Şarapçılar dertli

Bu yaz pek fazla yağmur yağdı buralara. Fazla su rutubeti getirdi bağlara, rutubet de mikro-organizmaların sebep olduğu hastalıkları.

Bu yaz pek fazla yağmur yağdı buralara. Fazla su rutubeti getirdi bağlara, rutubet de mikro-organizmaların sebep olduğu hastalıkları. Ağaçların sık ilaçlanması gerekti. Şıra 'sabıkalı' oldu. Bu yıl iyi şarap üretilemeyecek.
Uzmanlar, şaraplık üzümün belirli bir rutubet oranı olması gerektiğini, olgunlaştığı sırada yağmur yiyen üzümün rutubet emdiğini bunun da şeker miktarının azalması, dolayısıyla alkol derecesinin düşmesi anlamına geldiğini söylüyor.
Tabii alkol derecesinin yükseltilmesi pekâlâ sıvılaştırılmış şıra ile sağlanabilir. Yasalar da buna izin veriyor ama nasıl desem şaraba öyle fazla müdahale olmaz. Hammade iyi değilse eğer, en iyi teknik donanım ne yapsın?
Şarap üreticileri dertli. 'Bağ, pamuk tarlası değil ki ürünü kökünden söküp atasın, ertesi yıl yenisini koyasın. Bağda sonuna kadar mücadele vermek zorundasın' diyorlar. Hatta aralarında bu yıl hiç bağbozumu yapılmasın diye düşünenler de var.
Bu diyarda şarap sofralardan eksik olmaz. Yüzlerce etiketin yanı sıra, bakkallarda bile dökme şarap satılır. Reçina, kokineli (kırmızı sek), roze...
Anlaşıldı... Seneye sıkıntı çekeceğiz.
Başpiskopos affetmez...
Ekranda küçük bir kız, hani Tanrı'nın tüm çocuklara bahşettiği o masum sesle soruyor: "Çikolatalı ağaçlar dikebilir misin?".
Orta yaş sınırında esmer uzun saçlı ve hâlâ alımlı bir kadın gülümseyerek cevap veriyor: "Çikolatalı ağaçlar dikemem ama sana söz Atina'yı yemyeşil yapacağım".
Ekranda ak saçlı bir bakkal. "Burada büyüdü o. Bu sokaklarda" diyor. Ardından bir politikacı. Ağzından bal akıyor. "O her işin üstesinden gelir. Sabırlı ve programlıdır". Sıra Avrupa Parlamentosu üyesi yabancı bir milletvekilinde. "Onunla birlikte çalışmaktan mutluluk duydum. Atina çok şanslı" diyerek methiye yağdırıyor. En sonunda ise o çıkıp "Avrupa şehirleri dev adımlar atarken Atina'nın çağa ayak uyduramamasından hep üzülürdüm" sözleriyle başlayıp neler yapacaklarını anlatıyor.
13 Ekim pazar günü yapılacak yerel seçimlerde Atina Belediye Başkanlığı için kapışacak olan muhafazakâr, merkez sağcı ana muhalefet partisi adayı bayan Dora Bakoyanis'le artık merkez sol iktidar partisi PASOK'un adayı Hristos Papuçis'in televizyonlardaki propaganda spotları işte böyle.
Çok büyük bir sürpriz olmazsa Atina'nın yeni belediye başkanı kadın olacak. Atina zaten oldum olası Yeni Demokrasi partisinin kalesidir. Uzun yıllardır şehrin belediye başkanı bu partiden seçiliyor.
Yerel seçimlerde, belediye başkanlarının yanı sıra yeni valiler de belirlenecek, süper valiler de. Hoş, valilerin yetkileri fazla değil ama yine de iki büyük partinin rekabetinde önemli bir yer tutuyor.
Başkentte, Yeni Demokrasi partisi ülkenin en kaliteli gazetecilerinden birisi olan Yiannis Canetakos'u, PASOK ise yıllar önce ölen partinin kurucu üyelerinden Yorgos Yenimatas'ın kızı Fofi'yi aday gösterdi.
Atina, Yeni Demokrasi partisinin kalesidir demiştik ama bu kez tuhaf bir durum söz konusu. Fofi Yenimatas'ın daha ilk turda süper vali olacağı kesin gibi. Kamuoyu araştırmaları iki aday arasındaki farkın yüzde 30'a kadar açıldığını gösteriyor.
Canetakos, Türk ve Yunanlı gazetecilerin yakınlaşması için yapılan girişimin öncülerinden. Hani derler ya pırıl pırıl bir insan. Yazılarında, inandığı doğruları savunmaktan hiç çekinmedi. İşte belki de bunun faturasını ödüyor.
Canetakos'un Yeni Demokrasi partisi tabanında itibar görmemesinin en önemli nedeni Otosefal Yunanistan Kilisesi. Atina Başpiskoposu
Hristodulos iki yıl önce yeni kimlik kartlarında din unsuruna yer vermiyor diye Başbakan Kostas Simitis'e savaş açtığında, Canetakos kiliseye karşı
tavır almaktan çekinmemişti.
Başpiskopos o günleri unutmamış görünüyor. Canetakos'u 'affetmediği' besbelli. Kendisiyle aynı mekânda bulunmamaya özellikle itina gösteriyor ve söylendiği kadarıyla adamın kuyusunu kazıyor.
Her şey bir yana, hani kutsal kitaplarda 'affetmekten' söz ediliyordu? Herhalde bu Hristodulos için geçerli değil. Benim bildiğim kitaplarda
affetmekten bahsederken 'başpiskoposlar hariç' diye bir şey yazmıyor.