Brezilya, eşitlik ve huzur için gol arıyor...

Brezilya, eşitlik ve huzur için gol arıyor...
Brezilya, eşitlik ve huzur için gol arıyor...

Eser: Paulo Ito

Brezilya'nın "favela"ları gol sevincini paylaşmak için değil, hükümeti protesto etmek için ayakta. Halka ait maddi kaynakların Dünya Kupası'na harcanmasını doğru bulmayan kesim, yeterince beyaz olmadıkları için ayrımcılığa maruz kalmaktan da yorgun.

Dünya Kupası’nın Brezilya’da yapılmasını en fazla isteyenler şüphesiz hükümet ve büyük şirketlerdi. Global Research tarafından hazırlanan yeni bir çalışma gösteriyor ki vatandaşların istediği kamu hizmetlerinin geliştirilmesi ve “beyaz olmayan” çoğunluğun daha iyi şartlara kavuşması... Aynı işi yapsa da ten rengi beyaz olmadığı için beyazların neredeyse yarısı kadar kazanan vatandaşlar güvenlik , eğitim, sağlık hizmetleri ve temizlik gibi hayati hizmetlerden yoksun kalabiliyor.

Son aylarda işçi, öğretmen, polis demeden her kesim içinde şiddetlenen protesto ve grevler, hükümetin inkârcılığı, sert tehditleri ve baskısı ile karşılanmakta. Bu rahatsızlıklara karşın Başkan Dilma Rousseff uluslararası komüniteye çeşitli projelerden bahsetmeye ve Kupa’nın tasarlandığı gibi devam edeceğini vurgulamaya devam ediyor.

Futbolun Brezilya’nın kültürel ve siyasi tarihinde nasıl köklü bir yeri olduğu düşünüldüğünde ülkenin yarısından fazlasının Dünya Kupası’nın kötü olduğuna inanması ve oraya akan maddi kaynakların halka ait olduğunu savunması çok ciddi bir sıkıntı... 2013’te apolitik futbol efsanesi Pelé Kupa-karşıtı protestoculara çağrı yapmış ve o da birçok Brezilya vatandaşının tepkisiyle karşılaşmıştı. Hatta kendi ülkesinde yaşananlara körleşmekle suçlanmıştı.

Dünya Kupası’na düşman kesilmenin tek önemi kültürel değil. İnsanların yaşam alanlarına tecavüz ederek stadyum otoparkı inşa eden hükümet, bu düşmanlığı beslemek için çalışıyor gibi görünüyor. Gecekondu bölgelerinden kovulan, evlerinin yerine zenginlere hizmet edecek plajların, alışveriş merkezlerinin ve otellerin inşa edildiğini gören ve kendi alanlarını işgal etmek zorunda kalan insanlar… Yani, 1 milyar dolarlık Dünya Kupası yatırımı yapan hükümetin görmezden geldiği “favela”lar. [favela: Brezilya’nın teneke olarak adlandırılan varoş kesimi]

Brezilyalı sosyolog Roberto Damatta “Kiminle Konuştuğunu Biliyor musun?” [Do You Know Who You’re Talking To?” adlı makalesinde önemli bir vurgu yapıyor: Brezilya’da birey ve insan olmak farklıdır…

Eşitlik ve hiyerarşi arasında gidip gelen bir Brezilya betimleyen Damatta evrensel kanunlarla çizdiği çerçevenin içine hiyerarşik bir iskelet yerleştiren Brezilya’nın gelişmekte olan modern siyasi ve ekonomik kuruluşları sebebiyle çok yakında sosyal yapının temel taşları olan kişisel bağları kaybedeceğinden bahsediyor. Yani oraların da “Ah nerede o eski bayramlar?” dediğini duyar gibiyiz.

Bireysel seviyede bu protestolar evden çıkarılma, güvenlik sorunu, maaşlar ya da bir sürü başka faktörle ilgili olabilir. Ne var ki geçmişte yapılan adaletsizliklere, ırk ve sınıfa dayalı ayrımcılığa, ülkenin temelinde bulunan değerlerin ihlaline karşı neredeyse tüm “favela”ların fikir birliği yaptığı ortada…