Pi'yi kaç alıyoruz?

İnsanoğlu, matematiksel farkındalığının ilk yıllarından beri adam gibi bir pi sayısı elde etmeye çalışmıştır. Peki kimdir bu pi sayısını 3 alanlar?

Pi sayısı, matematik dünyasında hatırı sayılır bir yere sahip gibi gözükmesine rağmen, insanoğlu tarafından karaktersizlikle, duruş sahibi olmamakla suçlanarak, ne idüğü belirsiz bir sayı olarak konumlandırılmıştır.

İnsanoğlu, matematiksel farkındalığının ilk yıllarından beri pi sayısının tam olarak hesaplanması ile uğraşmış, dairenin çevresinin, çapına bölümünden, adam gibi bir pi sayısı elde etmeye çalışmıştır.

Ancak her türlü yöntemi (dairenin çevresine, çapını bağlayarak bayır aşağı vurdurmak, dairenin çevresini görünce çapının dilini ısırmak, dairenin çevresinde çekirdek yiyerek dolaşmak, çevresine “Na’ber Toprağam?” demek; dairenin çevresini B2 orman arazisi ilan edip, çapı ile ormanda ata binmek vb.) denemesine rağmen bir türlü net bir sonuca ulaşamamıştır.

İnsanoğlunun, popüler kültür zaafına pi sayısı da yenilerek, kendisinin bundan sonra 22/7 ve/veya 3.14 değil doğrudan 3 olarak da alınabileceği açıklamasını yapmıştır.

Açıklamayı müteakip pi sayısını 3 almaya dünden meyilli insanlar, pi sayısı hesaplama noktalarında, gecenin geç saatlerinde sıraya girerek pi sayısını ilk 3 olarak alanlardan olabilmek için birbirleriyle yarışmışlardır. Bu hummalı yarışı kazanan ve pi sayısını ilk 3 alanlar bugün toplumda hatırı sayılır mevki, makam ve statülere ulaşmışlardır.

Kimdir pi sayısını 3 alanlar? 

- Yöneticisine sunacağı rapordaki rakamları cesurca yuvarlayanlar. (Bunu ilk biz yaptık efendim, X milyon kişiye erişerek Türkiye’deki en başarılı kampanya biz olduk vb.)
- Hazırladığı sunuma, şakalar, komiklikler ve havalı görseller entegre ederek rakamlarla ve içerik ile ilgili dikkati dağıtıp, tribündeki tüm puanları toplayanlar.
- Her işi son güne bırakıp, yumurta kapıya dayanmadan bir sey yapmayan ve konu ile ilgili olarak da “Nasılsa İremsu bunu halleder, patlamayız” diyecek kadar geniş olanlar.
- “Mutlaka yapılmışı vardır” düsturundan hareketle hayat arkadaşı olarak Google’ı seçmiş olanlar.
- Toplantı sonunda “Konu ile ilgili olarak kimler aksiyon alacak?” sorulduğunda yalandan “Bu telefonu almam gerekiyor” diyerek dışarı çıkanlar.
- Yüzük takmayan, eşinden ve çocuğundan bahsetmeyen, konjonktüre göre bekâr görünümlü evli profesyoneli oynayan, denk gelirse bütün fırsatları değerlendirme eğiliminde olan ve tüm bu algıları kullanarak; sekretere, takım asistanına, kendisine raporlayanlara, güvenlik görevlisine, evdeki bakıcıya, bakıcının akrabasına, hizmetçinin kirpisine, Hogwarts büyücülük okulu kıdemli hayaletlerine yazanlar.
- Trafikte emniyet şeridinden giderek “Herkes amele gibi bekliyordu ben de 10 dakikada karşıya geçtim” söylemi ile fark yaratanlar.
- Emniyet kemeri yerine toka takarak, kemer takmayanlar.
- Otobanda dönülecek yol ayrımını kaçırıp, arabayı geri geri sürenler.
- Karşı şeritteki trafik kazasına bakacam diye yavaşlayarak, trafiği tıkayanlar.
- Hastanede/devlet dairesinde/bankada diğer insanlar beklerken sonradan geldiği halde ortalığı ayağa kaldırıp "sabahtan beri bekliyorum" söylemi ile kaynak yapanlar.
- Para üstü yerine sakız, karpuz dilimi, tek sigara, foursquare badge I verenler.
- Yapı marketlerden engelli tabelası alıp, aracının ön camına koyarak alışveriş merkezlerinde engelli yerlerine park edenler.
- Yemek yerken bıçakla kesilecek olan her şeyi çatal yardımıyla kesenler.
- Yemekte ağzını ekmek ile silenler.
- Açık büfe kahvaltı veya yemeklerde tabağını hayvan gibi dolduranlar.
- Kıça kaçan donu pantolonunun üzerinden herkesin ortasında dışarı çıkarmaya çalışanlar.
- Telefonu: “Nerdesin?” ve/veya “Kimsin?” diye açanlar.
- Her konu ile ilgili olarak g..t etmesine, g..t olmasına, vermesine, almasına ya da bir tepsi baklavasına iddiaya girenler.
- Uçak daha durmadan kalkıp ceketini giyip, bagajlarını indirip ayakta bekleyenler.
- Perde kornişine, masanın sallanan ayağına kâğıt sokuşturanlar.

Pi’yi 3 alarak hayatın pratikliğinde raks edip, yükselen insanlara rağmen; hâlâ yeryüzünde piyi 3.14 alarak hayatın travmalarını göğüsleyen ve tek arayışı nefes olan insanlar da bulunduğuna dair rivayetler muhteliftir. 

“Çözümde görev almayanlar, problemin bir parçası olurlar.” (Goethe)