Koç çıksın Çankaya'ya

'Zalimlerin gücüne karşı hayal gücü' çoktaan eyleme geçmiş meğer güzel yurdumuzda. Güzel gençliğimiz tarafından 'öfkenin hayal güçleri' harekete geçirilmiş. Sevindim.

'Zalimlerin gücüne karşı hayal gücü' çoktaan eyleme geçmiş meğer güzel yurdumuzda. Güzel gençliğimiz tarafından 'öfkenin hayal güçleri' harekete geçirilmiş. Sevindim. Hem de çok sevindim. Açın internette www.yuzde52.org adresini ve görün hayal gücü hareketlerini. Onları gördüm ve sevindim. Çünkü, hayalin olmadığı yerde umut yoktur. Hayalin olmadığı yerde hakikat yoktur. Hayalin olmadığı yerde hayat yoktur. Hayallerimizi yitirdiğimiz için hayatımız bunca yavan, tatsız tuzsuz. Cansız, renksiz. Çünkü hayaller, hakikatlerden doğar. Hakikatin sizi acıtmasından, öfkelendirmesinden doğar. Maruz kaldığınız, sizi teslim alan, esir kılan 'hakikat'in başka türlü olabileceğini düşünmektir hayal kurmak. Teslim olmamaktan, 'zalim hakikat'e karşı oyun kurmaktan doğar hayaller. Bir zamanlar 'NARO'cuların yaptığını deyim yerindeyse daha eylemli halde gerçekleştiriyor işte öfkenin hayal gücünü örgütleyen yüzde 52'ciler. Selamlıyorum.
Sadece onlara değil, bu yılın en parlak 1 Nisan hareketini örgütleyen, 'arkadaş bulan internet'çilere; gayet.net'çilere de en kalbi selamlarımı gönderiyorum buradan. Siteye girmediyseniz bile gazetelere yansıdı, okumuşsunuzdur belki: Yeni bir gezegen keşfedildi biliyorsunuz. Keşfeden de bizden, jeoloji profesörü Ziya Osman Saba. Americo Vespucci örneğinde olduğu gibi sayın Prof. Saba'nın bulduğu gezegene de onun adı veriliyor. Yeni gezegenin adı Osman. Kıyamet de burada kopuyor: Osman'dan gezegen adı olurdu, olmazdı. Gayet.net'in 1.5 milyon üyesi var. Bir kısım vatandaşımız çoğu genç olsa gerek; internet onlara arkadaş bulacak ya- Osman adına itiraz ediyor. Berkcan olsa neyse de, Osman? Yakışmaz gezegene misali. Bunlardan biri: "Osman diye gezegen mi olur, kardeşim. Penaltıyı
ben yaptırdım, ben kullanacağım misali. Mahalle maçı mu bu, olmaz ki" diyor. Göğsü gururla kabaranlar, daha ulusal çağrışımlı isimler önerenler de var. Ergenekon gibi.
Atatürk olsun, Anadolu olsun, Gelibolu ya da Çanakkale olsun diyenler var. Osman'a karşı çıkanları protesto edenler de var: Ne garip, o da "Cibilliyetsizler" diye başlamış söze! "Osman bulmuşsa adı Osman olur. O kadar. Beğenmiyorsanız gidin başka gezegen bulun" diyor.
Osman da Osmanlı imparatorluğunu çağrıştıracağına göre yakışır.
Gayet.net'çiler Osman adına gelen yorumların Bilimden Sorumlu Devlet Bakanı Abdüllatif Şener'e ve Türkiye Ulusal Bilimsel Tetkikler Akademisi Konseyi'ne (TUBTAK) iletileceğini de duyuruyorlar. Keşfi gerçekleştiren jeolog Prof. Ziya Osman Saba'nın da MTA'da; Maden Teknik Araştırma Kurumu'nda görev yaptığı bilgisi de yer alıyor haberde.Neyse ki, siteye yorum gönderenler arasında çok az da olsa, yerbilimci (jeolog) prüfesörün nasıl olup da gökbilimine plase olduğuna, onunla da kalmayıp gezegen keşfettiğine şaşanlar var. Fakat, Türkçenin en duru ve en hüzünlü şiirlerini yazan Ziya Osman Saba'yı hemen hemen hiç tanıyan yok!
Çünkü Türkiye insanının Saba'ya ait Geçen Zaman, Nefes Almak, Sebil ve Güvercinler'den, Mesut İnsanlar Fotoğrafhanesi'nden haberi yok artık. Onlardan haberi olmadığı için hayalleri de yok, hüzünleri de yok. Onun için gezegen kâşifi Osman haberine atlayıveriyoruz sazan gibi.
Neyse ki Koç Kültür Bakanımız'ın muhteşem var. "Diller de insanlar gibi uzun boylu, kısa boylu, şişman veya zayıf olabilir" diyen, AKM'yi yıkmanın yanında, alfabede 29 yerine 32 harf olsa gibi hayalleri olan bakanımız... Kendilerini Çankaya'de görmektir benim hayalim!