bakan Theologos Psaradelis'in 'öteki' hayatları, aşırı solun silahlı mücadalesini isteyen gizli karanlık dünyasında geçti. Diğerlerinin siyasi bir profilini çizebilmek güç.
Daha işin başındayız. Hikâyenin 'polisiye' başlıklı ilk bölümündeyiz. Ancak, bugüne kadarki gelişmeler, yıllarca bazılarının ağzında sakız olan '17 Kasım'ın PASOK'la ilişkisi var' iddiasını, uzaktan yakından hatırlatacak hiçbir şey göstermedi. Kafalardaki onca sorunun cevap bulması ise çok uzun zaman alacak.
Drahoma
Bir zamanlar evlenmek isteyen gençlerin aileleri tanıştığında önce havadan sudan söz ederler, sonra da asıl önemli meseleye gelirlerdi. Yunanca sözlüklerde öyle bir kelime bulunmamakla birlikte sizlerin 'drahoma' (herhalde Yunanistan'ın eski para birimi drahmiden esinlenerek bulunmuş) diye bildiğiniz 'prika'dan.
Sözü kızın babası alır, müstakbel damadı nasıl allayıp pullayacağını anlatırdı. Genellikle bir daire ve nakit para. Daha da ileri gidenler olurdu. Damat işsizse iş imkânı, otomobil v.s. Zavallı baba kızı ne kadar âşıksa oğlana, oğlanın geleceği ne kadar parlak görünüyorsa ve müstakbel kayınvalide 'benim oğlum' diye başlayan kaç cümle söylüyorsa, kesenin ağzını o kadar açıyordu. Damada yardım aile hukukunun bir parçasıydı. Hatta söylendiği kadarıyla, bu ülkenin eski başbakanlarından Konsantinos Karamanlis'in kraliyet ailesiyle kavga etmesinin önemli bir nedeni gelin adayı prenses için ödenecek drahomayı çok fazla bulması, paranın toplanması için özel vergi konulmasına karşı çıkmasıydı.
Zamanla pek çok şey değişti Yunanistan'da ve 1983'te çıkarılan kanunla drahoma yasaklandı.
Kötü alışkanlıklardan hiç çabuk vazgeçilir mi?
Drahoma illegal de olsa hâlâ hüküm sürüyor bu diyarda. Adı değişti sadece. 'Gençlere yardım' ya da 'düğün hediyesi' oldu. Sosyal Araştırmalar Merkezi'ne göre, genç evliler arasında, ailelerinden yardım gören genç kadınların oranı yüzde 36'yken, erkeklerin oranı sadece yüzde 8.
Kız babalarının derdine deva yok anlayacağınız.
İyi ki kızım Marianna henüz 10 yaşında.