Nihayet dize geldi

Atina Başpiskoposu Hristodulos malumunuz. Aşırı milliyetçi çıkışlarından tutun da, yeni kimlik kartlarında 'Hıristiyan-Ortodoks' yazmıyor diye koskoca hükümetle boy ölçüşmekten çekinmeyen, on binlerce insanı meydanlarda toplayan ve imza kampanyaları düzenleyen Hristodulos'u</br>'ehlilleştirmek' doğrusu pek mümkün olmadı.

Atina Başpiskoposu Hristodulos malumunuz. Aşırı milliyetçi çıkışlarından tutun da, yeni kimlik kartlarında 'Hıristiyan-Ortodoks' yazmıyor diye koskoca hükümetle boy ölçüşmekten çekinmeyen, on binlerce insanı meydanlarda toplayan ve imza kampanyaları düzenleyen Hristodulos'u
'ehlilleştirmek' doğrusu pek mümkün olmadı.
Yunanistan'ın tarihi ile sıkı sıkıya bağlı olan kilisenin gücünden ve insanların dindarlığından en iyi şekilde faydalanan Hristodulos, kimlik kartları konusunda uğradığı yenilgiye rağmen yine de pes etmiyor. Medyatik başpiskopos, hemen her şey için konuşuyor. Ancak geçenlerde, gençlere hoş görünme hevesi kursağında kaldı. Atina'nın varoş sayılabilecek semtlerinden Peristeri'deki iki lise son sınıf öğrencisi ona zor anlar yaşattı. İki öğrencinin başpiskoposluğa giderek yaptığı söyleşide Hristodulos'un neler çektiğini anlamanız için bazı alıntılar yapıyorum:
-Cinsel arzularınızı nasıl bastırdınız?
-Dinimizin yasağını yerine getirdim. Delikanlı iken ben de tüm gençler gibiydim. Sonra kendimle mücadeleye girdim. Aynı şeyi her genç yapmalı.
-Cinsel tatmin sizce nedir?
-Evlilik sonrası çoğalmayla birlikte gelmesi gereken bir duygu. Cinsel tatmin, çoğalmak olan görevimizin üstüne asla çıkmamalı.
-Kız arkadaşımla öpüşüyoruz günah mı?
-İlişkiye bağlı. Eğer seviyorsan
günah değil. Şimdi herkes sevdiğini söylüyor o iş başka tabii.
-Ben geneleve gittim günahkâr mıyım?
-Evet günah işledin. Tanrının tasvip etmediği bir şeyi yaptın.
-Ama genelev kadını koruklarımı gidermeme yardımcı oldu?
-O kadın sana ne yaptı bilmem.
Günah işledin.
-Mastürbasyon yapıyorum. Bu da mı günah?
-Evet. Bedeni ve ruhu kirleten her şeyden uzak kalmalıyız.
-Kız arkadaşımla sevişmem için neden önce evlenmeliyim?
-Zaten evlenemezsin, kıza hangi para ile bakacasın.
-Madonna hakkında ne düşünüyorsunuz?
-Gülünç biri. Hepsi o kadar.
Bu söyleşinin virgülüne dokunulmadan iki öğrencinin çıkardığı okulun gazetesi
'Skuliki'de (Solucan) çatır çatır yayımlanmasına da dikkatinizi çekerim.
Helsinki senedini ödeme vakti
Sizin oralarda ne oluyor? Buralarda adeta kıyamet kopuyor. Türkiye ile Ege veya Kıbrıs'ta 'sıcak olay' yaşanması senaryoları yine pek revaçta. Resmi ağızların 'Her ihtimali göz önünde bulunduruyoruz' açıklamaları da doğrusu senaryoları güçlendiriyor. Gazetelerde 'Türkler sıcak olay peşinde' ya da 'Türkler provokasyona hazırlanıyor' iddiaları rutinleşti.
Sakin ve aklıselim sahibi bildiğimiz Başbakan Simitis'i tanımakta zorluk çekiyoruz. Medya önünde konuşmayı fazla sevmeyen Simitis, son günlerde nereye gitse Kıbrıs sorununa, Rumların AB üyeliğine ve AGSP konusuna değiniyor. Hayli sert ifadeler kullanıyor, her şeye kararlı imiş gibi görünmek istiyor, ancak endişeli olduğunu da gizlemiyor. Türkiye'ye değinirken, eskisi gibi söyleyeceğini söyledikten sonra 'Ancak, biz Türkiye ile iyi ilişkiler istiyoruz' ya da 'Türkiye'nin Avrupa perspektifini destekliyoruz' demiyor. Milli birlik çağrısında bulunup alışık olmadığımız şekilde muhalefet liderleriyle görüşüyor.
Hep 'On ikiye beş var', 'Hakikat saati, sorumlulukları üstlenme saati geldi' diyor Simitis. Dışişleri Bakanı Papandreu'nun ise sesi pek duyulmuyor bugünlerde. Duyulduğunda da üç yıllık Türk-Yunan yakınlaşmasının olumlu sonuçlarından bahsetmiyor. İş, iki politikacının AGSP konusundaki görüş ayrığılından çok öte galiba.
Bu arada, Rum lideri Klerides geçen gün Atina'daydı. Yorgun göründü. Açıklamaları beş satırı geçmedi. Yüzünde memnuniyet ifadesi yoktu. Ne yalan söyleyeyim, Klerides'in Aralık 1998'de S-300
füzelerinin Kıbrıs'a değil de Girit'te konuşlandırılmasına karar verildiği günkü sıkkınlığı vardı. Neler oluyor, suyun bu tarafında? Kimilerine göre 'Simitis, Helsinki zirvesinde olduğu gibi tarihi bir uzlaşmaya hazırlanıyor'. Peki ne alacak? Rumların AB üyeliğini. Karşılığında ne verecek? 'Kıbrıs konusunda daha esnek bir tavır. Ya AGSP? Kıbrıs sorunu çözülürse Ankara mutabakatı ile ilgili endişelerinin bir bölümü dinmiş olacak. Ayrıca Türkiye'nin üyelik müzakerelerinin başlaması için onayını da mazeretlendirebilecek' diyor bu kimileri.
Kimileri de, Simitis'in korktuğunun başına geldiği görüşünde. Bazı AB ülkelerinin şimdilik ses çıkarmamakla birlikte, bu aşamada Rumların üyeliğine sıcak bakmadıkları ve üyeliği çözüme bağlama sinyali verdiklerini söylüyorlar. AGSP için uzlaşmaz tavrının da Simitis'in pazarlık gücünü azalttığını belirtiyorlar.
Kimileri ise Yunan Başbakanı'nın,
üç yıl önce Helsinki'de uyguladığı taktiği tekrarladığını savunuyor. Ne koparırsam kârdır, son dakikaya kadar çetin ceviz olma taktiği. Bir de kimileri var ki gerilimden, gerginlikten, krizden söz ediyor.
Önümüzdeki dönem son derece kritik.
Kıbrıs'ın da, Türk-Yunan ilişkilerinin de geleceğinde çok büyük rol oynayacak gelişmeler yaşayacağımız kesin. Onlarca faktörün de gelişmelerde rol alacağı görünüyor. Sanki 1999'da Helsinki zirvesinde yazılan senedin herkes tarafından ödenmesi günü yaklaşıyor.