Papaz cüppesi

'To raso den kani ton papa' diyen Yunan atasözünün, Türkçesi 'Papazı papaz yapan cüppesi değildir'. Mecazi anlamı din adamının asli görevini çağrıştırıyor.

'To raso den kani ton papa' diyen Yunan atasözünün, Türkçesi 'Papazı papaz yapan cüppesi değildir'. Mecazi anlamı din adamının asli görevini çağrıştırıyor. Kendini Tanrı'ya adayacak, Tanrı ile kul arasında aracılık yapacak, bunları yaparken de tabii dünya malından elini ayağını çekecek. Ortodoks papazların cüppeleri boldur, uzundur ama hiç kullanışlı değildir. Etekleri yerlerde sürünür, yollarda pislik, çamur ne varsa süpürür. Merdiven çıkmak, otobüse binmek derttir din adamları için.
Yunan Kilisesi'nden, din ne kadar elveriyorsa 'reformcu' bir grup çıkıp
'Yahu şunları biraz kısaltalım, biraz daraltalım, daha kullanışlı
olsun' deyince, bu 'tarihi' mesele kilise büyüklerinin yani Sen-Sinod Meclisi'nin toplantısında görüşüldü. Tartışmaya fazla gerek görülmedi. Karar tez çıktı: 'Olmaz öyle şey... Değiştiremeyiz. Ortodoks papazını diğer din adamlarından farklı kılan özelliklerden biri de cüppesidir.'
Yunancada 'den' olumsuz ektir. Sen-Sinod Meclisi'nin kararını gelin atasözüne uyarlayalım.
'To raso kani ton papa' yani Türkçesi ile 'Papazı papaz yapan cüppesidir.'
Tepki oyları
Selanik'te 'Velidion' konferans salonunu tıka basa dolduran üç-dört bin kişi 'Yunanistan-Vatan-Ortodoksluk' diye bağırıyordu, avazı çıktığı kadar. Ellerinde, haç işaretli mavi-beyaz ve çift başlı kartalın olduğu sarı-siyah bayraklar.
Bütün gözler kapıya çevrildi. 'Lider' gelmişti. Salona gelmeden önce 'tesadüf' eseri kameraların eşliğinde yakındaki bir kiliseye giderek mumunu yakmış, ikonaların önünde dua etmişti. Alkışlar arasında kürsüye doğru ilerledi. Yine 'tesadüf' eseri önüne çıkan bir kız çocuğunu kucağına alıp sevdi. "Yunanistan, Yunanlılara aittir" diyerek başladı konuşmasına. Eski Yunan medeniyetini övdü. "Yabancı bilim adamları Büyük İskender'in babası 2. Filip'in eşcinsel olduğunu iddia etti. Acaba biz George Washington'ın eşcinsel olduğunu söyleseydik Amerikalılar nasıl hissedecekti?"
dedi. Hışmından Avrupa, küreselleşme, hatta Türk basını bile payını aldı. Uyuşturucu kaçakçıları için idam cezası istedi. Yunanlıların geleneklerine sahip çıkmaları, aile, vatan, dine bağlı olmaları gerektiğini söyledi.
'Lider'in adı Yorgos Karancaferis. Daha 16 yaşındayken vücut geliştirmede Avrupa üçüncüsü seçildi. 1970'lerin başında ABD'ye giderek televizyonculuğu öğrendi. Geri döndü gazete çıkarttı, radyo ve televizyon istasyonu kurdu. Küçük de olsa medya patronu oldu. Sıra siyasete gelmişti. 1990'ların başlarında ana muhalefet partisi merkez sağcı Yeni Demokrasi'den
milletvekili seçildi. Eski başbakanlardan Konstantinos Miçotakis'e yakındı. Partinin başına bugünkü lideri Konstantinos Karamanlis geldiğinde havasını kaybetti. Karamanlis'in çevresindeki kurmayların cinsel tercihleri hakkında çağrıştırmalarda bulununca partiden ihraç edildi. Kendi partisini kurdu.
Geceleri İstanbul'un rüyasına girdiğini, bugünkü sınırlarından daha geniş bir Yunanistan hayal ettiğini, gücü olsa Kıbrıs'da yarın 'enosis' yapacağını söyleyen, Yahudiler başta olmak üzere Yunan olmayanlara karşı duygularını hiçbir zaman gizlemeyen Karancaferis'in, Selanik'deki gövde gösterisini, milyonlarca insan, ana haber bültenlerinde reyting peşinde koşan televizyonların naklen yayınları sayesinde izledi maalesef.
"Ben aşırı sağcı değilim iyi bir Yunanlıyım" diyen Karancaferis, ilk turu geçen pazar yapılan belediye ve vali seçimlerinde Atina bölge valiliği için adaylığını koydu ve yüzde 14 oranında oy alarak, tam 223 bin oyla büyük sürpriz yaptı. Gündemin baştacı oldu.
Perikles'in diyarında entelektüeller şimdi aşırı sağın tırmanışa geçtiğini söylüyor. Siyasette bir hilkat garibesinden söz edenler var. Bazıları, 'Ya Karancaferis genel seçimde aynı başarıyı gösterirse ne olacak' diye tehlike çanları çalıyor. Büyük partiler ise bugünkü ikinci tur seçim hesapları yüzünden Karancaferis 'fenomeni'nden yararlanmaya çalışıyor.
Gerçekte 'lider'in oylarınının büyük bölümü Atina bölge valiliği için merkez soldan gelen ve kilise ile arası bozuk gazeteci Yiannis Canetakos'u aday gösteren Yeni Demokrasi partisi yönetiminin kararına tepki oyları. Karancaferis 'fenomeni', demokrasilerde tepki oylarının bazen pek de hayırlı bir iş olmadığını gösteriyor.
Siz ne dersiniz?