P'Enis'e kaldıysa iş

Malum kitabı kimin yazdığını açıklayacağım. Ama önce düşüncelerimi söylemem gerekiyor. Evet, muhteşem edebiyat dünyamız penislendi sonunda.

Malum kitabı kimin yazdığını açıklayacağım. Ama önce düşüncelerimi söylemem gerekiyor. Evet, muhteşem edebiyat dünyamız penislendi sonunda. Şaşırmaya, kızmaya hiç gerek yok. Doğal mecrasında yol alıyor her şey. Tiraj-imaj yarışının geleceği yer burasıdır çünkü. Para-roman dünyasında tek gerçek vardır: Amaca giden yolda her yol meşrudur.
Ve 50 yıl evvelinden, denilmiştir ki;
Ne kadar rezil olursak o kadar iyi
Ne kadar kötü kokarsak o kadar iyi
Bugün öyle olmuştur. Öyle yapılmakta, öyle yazılmakta, öyle yayımlanmakta ve öyle yaşanmaktadır. Ve fakat, 50 yıl önce, Can Yücel'in Sevgi Duvarı'nda dile getirdiği yukarıdaki 'motto', bir isyandır, protestodur. Yine aynı şiirdeki dizeyle, 'Salonlar piyasalar sanat-seviciler' dünyasına, para-düzene isyandır, reddiyedir. Günümüz para-yazarları ise o küfrü nisan ve bereket- yağmuru niyetine alıp kılavuz edinmişlerdir: Daha
ne kadar rezil olunabilir, ne kadar pislik, P'lik yapılabilir yarışıdır yaşanan.
Hikâye hakikaten hazin. "Gelmiş geçmiş en büyük roman kahramanı" var karşımızda. "Üstelik yalnızca 32.6 santim boyunda... Onu tanıyorsunuz aslında... Hepimizin hayatında yeri var. Ama hiçbiriniz şimdiye kadar böylesini görmedi"...
Mesel/sunum böyle sürüp gidiyor.
Tabii ki hemen tanıyor, anlıyorsunuz gelmiş geçmiş en büyük roman kahramanı P'yi!
Ben de tanıyıverdim. O çok akıllı, yaratıcı, tabu tanımaz, fırlama, oyunbaz yazarın ve yardımcılarının, yardakçılarının işi biraz aceleye getirdiklerini düşündüm. Oyun aceleye gelmiş, acemice olmuş. P yerine T olmalıydı kitabın adı. Türk alfabesinin 20. harfini değil, üç adım daha ilerleyip 24.'sünü seçmeliydiler. Acele etmeden.
Yazarın adı da oturmamış. Çiğ kalmış. Hakikaten rezil ve kötü kokuyor Enis Roman. İlle de bir gönderme yapılmak isteniyorsa, An Roman olabilir. Daha eğlenceli, daha radikal çağrışımlar aranıyorsa, yazar adındaki ikinci harf için bir basamak geriye gidilebilir.
Şimdi baştan alalım. Kitabın adı T, yazarınki An Roman. Ne çıktı? T'An Roman... Daha iyisi, alın size T'Am Roman... Arkadaşların yaptığı P'Enis Roman gibi çiğ duran ve doğrudan gönderme taşıyan bir kod adına göre böylesi daha metaforik, gerçekliğe daha uygun, daha sansasyonel olmaz mıydı, daha çok ses getirmez miydi? Üstelik boşu boşuna zan altında kalmaz, kimsenin başı ağrımazdı.
* * *
Sırf keyfim öyle istediği için getirmiyorum bu önerileri. Cevval, cesur, oyunbaz yazarın P'Enis Roman'la edebiyatımızda yapmaya çalıştığı devrim, bu memlekette çoktan yapıldı. Aşındı ve aşıldı. İlgilenenler, basın dünyamızın duayenlerinden, büyük üstat Rahmi Turan'a başvurabilir.
P'Enis Roman'ın nereden çıktığını, kim olduğunu görmek için hafızanızı hafifçe yoklayın, karşınıza T An Roman çıkar. Daha doğrusu 1980'lerin efsanesi Tan gazetesi. Hatırlayınız, bir an önce emekli olup üniformadan kurtulup Marmaris'e yerleşerek nü tablolar yapma arzusuyla tutuşan bir general, beklentileri gerçekleşmeyince sinirlenip darbe yapmıştır. Hepsi hepsi istediği 32.6 santimlik bir tualdir.
Ona kavuşamadığı için memlekette siyaseti, düşünceyi, sanatı, edebiyatı, resmi, heykeli, müziği yasaklamıştır. İşte o yasakların içinden Tan doğmuştur. T'am eğlence dolu bir gazetedir Tan. Bol resim, az yazı. Mesela, 'Arzu, 32.6 santimlik muza bayıldı' başlığının üstünde Arzu'yu elinde ya da ağzında 32.6'lık muzla görürsünüz. Bir başka seferinde
'Helga'ya 32.6'lık boru döşendi' haberi çıkar, Helga ve hortum resmiyle beraber.
Mevzubahis kitabın kim tarafından yazıldığı anlaşılmıştır umarım. Edebiyat dünyamızda olmayan sahte kavgaya son verirken, Enis Batur'a geçmiş olsun diyorum.